Yem & Katkı Dergisi - Sayı 19 - Mart /Nisan 2024

Mart - Nisan 2024 Yıl: 4 - Sayı: 19 Yem Katkı ULUSLARARASI HAYVAN YEMİ VE KATKILARI DERGİSİ Toksin Yönetimi: Mikotoksinler & Endotoksinler Ignacio Artavia, dsm-firmenich Besi ve süt sığırlarında maksimum verimlilik için mikotoksinlerin yönetimi Dr. Emma Wall, Nutreco Exploration Nutreco’nun Geleceğin Bahçesi ile daha sürdürülebilir bir gelecek Marie-Valentine Glica, Lallemand Pro ve postbiyotiklerle buzağılarda bağırsak sağlığının desteklenmesi Yem Enzimleri ve Küresel Pazar Durumu Pazar Raporu: Sayı Odak: www.yemvekatki.com

Günümüzde teknoloji, hayatın her alanında olduğu gibi tarım ve hayvancılık sektörlerinde de köklü değişimlere öncülük ediyor. Bu değişimin en önemli aktörlerinden biri de şüphesiz yapay zekadır. Son yıllarda olağanüstü bir hızla gelişen yapay zeka, veri analizi, otomasyon ve akıllı karar destek sistemleri ile hayvan besleme sektöründe yeni bir çağın kapılarını aralıyor. Bir iş yaparken doğru verilere sahip olmanın ve onları verimli bir şekilde analiz etmenin, günümüzde başarının anahtarı olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Birçok kişinin de dile getirdiği gibi ‘ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz’. Yapay zeka tam da bu noktada, çok büyük bir avantaj sunuyor. Nasıl mı? Örneğin, yapay zeka, büyük veri setlerini hızlı bir şekilde analiz ederek hayvanların sağlık durumlarından beslenme alışkanlıklarına kadar geniş bir yelpazede bilgi sağlayabiliyor. Böylece çiftçiler, hayvanlarının beslenme ihtiyaçlarına uygun olarak daha hassas bir besleme gerçekleştirebiliyorlar. Bu, hayvanların genel sağlığını ve verimliliğini artırırken, aynı zamanda maliyetleri düşürmeye ve çevresel etkileri azaltmaya destek sağlayan ciddi bir unsur. Yani yapay zeka, hayvan besleme sektöründe sürdürülebilirlik yolunda atılan adımların bir nevi doğrulayıcısı/kontrolörü görevi görebiliyor. Yapay zeka, hastalık tespiti ve biyogüvenlik konularında da hayati öneme sahip. Erken teşhis ve hızlı müdahale, salgınların önlenmesinde ve hayvan refahının korunmasında büyük bir fark yaratabiliyor. Ayrıca, yapay zeka destekli izleme sistemleri sayesinde, çiftliklerdeki biyogüvenlik seviyeleri sürekli olarak kontrol altında tutulabiliyor. Örneğin, bu ayki dosya konumuz olan toksin yönetiminde olduğu gibi. Günümüzde birçok çiftçi, endüstri liderlerinin yapay zekadan faydalanarak geliştirdiği dijital teknolojiler ve veri setleri sayesinde, hangi tahıl ürünlerinde veya hangi bölgelerde mikotoksin riskinin yüksek olduğu bilgisine hızlıca ve güvenle erişebiliyor. Bu bilgi, insan ve hayvan sağlığı için gerekli önlemleri almak için son derece kritik bir bilgi. Yapay zeka, hayvan besleme sektöründe devrim yaratma potansiyeline sahip bir teknolojidir. Verimlilik, sürdürülebilirlik ve hayvan refahı gibi konularda sunduğu avantajlarla, sektörün geleceğini şekillendirecek ve tarımın akıllı yönetimine öncülük edecektir. Bir sonraki sayıda buluşmak dileğiyle… Keyifli okumalar… Yayıncı Muhammed Akatay [email protected] Sorumlu Müdür Özlem Akatay [email protected] Genel Yayın Yönetmeni Derya Yıldız [email protected] Editörler Burak Varol Bahadır Büyükkılıç Zeynep Demirkaya [email protected] İletişim & Pazarlama Lisa Atakul [email protected] Grafik Tasarım Alper Kandemir [email protected] Web Dizayn Caner Cem Pulat [email protected] Dağıtım ve Data Sorumlusu Amine Şengün [email protected] Atatürk Mah. Metropol İstanbul Sitesi C1 Blok No: 376 Ataşehir/İSTANBUL Tel: 0 850 220 5064 E-Mail: [email protected] Web: www.yemvekatki.com Yayın Türü: Süreli (İki ayda bir) @feedandadditive @yemvekatki Feed & Additive Yem & Katkı EDİTÖR Geleceğin İşbirliği: Yapay Zeka ve Hayvan Besleme Derya YILDIZ Tüm telif hakları Three Plus Medya’ya aittir. © Yayıncının yazılı izni alınmadan kısmen veya tamamen çoğaltılması yasaktır. *SORUMLULUK REDDİ: Dergide yayınlanan makalelerde ifade edilen görüşler ve fikirler, Yem & Katkı Dergisi’nin Baş Editörü, Editörleri, Yayın Kurulu veya Yayıncısının değil, yazar(lar)ın bakış açısını yansıtır. Baş Editör, Editörler, Yayın Kurulu ve Yayıncı bu tür durumlarda sorumluluk veya yükümlülük kabul etmez. Yayıncı, dergide yer alan içeriklerin ve verilerin doğruluğu veya eksiksizliği konusunda herhangi bir garanti vermemekte ve beyanda bulunmamaktadır. Dergide yayınlanan içeriklerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. İlanların sorumluluğu reklam verenlere aittir. Derginin tamamının veya bir kısım içeriğinin kullanımından doğacak herhangi bir zarardan, yayıncı ve yazar sorumlu tutulamaz.

Hy-D® Güç kazandırır ve satılabilir yumurta sayısını arttırır Yumurtacı tavuk sürünüz yaşam boyunca daha fazla yumurta üretebilir mi? Hy-D® ile yumurtacı tavuklar, daha az kırığa ve daha fazla satılabilir yumurta elde edilmesine yol açan daha kalın kabuklu daha fazla yumurta üretir. Hy-D®, günümüzde dünyadaki en güvenli ve en gelişmiş vitamin D kaynağıdır. Hy-D® kullanımının yararları MORE EGG SKELETAL Güvenli ve etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış tek saf 25 Hidroksi D3 olan Hy-D® ile güçlü performansı ve iç rahatlığını tercih edin. +%2 Yumurta verimi +%10 kemik gücü Daha fazla satılabilir yumurta Learn more at dsm-firmenich.com/anh

İÇİNDEKİLER 22 TOKSİNLERİN BAĞIRSAK SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMİ Dr. Cornelia Becker, Biochem 36 MİKOTOKSİN RİSKİNİ VE BUNUN YUMURTA VE CİVCİV KALİTESI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİ ANLAMAK Paula McCooey, Alltech İrlanda 18 KANATLI SAĞLIĞININ KORUNMASINA YENİDEN ODAKLANIN Adisseo Ekibi 34 RUMİNANTLARDA MİKOTOKSİN ZORLUKLARININ ÜSTESİNDEN GELMEK Anne-Laure Tournay, MiXscience, Avril Group 27 BESİ VE SÜT SIĞIRLARINDA MAKSİMUM VERİMLİLİK İÇİN MİKOTOKSİNLERİN YÖNETİMİ Ignacio Artavia, dsm-firmenich 39 TAHIL VE YEMDE MİKOTOKSİN TESPİTİ İÇİN NUMUNE ALMA YÖNTEMLERİ Manuel Contreras, Agrifirm & Juan Fernando Martinez, Agrifirm LATAM 30 MİKOTOKSİN RİSKLERİNİN ÇÖZÜMÜ: KANATLI VERİMLİLİĞİNE BAĞLILIK Thomas Pecqueur, Cargill Animal Nutrition 16 SAYI ODAK TOKSIN YÖNETIMI: MIKOTOKSINLER & ENDOTOKSINLER RÖPORTAJ 42 "NUTRECO’NUN GELECEĞİN BAHÇESİ" İLE DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK Dr. Emma Wall, Nutreco

