MAKALE YEM & KATKI DERGİSİ Temmuz - Ağustos 2025 63 ZORLUKLARLA DOLU BİR BÖLGE Ancak broyler etinde üretimi artırmak ya da tavuk başına düşen yumurta sayısını yükseltmek yalnızca daha fazla hayvan yetiştirmekle mümkün olmuyor. Ortadoğu’da kanatlı yetiştiriciliği, kendine özgü ve karmaşık bir dizi zorlukla karşı karşıya. Öncelikle, bölgenin bir kısmı uzun yıllardır çatışmalar ve krizlerle sarsılmış durumda. Bu da çiftçilere yönelik destek ve odaklanmanın azalmasına, ticaret ve piyasa dengesizliklerine yol açabiliyor. Ayrıca, tüm yem ham maddelerinin ithal edilmesi zorunluluğu, üretim maliyetlerini artırıyor ve üreticileri tedarikçilere bağımlı hale getiriyor. Fiyatın yanında kalite de önemli bir konu. COVID-19 pandemisi ve Kızıldeniz krizinin yarattığı tedarik zinciri aksamaları, hayvan yemlerinde mikotoksin kontaminasyonu riskini artırdı. Uzayan nakliye süreleri ve limanlardaki bekleme süreleri, depolama koşullarını kötüleştirerek mikotoksin oluşumu ve besin değerinde bozulmalarla sonuçlanabiliyor. Yumurtacı tavukların ve broylerlerın barındığı kümes sistemleri de hayvanların sağlığını ve performansını etkiliyor. Örneğin Lübnan’da yumurtacı tavuk sektörü, açık sistemde yetiştiricilik yapan küçük ve orta ölçekli çiftliklerden oluşuyor. Bu açık sistemlerde ortam sıcaklığının yüksek olması, yem tüketiminin azalmasına neden oluyor; amonyak birikimi ise hastalık riskini artırıyor. Lübnan gibi ülkelerde broyler yetiştiriciliği çoğunlukla entegre, kapalı ve otomatik sistemlerle yürütülse de, özellikle soğuk havalarda havalandırma yönetimi sorunları yine amonyak birikimine ve bağlı sorunlara yol açabiliyor. YEM KALİTESİNİN DÜZENLENMESİ Tüm bu zorluklara ek olarak, sıcaklık stresi gibi sorunların etkisi de gün geçtikçe daha belirginleşiyor. Böylesi bir ortamda, kanatlı yetiştiricilerinin yumurta kalitesini, kanatlı performansını, et verimini ve kalitesini, genel hayvan sağlığını ve çiftlik verimliliğini artırmak için özel ve etkili desteğe olan ihtiyaçları giderek belirginleşiyor. Buna rağmen, bölgedeki kanatlı üreticileri dirençli, öğrenmeye açık ve işlerini büyütme konusunda istekli. Bu zihniyet, UTRIX gibi yenilikçi ve vizyoner firmalarla birlikte bölge genelinde kanatlı besleme ve yönetimini dönüştürüyor. Şirkete göre, bu farkındalık, beceri ve bilgi birikimi ile taze ve özel hayvan rasyonlarının uygulanmasıyla mümkün olabilir. Zorlu bölgelerde broyler ve yumurtacı tavukların genetik potansiyelini tam olarak ortaya çıkarabilmek, öncelikle yem kalitesi ve mikotoksin kontrolü gibi temel zorlukların yönetilmesiyle mümkün olacaktır. UTRIX Mikotoksin Laboratuvarı'nın (2022–2024) analizlerine göre, test edilen yem örneklerinin %37’sinde Deoksinivalenol (DON), %34’ünde Fumonisinler, %22’sinde ise Aflatoksinler ve Zearalenon yasal sınırların üzerinde tespit edildi. Bu durum, çoğunlukla yem ham maddelerinin limanlarda ya da depolarda uzun süre bekletilmesinden kaynaklanmaktadır. Mikotoksin seviyeleri genellikle endişe verici düzeyde yüksek olsa da, birçok ülkede bu maddelere yönelik yasal sınırlar ve düzenli test yapacak kamu laboratuvarları yetersizdir. Bu nedenle büyük entegre üreticiler, çoğu zaman süreci kendileri kontrol ediyor; örneğin mısır üretiminin yapıldığı Romanya gibi ülkelerde tarlaları bizzat ziyaret edip, hasadı ve sevkiyatı kendileri organize ediyorlar. YEM KATKI MADDESİ FARKINDALIĞINDA ARTIŞ Özel yem katkı maddelerinin kullanımı ve bu ürünlerin hayvan sağlığı açısından güçlü bir araç İçme suyuna eklenmek üzere tasarlanmış sıvı yem katkı maddeleri, MEA bölgesindeki çiftçiler tarafından sıklıkla kullanılıyor. I Fotoğraf: Shutterstock
RkJQdWJsaXNoZXIy MTUxNjkxNQ==