Bilime ve bilim insanlarına saygıyla…

Derya Yıldız

Değerli okurlar,

Bu ayki yazıma, hayatımıza çok önemli katkılar sağlayan bir bilim insanından bahsederek başlamak istiyorum: Clair Cameron Patterson…

2 Haziran 1922’de ABD’nin Iowa eyaletinde dünyaya gelen C. C. Patterson, kimya ve yerbilimiyle ilgili çalışmalarıyla biliniyor. Pek hoş gibi görünmese de 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesinde büyük rol oynayan atom bombalarının icat edildiği Manhattan Projesi’nde de görev alan C. C. Patterson, dünyanın yaşını tam olarak hesaplayabilmiş ilk bilim insanıdır. Ama benim bugün üzerinde durmak istediğim asıl konu, C. C. Patterson’ın kurşunla mücadelesidir. Patterson, dünyanın yaşını hesaplamak için kurşunla ilgili çalışmalar yaparken, çok önemli bir keşifte bulunur: “petrolde kullanılan kurşun, dünyada büyük bir kurşun zehirlenmesine neden olmaktadır”.

Bu tespitin ardından Patterson, petrol ve kimya endüstrilerinin dikkatini konuya çekmek için çok sayıda araştırma ve makale yayınlar. Ancak petrol endüstrisi, uzun yıllar bu gerçeklere direnir ve Patterson’ın saptadığı gerçekleri şiddetle reddeder.

Bu mücadele yaklaşık 20 yıl sürer ve yapılan sayısız bilimsel araştırmadan sonra, sonunda karar vericiler gün gibi ortada olan gerçekleri kabullenmeye ve gerekli adımları atmaya başlar. Patterson’ın ısrarlı çalışmaları sonucunda 1973 yılında benzindeki kurşun miktarı önce % 60’a indirilir, 87’de ise tamamen kaldırılır. Diğer birçok endüstrideki kurşun kullanımı da yasaklanır.

Bu yasaklamaların ardından 1991’de tekrarlanan ölçümlerde doğadaki kurşun miktarının 7,5 kat düştüğü saptanır.
Elbette bu hikayenin çok fazla detayı var, ancak hepsini buradan aktarmak mümkün değil. Ancak asıl gerçek şu ki; Petterson, her birimizin sağlıklı yaşam sürmesine değeri ölçülemez bir katkı sağlamıştır.

Bu bilimsel mücadeleyi neden anlattığıma gelirsek;
Bu ay beşinci sayısını yayıma hazırladığımız Feed & Additive ve Yem & Katkı’nın okumakta olduğunuz ikinci sayısıyla birlikte gıda, yem ve hayvancılık endüstrisindeki hassasiyetleri daha çok görme imkanı buldum: sürdürülebilir üretim, çevre sorunları, hayvan refahı, gıda/yem güvenliği, vs.

Bu konu başlıklarının bu kadar yoğun bir şekilde ele alınmasının, bizzat endüstrinin önemli temsilcilerinin bilim destekli çözümler aramasının çok değerli olduğuna inanıyorum. Çünkü endişeleri, uyarıları ve bilimsel gerçekleri görmezden gelmek, en çok endüstrinin kendisine zarar verecektir.

Ortaya atılan savları/bilimsel verileri içtenlikle değerlendirmek, araştırmak ve gerekiyorsa alternatifler geliştirmek gelecek için yapılacak en önemli yatırım bence.

Unutulmamalıdır ki;
Gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

Gelecek sayıda buluşmak dileğiyle…