İÇİNDEKİLER 44 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DÜZENLEMELERİ İÇİN BİR REHBER EW Nutrition Teknik Ekibi 50 SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLEME: ENDOTOKSINLERE KARŞI BITKI BAZLI MUCIZE Muhammad Umar & Dr. Bernhard Eckel, Dr. Eckel Animal Nutrition SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MAKALELER 56 ARBOCEL®'İN BROİLERLERDE PERFORMANS VE AYAK TABANI LEZYONLARINA ETKİLERİ Stefan Johannes Lübben, Osnabrück Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Almanya 53 PRO VE POSTBİYOTİKLER BUZAĞILARDA ALT BAĞIRSAK SAĞLIĞINI NASIL DESTEKLEYEBİLİR? Marie-Valentine Glica, Lallemand Animal Nutrition HABERLER Küresel bir biyoçözümler lideri doğdu: Novonesis 12 dsm-firmenich, Hayvan Sağlığı ve Beslenmesi işletmesini gruptan ayırıyor 10 Antibiyotikler ve mikro-kirleticilerin çevreye yayılması önleniyor 14 Cargill yeni non-invaziv NIR teknolojisi REVEAL™ Layers'ı piyasaya sürdü 12 TAHIL RAPORU PAZAR RAPORU KÜRESEL BUĞDAY ARZI VE TALEBI & 2024 BEKLENTILERI YEM ENZIMLERI VE KÜRESEL PAZAR DURUMU 62 58

HABER 6 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 EW Nutrition, dsm-firmenich'ten silaj aşılayıcı ürün grubunu satın aldı BioMar, somon balığı için yeni ürünü CALM'ı piyasaya sürdü Küresel bir hayvan besleme çözümleri sağlayıcısı olan EW Nutrition, Biomin BioStabil ürün grubunu dsm-firmenich'ten satın aldığını duyurdu. Anlaşma, EW Nutrition'a köklü ve başarılı bir silaj aşılayıcı serisinin sahipliğini veriyor. EW Nutrition CEO'su Jan Vanbrabant, "Yaptığımız anlaşma, şu anda önemli bir varlık geliştirdiğimiz bir sektörde bize güçlü bir dayanak sağlıyor" diyor ve ekliyor: " EW Nutrition, portföyünü kendi bünyesinde geliştirdiği ya da satın alma yoluyla elde ettiği pazar lideri çözümlerle zenginleştirerek stratejik olarak genişlemeye devam ediyor. Biomin BioStabil serisi, 2021'de satın alınan yem kalitesi ve pigment serilerimiz Ventar D ve Pretect D'nin piyasaya sürülmesiyle son üç yılda muazzam bir şekilde büyüyen yenilikçi bir portföye katılıyor ve kısa süre içinde önemli bir küresel lansman daha gerçekleştireceğiz." Vanbrabant, bu sağlam ve kendini kanıtlamış silaj aşılayıcı serisinin, EW Nutrition'ın Çiftlik İçi Çözümler işinin dünya çapındaki müşterileri için önemli bir katkı olacağını söyledi. İşlem, 1 Mart 2024 tarihinde tamamlandı. Yapılan hizmet anlaşması kapsamında, tüm müşteriler önümüzdeki aylarda aktif olarak desteklenirken, varlık, marka ve pazara giriş önümüzdeki dönemde EW Nutrition'a devredilecek. Devamını oku>> BioMar, somon yemlerinde SmartCare ürün yelpazesini tamamlayan en yeni ürünü CALM'ı tanıttı. Firma, doğal bileşenlerden üretilen 'Calm'ın hem yetiştirme rasyonlarına eklenebileceğini hem de halihazırda iyi bilinen diğer SmartCare ürünlerine ek olarak kullanılabileceğini belirtti. Deniz biti mücadelesine yardımcı olmak için mekanik ve diğer tedavi biçimlerine duyulan ihtiyacın artmasıyla birlikte, somon balıkları kalabalık ve genel taşıma gibi çok sayıda stres faktörüne maruz kalıyor. Bu durum, balıklar üzerinde yemleme günlerinin kaybı, büyüme potansiyelinin azalması ve ikincil enfeksiyon riskinin artması nedeniyle zincirleme bir etki yaratarak potansiyel olarak daha düşük bir nihai hasat ağırlığı ve düşük kalite ile sonuçlanıyor. Firmaya göre, herhangi bir planlı stres olayından önce ve hemen sonra stratejik olarak kullanılması önerilen SmartCare Calm, refah açısından bu riskleri azaltmaya yardımcı olmak için çiftçinin yemine yararlı bir katkı olabilir ve bu da beklenen performans düzeyini korumalarına yardımcı olur. BioMar SmartCare Ürün Pazarlama Müdürü Torunn Forberg, yeni ürünle ilgili şunları dile getiriyor: "Calm, halihazırda sahip olduğumuz SmartCare ürün yelpazesine harika bir katkı. Yasal sınırlar içinde kalmak için balıklara deniz biti tedavisi uygulama ihtiyacı bir gereklilik olsa da bu tür stres olaylarının uzun süreli olumsuz etkilere yol açabilecek başka zorlukları da beraberinde getirebileceğinin farkındayız. Calm'ın piyasaya sürülmesi bu üretim sancılarının bir kısmını hafifletebilir." Devamını oku>>

HABER YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 7 Andritz, 2027 yılına kadar tamamen otonom yem fabrikası operasyonları hedefliyor Glukozamin, kedi ve köpeklere yaşam boyu hareket özgürlüğü sunuyor Uluslararası teknoloji grubu Andritz, grup genelindeki uzmanlığından ve deneyiminden yararlanarak, Metris dijital platformu altında yem endüstrisi için kapsamlı bir otomasyon ve dijitalleştirme çözümleri portföyü sunduğunu açıkladı. Sürekli gelişen ve evrensel olarak uyumlu bu platform, operasyonel verimliliği, esnekliği, çevikliği ve sürdürülebilirliği destekliyor ve 2027 yılına kadar tamamen otonom yem fabrikası operasyonlarına imkan vermeyi hedefliyor. "Otonom operasyonlara giden yol, otomasyon ve dijitalleşmenin her yönünü benimseyen ve zorlukları büyüme fırsatlarına dönüştürenlerin cesur adımlarıyla döşeniyor," diyen Andritz Feed & Biofuel Otomasyon ve Dijitalleşme Başkanı Sohail Nazari, şunları vurguluyor: "Uzmanlığı ve en son dijital teknolojileri birleştirerek, asla durağan kalmıyoruz ve işletmelerin gelişmesini sağlıyoruz. Andritz, yolculuğunuzun her adımında yanınızda olacak, tesisinizin ve işletmenizin asla durağan kalmamasını sağlayacaktır." Andritz, süreç optimizasyonu, varlık yönetimi, operatör eğitimi ve bilgi yönetimi için dijital teknolojilerle yem işlemeye bütünsel, anahtar teslim bir yaklaşım sağladığını vurguluyor. Firmaya göre bu yaklaşım, yem üreticilerinin tüm yaşam döngüsü boyunca tesislerinin tam potansiyelini ortaya çıkarmalarını, kârlılığı artırmalarını ve toplam sahip olma maliyetini azaltmalarını sağlıyor. Andritz, Metris dijital platformunun kullanımının çeşitli sektörlerde %7 ila %16 aralığında verim artışına yol açtığını belirtiyor. Yem operasyonlarını siber risklerden korumak çok önemlidir. Şirket içi siber güvenlik çözümleri sağlayıcısı OTORIO ile Andritz, talep halinde tüm varlıklar ve operasyonlar arasında tam görünürlük sağlayarak BT-OT bütünleşmesini etkin bir şekilde mümkün kılıyor ve IEC 62443 standartlarına göre dijital riskleri proaktif olarak azaltıyor. Devamını oku>> Kas ve eklem sağlığı, tıpkı insanlarda olduğu gibi evcil hayvanların da yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiliyor. Kedi ve köpekler zıplama, koşma gibi eylemlerle bedensel ve ruh sağlığını koruduğundan yaşamı boyunca eklem yapısının korunması önem taşıyor. Bu noktada her evcil hayvan ebeveyninin başvurduğu egzersiz ve doğru beslenme gibi yöntemler kedi ve köpeklerin kan dolaşımının artmasına yardımcı olurken ideal enerji seviyesi kontrolünü sağlamaya olanak tanıyor. Evcil hayvanlar için gıda takviyeleri sunan Bonafel’in kurucusu Uğur Peker göre, bu önlemlerin yanı sıra glukozamin katkılı gıda takviyesi kullanmak, kedi ve köpeklerin eklem sağlığını idealize ediyor. Eklemler için bir tedaviden ziyade koruyucu görevi gören glukozamin, kıkırdak oluşumuna ve onarımına yardımcı olarak evcil hayvanların yaşam boyu daha rahat hareket etmesine olanak sağladığını belirten Peker, insan sağlığında da etkili olan glukozaminin eklem gelişimini destekleme noktasında etkili bir rehber olduğunun altını çiziyor. Evcil dostların eklem ve kas sağlığını güçlendirmek, onların ruhsal sağlığının desteklenmesinin yanı sıra fiziksel olarak tatmin olmasına imkan tanıyor. Uğur Peker, bu sebeple hareket performansı ve enerji seviyesi gibi önemli sağlık süreçlerini etkileyen eklem sağlığının, insanlarda da benzersiz faydaları bulunan glukozamin takviyesiyle güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Devamını oku>>

HABER 8 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 Adisseo, inovasyon yolculuğuna "İNOVASYON’a Adisseo Yaklaşımı" ile devam ediyor Yem katkı maddeleri alanında dünyanın önde gelen uzmanlarından biri olan Adisseo, yeni misyonunu "İNOVASYON’a Adisseo Yaklaşımı” olarak açıkladı. Kurulduğu günden bu yana kendini araştırma ve inovasyona adamış olan şirket, yeni vizyonuyla hayvan besleme ve sağlığı endüstrisinde inovasyona olan tartışılmaz bağlılığını ortaya koyuyor ve gelecekteki planlarına dair ipuçları veriyor. Geçtiğimiz yıllar boyunca Adisseo, güçlü sıvı metiyonin kaynağı teknolojisi ile korumalı metiyonin, yem enzimleri, A vitamini formülasyonu ve selenyum bazlı metiyonin gibi diğer yüksek değerli çözümleriyle kayda değer başarılar elde etti. Ancak, hızla değişen ortam, hızlı adaptasyon ve sürekli inovasyon gerektiriyor. Şirket temsilcileri, araştırma ve inovasyona yönelik yeni yaklaşımların, sürdürülebilir çözümler sunma kabiliyetlerini artırdığını belirtiyor ve ekliyor: "Çeşitli alanlarda yüksek adaptasyon kabiliyetine sahip ekiplerimiz, bugünün ihtiyaçlarının yarının çözümleri haline gelmesini sağlıyor." Şirket, araştırmada uzun vadeli bir etkiye sahip olmaya ve hayvan besleme ile sağlık alanlarında sürdürülebilir ve anlamlı yenilikler bulmaya kendini adadığını vurguluyor. Adisseo, bunu yapmak için yeni vizyonu "İNOVASYON’a Adisseo Yaklaşımı"- nın şirketin faaliyetlerine rehberlik eden 3 dayanağı olduğunu açıklıyor: 1. Kendimize Yüksek Standartlar Koymak: Adisseo, faaliyetlerinin her alanında kendisi için yüksek standartlar belirlemeye kararlıdır. Buna pazarda yenilikçilik ve sürdürülebilirlik ve daha nicesi de dahildir. 2. Bilimle Desteklenen Yenilikler Getirmek: Adisseo, hayvan besleme sektörüne bilimle desteklenen yenilikçi çözümler sunmaya kendini adamıştır. Ürün ve hizmetlerimizin sektörün ön saflarında yer almasını sağlamak için araştırma ve geliştirmeye büyük yatırımlar yapıyoruz. 3. Birlikte, Kapsamlı Bilim ve Teknolojiye Yön Vermek: Adisseo, hayvan besleme sektöründe yenilik ve ilerleme sağlamak için iş birliği ve ortaklıkların gücüne inanmaktadır. Adisseo'nun Araştırma ve İnovasyon (R&I) ekibi kayda değer bir dönüşüm geçirdi. Sadece on yıl içinde şirket, Fransa başta olmak üzere 30 kişilik bir ekipten dünya çapındaki yaklaşık 300 kişilik bir uzman kadrosuna ulaştı. Ekipleri artık analitik bilim, biyoteknoloji, proses kimyası, mühendislik, formülasyon (kapsülleme dahil) ve hayvan beslenmesi gibi çeşitli alanları kapsıyor. Devamını oku>>

HABER YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 9 www.adisseo.com Hayvanın sağlığının iyi olması, karlı ve sürdürülebilir ruminant üretiminin anahtarıdır. Bu durum özellikle süt inekleri, koyunlar ve keçilerin yanı sıra bunların yavruları ve elbette damızlık erkekler için de geçerlidir. Bu hayvanlar, damızlık olmayan veya besi hayvanlarına kıyasla yemdeki mikotoksinlerden en çok etkilenen hayvanlardır. Unike® Plus, sürünüzdeki en hassas ruminantların mükemmel sağlığını ve maksimum performansını sağlar. Geniş spektrumlu mikotoksinlere karşı en iyi çözüm Hem normal hem de stres koşulları altında bağışıklık, üreme, antioksidan ve sindirim sistemlerinin optimal işleyişini destekler Karaciğer, GIT, böbrekler ve diğer tüm organların etkin çalışmasını sağlar Hayvanların doğurganlığını ve genel performansını artırır Unike® Plus'ın faydaları Geniş spektrumlu mikotoksin kontaminasyonunun yarattığı zorluklara karşı Unike® Plus Mikotoksikozis Yönetimi MAKSİMUM KORUMA ...

HABER 10 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 dsm-firmenich, Hayvan Sağlığı ve Beslenmesi işletmesini gruptan ayırıyor Sağlık, beslenme ve güzellik alanlarında lider firmalardan biri olan dsm-firmenich, Hayvan Sağlığı ve Beslenmesi işletmesini (Animal Nutirition and Health – ANH) gruptan ayırmak için çalışmalara başladıklarını açıkladı. ANH işletmesinin, grubun geri kalanından farklı bir dinamikle işlediğini ve bu farklılığın da vitamin pazarındaki artan zorluklar nedeniyle daha da belirginleştiğini vurgulayan firma, tüm potansiyel ayrılma seçeneklerini değerlendirecek. Farklı bir sahiplik yapısı aracılığıyla ANH işletmesinin potansiyelinin daha iyi ortaya çıkacağına inanan dsm-firmenich yönetimi, bu süreci 2025 yılı içerisinde tamamlamayı planlıyor. Konuyla ilgili bir değerlendirmede bulunan dsm-firmenich’in CEO’su Dimitri de Vreeze, şunları aktarıyor: “dsm-firmenich olarak amacımız, birinci sınıf, hızlı büyüyen ve dirençli segmentlerde yenilikçiliği artırırken İlerlemeyi Hayata Geçirmek’tir. ANH, yıllar içinde sektörde gerçek bir lider olmak için inşa ettiğimiz harika bir işletme. Bu zor bir an, ancak ayrılmanın hem işletmeler hem de çalışanları için daha iyi olacağına ve nihayetinde tüm hissedarlarımız için daha iyi değer yaratacağına güçlü bir şekilde inanıyoruz.” Yapılan planlamaya göre ANH işletmesi, 1997’de işe başlayan ve 2019’dan beri yönetimde olan Ivo Lansbergen tarafından yönetilmeye devam edecek. ANH Başkanı Lansbergen, bu yeni süreci şöyle yorumluyor: "ANH bünyesinde, müşterilerimizin en zorlu gıda güvenliği sorunlarından bazılarının üstesinden gelmelerine yardımcı olacak ölçeğe, benzersiz bir portföye ve rakipsiz inovasyon yeteneklerine sahip küresel bir lider inşa etmiş ve güçlü bir şekilde Hayvancılığı Sürdürülebilir Kılmaya odaklanmış harika bir ekibimiz var. Dünya standartlarındaki ekibimizin ANH stratejimizi sürdürmesi heyecan verici bir olasılık." Devamını oku>> Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün hedefi ABD Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, ihracatta Amerika pazarında büyümeyi hedefliyor. Sektör, 2023 yılında yaptığı 123,4 milyon dolarlık ihracatı 500 milyon dolara çıkarma çabasında. Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatlarının 2023 yılında yüzde 18’lik artışla 105 milyon dolardan 123,4 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, ABD’nin yıllık gıda ithalatının 215 milyar dolar, su ürünleri ve hayvansal mamuller ithalatının ise; 38 milyar dolar olduğunu, Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün ABD’ye ihracatının katlanarak artacak potansiyel barındırdığını bu amaçla ABD pazarına odaklandıklarını söyledi. Bu yıl 48. kez gerçekleşen Winter Fancy Food Show Fuarı’na üçüncü kez katıldıkları bilgisini veren Kızıltan, “ABD pazarı, Türk su ürünleri sektörü açısından son 15 yılda Turkish Cargo’nun da seferlerini artırmasıyla güçlü bir pazar haline geldi. ABD’ye yaptığımız 123,4 milyon dolarlık ihracatın yüzde 64’lük büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyelerimiz gerçekleştirdi. EİB’nin son 4 yıldır ABD pazarında Türk gıda ürünlerinin bilinirliğini ve tercih edilmesini artırmak için sürdürdüğü TURQUALITY Projesi sayesinde son 5 yılda Türkiye’nin ABD’ye gıda ihracatı 2 katına, su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 3 kat arttı. Bu artışın devam edeceğine inanıyoruz. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe ABD’nin tedarikçileri arasında 37. Sıradayız. Amacımız orta vadede ABD’ye 500 milyon dolar ihracat seviyesine ulaşmak ve ABD’nin tedarikçileri sıralamasında daha yukarılara çıkmak” şeklinde konuştu. Devamını oku>>

HABER YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 11 Yemmak, mikronize değirmeniyle ePDA ödülü aldı Yem makineleri ve ekipmanları üreticisi Yemmak, endüstri standartlarını en son teknolojiyle bir araya getirerek geliştirdiği mikronize değirmen makinesiyle prestijli European Product Design Award (ePDA)'ın endüstriyel tasarım kategorisinde ödüle layık görüldü. Firma, aldığı tasarım ödülüyle küresel arenadaki başarısını pekiştirmeyi amaçlıyor. Ödül hakkında bir değerlendirmede bulunan Yemmak Genel Müdür Yardımcısı Halil Yırtımcı, şunları dile getirdi: “Üretimimizin büyük bir kısmını dünya genelinde 46 ülkeye ihraç ediyor ve sektörde önde gelen firmalar arasında yer alıyoruz. Bu başarıyla Türkiye için değer yaratmaya devam ediyoruz. Aldığımız bu ödül, Yemmak'ın ekipmanlarında sürdürebilirlik ilkesini tasarım ile birleştirdiğinin en önemli göstergesidir.” Yemmak’tan yapılan açıklamaya göre, balık yemi ve evcil hayvan maması üretiminde kritik bir rol oynayan FGHM serisi mikronize değirmenler, 10 mm çapındaki ham maddeleri 50 µm'ye kadar küçültmek için özel olarak tasarlanmış. Yeni tasarımıyla dikkat çeken bu makinenin geri dönüştürülebilir malzemelerden üretildiği, dinamik ve maskülen çizgilere sahip olduğu bilgisini paylaşan şirket, ürünün European Product Design Award’da yenilik, estetik, işlevsellik ve ergonomi gibi çeşitli kriterlere göre değerlendirildiğini açıklıyor. Modern ve minimalist bir görünüme de sahip olan bu tasarımın Yemmak'ın kurumsal kimliğiyle uyum içinde olduğunu vurgulayan şirket yetkilileri, bu başarıyla gurur duyduklarını ifade ettiler. Devamını oku>> Supplant D Powerful protection against toxins • Absorbs a spectrum of mycotoxins • Optimal health and performance • Strengthens the immune system agrimprove.com Vitafix

HABER 12 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 Küresel bir biyoçözümler lideri doğdu: Novonesis Cargill yeni non-invaziv NIR teknolojisi REVEAL™ Layers'ı piyasaya sürdü İki büyük Danimarka şirketi olan Novozymes ve Chr. Hansen’in güçlerini birleştirerek öncü bir küresel biyoçözümler ortağı yaratma konusunda 12 Aralık 2022 tarihinde imzaladığı anlaşmanın süreci başarıyla tamamlandı. İki şirketin sinerjisinden küresel bir biyoçözümler lideri olan Novonesis doğdu. Dünya çapında 10.000'den fazla uzman çalışanı bir araya getiren şirket, birleşmeyle birlikte 30'dan fazla farklı endüstride uzmanlığa erişmiş oldu. Novonesis grubu, dünya çapında yaklaşık 40 Ar-Ge ve uygulama merkezi ile 20'den fazla üretim tesisini işletecek. Biyoteknolojinin gücüne dayanan yeni bir başlangıcı temsil eden Novonesis’in her iki şirketin 100 yılı aşkın bir süredir devam eden yenilikçilik odağını ve uzmanlığını, sürdürülebilirlik liderliği ile birleştirdiğini ifade eden Novonesis Başkanı ve CEO'su Ester Baiget, birleşme ile ilgili şunları söyledi: “Novozymes ve Chr. Hansen'in birleşme süreci başarıyla tamamlandı ve bugün önde gelen bir küresel biyoçözümler ortağı olarak bir araya geliyoruz. Novonesis, ortak güçlerimizi ve biyolojinin mucizelerini birleştiriyor. Biyoçözümlerin yeni bir çağına liderlik edeceğiz. Üretme, tüketme ve yaşama şeklimizi iyileştiren inovatif ve dönüştürücü biyoçözümler geliştirmeye devam edeceğiz. 10.000 meslektaşımızla birlikte biyoçözümlerin sınırsız potansiyelini açığa çıkaracağız.” Devamını oku>> Kanatlı hayvancılığı sektörü yumurtacı tavuk yetiştiriciliğinde kazanımlar elde etmenin yollarını araştırmaya devam ederken, Cargill'in REVEAL™ Layers ürünü yetiştiricilere bu konuda yardımcı olabilir. Cargill'in yenilikçi, non-invaziv Yakın Kızılötesi (NIR) teknolojisini kullanan yetiştiriciler ve beslenme uzmanları, tavuklarının vücut kompozisyonu değerlendirmelerine anında erişebiliyor. Bu teknoloji, yetiştiricilerin sürülerinin uzun vadeli üretim ve performansını destekleyecek rasyonlar konusunda gerçek zamanlı kararlar alabilmelerini mümkün kılıyor. Yumurtlayan tavuklarda aşırı gelişmiş yağ yastıklarının, uzun vadeli yumurta üretimi ve optimum karaciğer fonksiyonu açısından sorunlu olduğuna inanılmaktadır. Cargill'in REVEAL™ Layers ürünü, tavukların yağ yastıkçıklarını ölçmek için NIR ışık teknolojisini kullanıyor. Sonuçlar yüklenip analiz edildikten sonra optimum yumurtacı vücut kompozisyonunu elde etmek için üreticilere ve beslenme uzmanlarına, rasyon uyarlama amaçlı kullanılabilecek, eyleme geçirilebilir veriler sağlıyor. Bu, sadece yem maliyetlerini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda yumurta üretimini en üst düzeye çıkarabiliyor ve karlılığı artırarak yumurtlayan tavukların uzun vadeli performansını desteklemekte yeni bir standart oluşturabiliyor. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Cargill Kıdemli Bilim İnsanı Lieske van Eck, şunları aktarıyor: "REVEAL™ Layers, Cargill'in vücut yağını ve yumurta üretimini izlemeye yönelik bütünsel yaklaşımının bir parçasıdır ve üreticiyi ve beslenme uzmanını rasyonla ilgili eğitimli kararlar almaları için desteklemektedir. Artan küresel nüfusu beslemenin zorluklarını aşarken, bu bilgiler daha sürdürülebilir ve verimli kanatlı hayvan yetiştiriciliğinin önünü açıyor." Devamını oku>>

HABER YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 13 Ocak-Şubat 2024 ARBOCEL® Fonksiyonel Lignoselüloz Kanatlı beslenmesinde lignoselüloz hammaddesi RETTENMAIER TURKEY DOĞAL ELYAF TİC. LTD. ȘTİ. Acıbadem Mah. Çeçen Sok. Akasya Kent Etabı A (Kule) Blok 25/A 83 34660 Üsküdar - İSTANBUL Tel: 0 216 514 96 04 www.crudefibreconcentrate.com I www.jrs-turkey.com Açlık stresini düșürür Tüy çekme azalır Gastro-intestinal sağlığı destekler Islak altlık problemini azaltır

HABER 14 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 KAUST bilim insanları endüstriyel mikroalg üretimi için yeni teknikler geliştiriyor Antibiyotikler ve mikro-kirleticilerin çevreye yayılması önleniyor Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ndeki (KAUST) bilim insanları, endüstriyel hacimlerde besleyici mikroalg üretebilecek yeni teknikler geliştirdiklerini açıkladılar. Bunun, ithal yem bileşenlerine karşı yerel alternatifler geliştirmek ve gıda güvenliğini teşvik etmek isteyen ülkelerin ilgisini çekeceği düşünülüyor. Algler (yosunlar) sadece güneş ışığı, karbondioksit ve su ile ucuza yetiştirilebilen bir süper gıda olarak kabul ediliyor. Ancak, büyük ölçekte yetiştirilmesi zor olduğundan henüz potansiyelinin farkına varılmamış bir bileşen olarak değerlendiriliyor. KAUST'un yeni Suudi Algal Biyoteknoloji Geliştirme ve Akuakültür Merkezi'nde çalışan bilim insanları, deniz suyuna benzersiz bir şekilde adapte olan kendi Spirulina ve Chlorella alg türlerini geliştirdiler. Bilim adamları bu yeniliğin tatlı su ihtiyacını ortadan kaldırdığını ve alglerden yetiştirilen hayvan yemi üretimini sürdürülebilir ve ekonomik olarak uygulanabilir hale getirdiğini belirtiyor. KAUST Ulusal Dönüşüm Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ian Campbell konuyla ilgili şunları söyledi: "Algler, Krallığın gıda güvenliği hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynayacak ve diğer girişimlere de uygulayabileceğimiz çok yönlü faydalar sağlayacak. Bu ölçekte bir üretim, Krallığı alg biyoteknolojisi alanında küresel bir lider konumuna getirecek." Devamını oku>> Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi ve Mikrobiyal Ekoloji Grubu (MEG) Başkanı Prof. Dr. Bahar İnce ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan İnce’nin yürütücü olarak yer aldıkları projeyle, büyük çevre sorunlarından biri olan antibiyotikler gibi mikro-kirleticilerin çevreye yayılmasının önlenmesi amaçlanıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren bir biyogaz tesisinin iş birliğiyle hayata geçecek çalışmada, hayvan atıklarının enerji üretimi için işlenmesiyle oluşan bir yan ürün olan gübredeki antibiyotik oranlarının azaltılması için iki yıl çalışılacak. Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında desteklenmesi planlanan projenin Ar-Ge çalışmaları ise tesisin küçük ölçekli modelinin kurulacağı Çevre Bilimleri Enstitüsü’ndeki laboratuvarda gerçekleşecek. Prof. Dr. İnce, doğaya karışan antibiyotik miktarının her geçen gün arttığını ve bunun bakterilerde antibiyotiklere karşı direnci yükselttiğini vurgulayarak şunları ifade etti: “Bugün bakterilerin antibiyotik direnci dünyanın en büyük problemlerinden biri. Kullandığınız mevcut antibiyotiklerin hastalıklarımızın tedavisinde işlevsiz hale gelmesi tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bu süreçte toprağa, suya kısacası doğaya karışan ve bir tür mikro-kirletici olarak tanımladığımız antibiyotiklerin miktarı da artıyor. Bunlar önce toprağa ve sulara daha sonra da canlılarda depolanarak bizlere ulaşıyor.” Prof. Dr. İnce özellikle hayvan yetiştirme tesislerinde kullanılan antibiyotiklerin, hayvansal atıklarda biriktiği bilgisini de paylaşıyor. Hayvansal atıklardan elde edilen metan gazı ile enerji üreten biyogaz tesislerinde antibiyotik ihtiva eden atıkların kullanıldığını belirten bilim insanı, “Tesislerde bu atıklar işlendikten sonra yan ürün olarak gübre çıkıyor ve tarımsal alanlarda kullanılıyor. İşte asıl tehlike de burada başlıyor." diyor. Devamını oku>>

HABER YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 15 MAKALE Kasım-Aralık 2023 59 INTRODUCING HIGHEST CHOLINE CONCENTRATION IN THE INDUSTRY 1, 3 Zenobi et al., J Dairy Sci. 101:1088 (2018) 2 Lima et al., The Veterinary Journal. 193:140-145 (2012). All trademarks are property of Balchem Corporation © 2021 Balchem Corporation. Balchem Italia Srl Via del Porto Snc 28040 Marano Ticino (NO) Italy Telephone +39 0321 9791 Fax +39 0321 979249 E-mail [email protected] Website BalchemANH.com To learn more, contact your local Balchem representative or distributor. Combining advanced core design with industry- leading encapsulation technology, Balchem delivers the most unique rumen-protected choline product on the market today. • Most researched base choline product in the industry • Highest payload while eliminating the need for a carrier • Durable and feed stable • Reduced carbon footprint • Non-GMO • European manufacturing Highest Choline Concentration in the Industry The ReaShure line is proven to deliver results throughout an animal’s life. • 2,10 kg of milk per day improvement, or 640,50 kg more milk over the full lactation.1 • Proven reduction in metabolic disorders including ketosis, displaced abomasum and subclinical milk fever.2 • In utero impact on the calf, leading to growth and health improvements.3 Advanced Technology, Proven Results

SAYI ODAK 16 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 TOKSIN YÖNETIMI: MIKOTOKSINLER & ENDOTOKSINLER

SAYI ODAK YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 17 Önce mıkotoksınler, sonra patojenler: Kanatlı sağlığının korunmasınaYenıden odaklanın Adisseo Ekibi Besi ve süt sığırlarında maksimum verimlilik için mikotoksinlerin yönetimi Ignacio Artavia, dsm-firmenich Toksinlerin bağırsak sağlığı açısından önemi Dr. Cornelia Becker, Biochem Mikotoksin risklerinin çözümü: Kanatlı verimliliğine bağlılık Thomas Pecqueur, Cargill Animal Nutrition Ruminantlarda mikotoksin zorluklarının üstesinden gelmek Anne-Laure Tournay, MiXscience, Avril Group Mikotoksin riskini ve bunun yumurta ve civciv kalitesı üzerindeki etkisini anlamak Paula McCooey, Alltech İrlanda Tahıl ve yemde mikotoksin tespiti için numune alma yöntemleri Manuel Contreras, Agrifirm Juan Fernando Martinez, Agrifirm LATAM

SAYI ODAK 18 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 Mikotoksinler küresel olarak mevcuttur ve oluşumları, iklim ve tarımsal uygulamalar da dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilenmektedir. Her mikotoksin kendine özgü bir gelişim modeli izler. Bu da her yıl ve farklı bölgelerde değişen ürün kontaminasyon seviyeleri ve mikotoksin türleri ile sonuçlanır. Mikotoksinle kontamine olmuş yem tüketen kanatlılarda, toksinler bağırsak epitel hücrelerine doğrudan zarar vererek bağırsak ve bağışıklık fonksiyonlarını bozabilir. Bu da kanatlı sağlığını ve performansı üzerinde ciddi sorunlara neden olabilir. ÖNCE MIKOTOKSINLER, SONRA PATOJENLER: KANATLI SAĞLIĞININ KORUNMASINA YENIDEN ODAKLANIN Kanatlı endüstrisinde gizli bir sınırlayıcı faktör olan mikotoksikoz, performansı engeller ve hayvanın bağışıklık sistemini zayıflatarak onları hastalıklara ve ölümlere karşı savunmasız hale getirir. Gastrointestinal sistem, yutulan kimyasallara, yem kontaminantlarına ve doğal toksinlere karşı birincil savunma görevi görür. Kanatlılar mikotoksinle kirlenmiş yem tükettiklerinde, toksinler bağırsak epitel hücrelerine doğrudan zarar vererek bağırsak ve bağışıklık fonksiyonlarını bozabilir. Sonuç olarak, kanatlı hayvanlar Salmonella gibi patojenik bakterilerden kaynaklanan enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale gelir ve aşılara daha az yanıt verir. Düzenleyici limitlerin altındaki mikotoksin konsantrasyonları bile, özellikle birden fazla mikotoksinin etkileşime girdiği durumlarda, sinerjik bir etki yoluyla kanatlı sağlığını ve performansını etkileyebilir. MİKOTOKSİNLER - DÜNYA GENELİNDE SÜREGELEN BİR SORUN Mikotoksinler küresel olarak mevcuttur ve oluHazırlayan: Adisseo Ekibi

SAYI ODAK YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 19 şumları, iklim ve tarımsal uygulamalar da dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden etkilenmektedir. Her mikotoksin kendine özgü bir gelişim modeli izler. Bu da her yıl ve farklı bölgelerde değişen ürün kontaminasyon seviyeleri ve mikotoksin türleri ile sonuçlanır. Bu dinamik yapı, mikotoksin varlığı riskinin sabit kaldığı ancak zaman içinde değiştiği anlamına gelir. Şekil 1, tarımda önemli mikotoksinlerin küresel oluşumunu göstermektedir. Artan ham madde fiyatları ve bulunabilirlik sorunları nedeniyle, formül geliştiriciler yem rasyonlarına DDGS veya buğday kepeği gibi alternatif bileşenleri giderek daha fazla dahil etmektedir. Bu yan ürünler maliyet tasarrufu sağlarken, genellikle daha yüksek seviyelerde mikotoksin içermekte ve hayvan performansı açısından risk oluşturmaktadır. ABD Kanatlı ve Yumurta Birliği (U.S. Poultry & Egg Association) tarafından yürütülen bir araştırma, kanatlı rasyonlarına %15 oranında DDGS eklenmesinin, özellikle Clostridium perfringens ile karşılaşıldığında, performansta daha ciddi düşüşlere ve nekrotik enterit vakalarında artışa yol açabileceğini ortaya koymuştur. Benzer şekilde, Fransa'da Arvalis tarafından yürütülen ve buğday kepeğindeki mikotoksin konsantrasyonunun tam tahıldan 2,4 kat daha yüksek olduğunun tespit edildiği bir çalışmada da gösterildiği üzere, buğday kepeği tam tahıla kıyasla önemli ölçüde daha yüksek mikotoksin konsantrasyonları sergilemektedir. Herhangi bir hastalık salgınının maliyeti, mikotoksinlerin kendi etkisinin ötesinde, üreticilerin kâr marjını daha da azaltacaktır. MİKOTOKSİNLERİN KANATLI SAĞLIĞI ÜZERİNE ETKİSİ VE ÇÖZÜM YOLLARI Bağırsak sağlığı ve nekrotik enterit Nekrotik enterit (ilk olarak 1961 yılında İngiltere'de tavuklarda tanımlanmıştır), Clostridium perfringens tarafından oluşturulan toksinlerin neden olduğu ve dünya genelinde etlik piliç, yumurta tavuğu, hindi ve bıldırcın gibi çeşitli kanatlı türlerini etkileyen bir hastalıktır. Stres, bağırsak hastalıkları (özellikle koksidiyoz), parazitler (özellikle yuvarlak solucanlar), mikotoksinlerin bağışıklık sistemini baskılaması, tavuk anemisi virüsü, Gumboro hastalığı veya Marek hastalığı gibi faktörler nekrotik enterit oluşumuyla ilişkilendirilmiştir. Mikotoksinle kontamine olmuş yem, özellikle de deoksinivalenol (DON) ve T-2 toksini gibi trikotesenlerin etkisiyle, bağırsak epitel hücrelerine doğrudan zarar verebilir. Gastrointestinal sistem ayrıca trikotesen kaynaklı apoptozise (hücre ölümü) karşı da hassastır (Bondy ve Pestka, 2000). Trikotesenlerin toksik etkisi, ağız mukozasında geniş nekrozla sonuçlanır ve taşlık lezyonlarına neden olur (Leeson ve ark., 1995). T-2 toksini DNA, RNA ve protein sentezini inhibe ederek hücre döngüsünü etkiler ve hücrelerin apoptoz programlı ölümünü başlatır (Rocha ve ark., 2005). Son araştırmalar (Antonissen ve ark., 2014), AB kıŞekil 1. Mikotoksin prevalansının küresel eğilimleri (Perrone ve ark., 2020’den uyarlanmıştır).

SAYI ODAK 20 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 lavuz seviyesinin (etlik piliçlerde 5 ppm) altındaki düşük DON konsantrasyonlarının bile etlik piliçleri nekrotik enterite yatkın hale getirebileceğini ve üretim performansını ve bağırsak sağlığını etkileyebileceğini göstermektedir. Avrupa Komisyonu'nun talebi üzerine EFSA, 2023 yılında kanatlı hayvanlarda DON risklerini yeniden değerlendirmiştir. Bozulmuş üretim performansı ve dengesiz bağırsak belirtileri göz önünde bulundurularak, olumsuz hayvan sağlığı etkileri için 0,6 ppm'lik yeni bir referans noktası önerilmiştir. Aşılama başarısızlığı Mikotoksinlerin yutulması, aşı kaynaklı bağışıklığı bozarak aşılama başarısızlığına ve antikor seviyelerinin azalmasına neden olabilir. Hegazy ve ark. (2011), mikotoksikozun Kuş Gribi virüsüne karşı aşılama başarısızlığının nedeni olabileceğini ortaya koymuştur. Patojenlerin ortadan kaldırılmasından sorumlu olan fagositik hücre aktivitesi de mikotoksinler tarafından tehlikeye atılmakta, bu da bulaşıcı hastalıklara karşı direncin azalmasına, kronik enfeksiyonlara yatkınlığın artmasına ve aşı etkinliğinin azalmasına neden olmaktadır. Kanatlı yemlerinde mikotoksin bulunması, aşı bağışıklığını bozarak enfeksiyöz bursal hastalık virüsü (IBDV) veya Adenovirüs gibi hastalıkların görülme olasılığını artırabilir. Mikotoksin alımının etlik piliçlerin Newcastle hastalığı (NCD) aşılamasına verdiği yanıt üzerindeki etkisini değerlendiren bir çalışmada, Fusarium mikotoksinlerinin (deoksinivalenol ve zearalenon) eklenmesinin, anti-NCD antikor seviyelerini önemli ölçüde azalttığı bulunmuştur (Şekil 2). Bununla birlikte, etkili bir mikotoksin deaktivasyon (etkisizleştirme) ürünü ile takviye, antikor seviyelerini kontrol grubunda gözlenen seviyelere geri getirerek mikotoksinle kontamine olmuş yemin aşılama yanıtı üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmıştır. Salmonella yatkınlığı Bir tür gram-negatif bakteri olan Salmonella, dünya genelinde ishalli hastalıkların 4 ana nedeninden biridir ve yılda 30 milyondan fazla ölümle önemli bir sağlık yüküne neden olur. Kanatlı hayvan yetiştiriciliği, et ve yumurta tüketimini içerdiğinden, Salmonella açısından birincil endişe kaynağıdır. S. Heidelberg, S. Enteritidis, S. Indiana, S. Kottbus, S. Infantis, S. Montevideo, S. Saintpaul, S. Senftenberg ve S. Typhimurium dahil olmak üzere 2.400 Salmonella alt türleri bulunmaktadır. Zoonotik bir patojen olan Salmonella hem insanları hem de hayvanları enfekte edebilir ve bu da kontrolünü zorlaştırır. Çiftliklerdeki etkili kontrol önlemleri, kontaminasyon ve enfeksiyonun önlenmesi için çok önemlidir. Salmonella bağırsakta kolonize olmak için yapışma, epitel istilası ve lenfoid doku enfeksiyonunu içeren üç aşamalı bir süreç kullanır. Bu süreçte Salmonella, konakçı savunma mekanizmalarını kullanarak bağırsak homeostazını bozar (3 sütuna göre: mikrobiyota, mukozal bariyer ve iltihap durumu). Salmonella tarafından tetiklenen enflamasyon, bağırsaktaki kommensal mikroorganizmaların büyümesini engelleyerek Salmonella'nın gelişmesini ve kolonizasyon kurmasını sağlar. Kanatlı hayvanlarda gözlemlenebilir semptomların olmaması, tespit edilmesini zorlaştırmakta ve kontamine kanatlıların kesimhanelere gönderilme riskini artırmaktadır. Mikotoksin kontaminasyonu, aşağıdaki etkilerle bağırsakta Salmonella için mükemmel bir oyun alanı yaratır: • Bağırsak epiteline zarar verir (AFLA, DON, FUM) • Bağırsak iltihabını artırır (DON, FUM, AFLA, T-2, OTA) Şekil 2. Fusarium mikotoksinleri ile doğal olarak kontamine olmuş bir diyetle beslenen etlik piliçlerde Toxy-Nil® Plus'ın antikor (NCD) titresi üzerindeki etkisi Ortak üst simgeleri olmayan değerler önemli ölçüde farklıdır (P<0.05)

SAYI ODAK YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 21 • Antioksidan durumunu değiştirir (DON, FUM, AFLA, T-2, OTA) • Mikrobiyota profilini değiştirir (DON, AFLA) Sonuç olarak, bunların varlığı Salmonella istilasını, translokasyonunu, kolonizasyonunu, klinik belirtileri ve mikrobiyotadaki değişiklikleri artırır. Mineral killer, deaktive edilmiş maya, botanikler ve antioksidanlara dayanan bir Adisseo mikotoksin deaktivasyon ürünü olan Unike Plus, aşağıdakiler üzerinde faydalı etkiler göstermiştir: • Bağırsak geçirgenliği • Salmonella prevalansı • Redoks durumu • Enflamasyon Bir günlük Ross etlik piliçlerinde Unike Plus'ın mikotoksinler ve Salmonella Heidelberg içeren bir ortak zorluk üzerindeki etkisi, bir deneme ile değerlendirilmiştir. Deneme, her biri 46 kanatlıdan oluşan 6 deney grubuyla 28 gün sürmüştür. Unike Plus yeme 1 kg/ton olarak eklenirken, belirli gruplara Fusarium mikotoksinleri verilmiştir. Dördüncü günde kanatlılar 108 CFU Salmonella Heidelberg ile enfekte edilmiştir. Şekil 3'te sunulan sonuçlar, mikotoksin deaktivasyon ürününün, deaktivasyon uygulanmayan gruplara kıyasla Salmonella sayısını önemli ölçüde azalttığını göstermiştir. Unike Plus, mikotoksinlere karşı önleyici bir yaklaşım uygulayarak ve dolaylı olarak Salmonella enfeksiyonunu ele alarak, hayvan sağlığı için değerli bir destek sağlamaktadır. Özellikle, Salmonella ve mikotoksinlerden kaynaklanan eş zamanlı zorluklarla karşı karşıya kalan etlik piliçlerin bağırsak sağlığını geliştirmedeki etkinliğini kanıtlamıştır. KAPIYI KAPATMA Mikotoksinlerin, özellikle bağırsak sağlığı ve bağışıklık sistemleri üzerindeki etkileri yoluyla, kanatlıların bulaşıcı hastalıklara yatkınlığı üzerindeki etkisi, araştırmaların giderek daha fazla odaklandığı bir alandır. Hayvan yemlerindeki mikotoksin kontaminasyonunun olumsuz etkilerini azaltmak için pratik ve uygun maliyetli çözümler, çiftçilerin karlılıklarını korumalarına yardımcı olmak için çok önemlidir. Adisseo, çok çeşitli mikotoksinlere karşı kapsamlı koruma sağlayan bir dizi etkili mikotoksin deaktivatörü sunmaktadır. Ayrıca Adisseo, yem endüstrisini mikotoksin risk değerlendirme hizmetleriyle destekleyerek mikotoksinle ilgili zorlukların üstesinden gelmek için en uygun stratejilerin belirlenmesini sağlar. Sektör, bu çözümleri benimseyip uygulayarak mikotoksin kontaminasyonunu etkili bir şekilde yönetebilir ve hayvan sağlığını koruyabilir. Harekete geçme çağrısı: “Karlılığınızı bugünden koruyun! Adisseo'dan ücretsiz Mikotoksin Risk Değerlendirmenizi talep edin - sadece ilk 25 okuyucuya özeldir. Kaçırmayın, hemen harekete geçin!”

SAYI ODAK 22 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 Bağırsak sağlığı, genel sağlığın korunması ve dolayısıyla verimli bir zooteknik performans için vazgeçilmez bir temeldir. Bağırsak sağlığını tehdit eden patojenlerin yanı sıra çeşitli toksin grupları da aşırı zararlı olarak değerlendirilmelidir. Bu makale, çiftlik hayvanlarını en çok etkileyen toksinler hakkında genel bir bakış sunmakla beraber; etkili ve bütünsel yaklaşımların sağladığı potansiyel çözümleri de ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, yem katkı maddelerinin sağlıklı bir bağırsak yapısı için ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. TOKSINLERIN BAĞIRSAK SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEMI Dr. Cornelia Becker Toksin Yönetimi Ürün Müdürü Biochem Zusatzstoffe Handels- und Produktionsgesellschaft mbH Blimsel tanımıyla toksin; bakteriler, hayvanlar veya bitkiler tarafından üretilen herhangi bir zehirli maddedir. Hayvan sağlığı bakımından en yüksek riske sahip toksinler; mikotoksinler, endotoksinler ve bakteriyel ekzotoksinler olmak üzere üç ana gruba ayrılırlar. Bu üç toksin grubunun da sağlık ve performans açısından risk oluşturmaları her zaman mümkündür. MİKOTOKSİNLER Son yıllarda yaygınlığı artan ve küflerin ikincil metabolitleri olan mikotoksinler, yalnızca analitik yöntemlerle değil, aynı zamanda artan şiddetli iklim koşullarıyla da artmaktadır. Mikotoksinlerin sitotoksik etkileri, gözle görülmeyen hücresel düzeyde gerçekleşir. Örneğin, protein biyosentezini engelleyerek yapısal proteinler veya enzimler gibi önemli yapıtaşlarının eksikliğine neden olurlar. Bu durum, diğer hususların yanı sıra gen profilinin de değişmesine yol açmakta, dolayısıyla başlangıçta hücre tarafından gerçekleştirilmesi planlanan işlev gerçekleştirilememektedir. Ek olarak, tüm mikotoksinler oksidatif stresi artırır. Bu tür sabote edilmiş hücreler tarafından yapılandırılan organlarda, işlev bozukluğu şeklinde klinik tablolar doğar. Özellikle bağışıklık sistemi gibi hızlı gelişim gösteren yapı ve dokular, bu duruma hassas tepki verir. Potansiyel görünür sonuçlardan biri patojenlere karşı artan duyarlılıktır. Kanatlılarda yapılan bilimsel çalışmalar, deoksinivalenol (DON) varlığında Clostridium perfringens'in çoğaldığını ve toksin üretiminin arttığını veya T-2 toksini varlığında Salmonella typhimurium'un kolonizasyonunun arttığını göstermiştir. Mikotoksinlerin sitotoksik etkilerinden aşırı derecede zarar gören bir diğer doku da bağırsak epitelidir. Mikotoksinler düşük seviyelerde bile enterositlerde işlevsel bozukluklara ve yemden yararlanmada azalmaya neden olur. Goblet hücrelerinin işlevi bozulur ve bunun sonucunda mukus üretimi azalır. Ek olarak, bağ dokularda belirli yapı proteinlerinin oluşumu azalır, bu da bariyer işlevinin bozulmasına ve bağırsak geçirgenliğinin artmasına neden olur. Yine

SAYI ODAK YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 23 bu durum patojenlerin yayılmasında ve endotoksinler gibi diğer istenmeyen maddelerin alımında bir artışa yol açabilir. Etkinliği yüksek aktif yüzey bağlayıcı maddeler spesifik bir adsorbsiyonla Mikotoksinleri etkisiz hale getirilebilir. Toksin bağlayıcıların yüzeyinin, yeterli değiştirilebilir katyonlar, elektron yük dağılımları ve uygun gözenek boyutları ile farklı kimyasal yapıdaki mikotoksinleri bağlayabilecek bir yapıda olması çok önemlidir. Toksin bağlayıcısı, gastrointestinal (sindirim) sistemdeki farklı pH koşullarında stabil kalmalı, diğer besin maddelerini bağlamadan düşük bir katılım oranında bile mikotoksinleri adsorbe etmelidir. ENDOTOKSİNLER Endotoksinler, gram-negatif bakterilerin hücre duvarının yapısal parçalarıdır ve bu bakteriler her mikrobiyomda doğal olarak varlık gösterirler. Kimyasal bir bakış açısıyla, endotoksinler termostabil glikolipidlerdir ve lipopolisakkaritler (LPS) olarak da adlandırılırlar. Hücre duvarının dengesizleşmesi sırasında, dolayısıyla bakteriyel lizis ya da proliferasyon nedeniyle salınırlar. Endotoksinler bakteriyel ekzotoksinlerin aksine, bir silah değil; sadece toksik etkileri serbest formda gösteren yapı bileşenleridirler. Üstelik bu etkiler endotoksinlerin bulunduğu yere ve etkilenen hayvanın türüne bağlı olarak değişir. Küçük miktarlar düzenli olarak bağırsak lümeni tarafından emilir ve potansiyel bir gram-negatif çoğalmanın göstergesi olarak bağışıklık sistemini etkiler. Ancak bağırsak bütünBağırsak geçirgenliği mikotoksinler ve diğer ilişkili faktörler tarafından tetiklenir

SAYI ODAK 24 YEM & KATKI DERGİSİ Mart - Nisan 2024 lüğünün bozulması, doza bağlı bir enflamatuar yanıtla birlikte kontrolsüz bir emilime yol açar. Belirtiler performans düşüklüğünden ciddi organ hasarına kadar uzanabilir. Kanatlılar, memelilere kıyasla endotoksinlerin organizma içindeki varlığına karşı daha yüksek bir dirence sahip olsa da artan endotoksin seviyeleri, inflamatuar bir tepki için daha fazla bir enerji tüketilmesini gerektirmektedir. Bu da hayvanlarda performans düşüşlerine yol açmaktadır. Endotoksin artışı, özellikle sıcaklık stresi gibi bağırsak bütünlüğünü bozan ek çevresel stres faktörleriyle birlikte daha şiddetli semptomlara ve ölüm oranının artmasına yol açabilir. Endotoksinler, çevremizde her zaman var olan bir risk faktörüdür. Organizma içindeki endotoksinlerin miktarı atılım kapasitelerini aşmadığı sürece, her şey dengededir. Bu sağlıklı denge ancak birden fazla eylem noktasının dikkate alındığı çok taraflı bir yaklaşımla korunabilir. Bu tür bir endotoksin yönetimi konseptinin merkezinde, gastrointestinal bariyerin bütünlüğünü korumak ve faydalı mikrobiyotayı desteklemek yer almalıdır. BAKTERİYEL EKZOTOKSİNLER Bakteriyel ekzotoksinler, hayvan sağlığını ve performansını tehdit eden üçüncü toksin grubunu oluşturmaktadır. Ekzotoksinler, çeşitli bakteriler tarafından salgılanan, vücutta nötralize edici maddelerin (antitoksinler) üretimini uyaran ve doğrudan dokuya zarar veren etkilere sahip büyük protein yapılarıdır. Etkileri toksin tipine bağlıdır ve membran hasarı, hemolitik veya nekrotik özelliklere sahip olabilir. Biochem ürünleriyle eksiksiz bir döngü: Güçlü toksin yönetimi ağına güvenin ve ihtiyacınıza yönelik çözümünüzü bulun!

RkJQdWJsaXNoZXIy MTUxNjkxNQ==