MAKALE 60 YEM & KATKI DERGİSİ Ocak - Şubat 2026 Şap hastalığı (FMD) ve Lumpy Skin hastalığı (LSD) gibi hastalık salgınları, et ve süt hayvancılığı yapan işletmelerde biyogüvenliğin ne kadar hayati olduğunu hepimize hatırlatmaktadır. Etkin biyogüvenlik planları, çiftliklerimizi ve tarım-gıda sektörünü hastalık riskine karşı korumada sahip olduğumuz en etkili araçlardan biri olabilir. Bu biyogüvenlik önlemlerindeki küçük bir ihlal dahi hastalıkların çiftliklerimize girmesine olanak tanıyabilir. Sürekli büyüyen ve gelişen tarım dünyasında, hayvanlarımızın sağlığı başarımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Verimli üretim, daha yüksek kârlılık ve sürdürülebilir tarım; hayvancılık sektörünün geleceği açısından kritik öneme sahiptir ve tüm bu unsurlar, et ve süt sürülerimizin sağlığına ve zindeliğine bağlıdır. İşte bu noktada biyogüvenlik önlemleri, hayvan sağlığını desteklemede kilit bir rol oynar. Patojenleri (hastalık oluşturan bakteriler) çiftliklerimizden uzak tutabilmek için sıkı biyogüvenlik önlemlerinin uygulanması gerekir. Atılacak basit bir adım bile, sürünüzün sağlığını ve verimliliğini korumada belirleyici olabilir ve bu durum çiftliğin finansal başarısını doğrudan etkileyebilir. Çiftlik biyogüvenliği, hastalık ve enfeksiyonların çiftliğe girmesini, çiftlik içinde ya da çiftlik dışında yayılmasını önlemek amacıyla yetiştiricilerin uygulayabileceği özel ve kritik önlemleri ifade eder. Bu önlemler, güvenli ve verimli üretimin, daha yüksek kârlılığın ve hayvancılık sektörünün sürdürülebilir geleceğinin temelini oluşturan hayvan sağlığını desteklemede hayati öneme sahiptir. Bu protokollerde meydana gelecek tek bir ihlal, hastalıkların çiftliğe girmesine neden olabilir; hayvan sağlığını ve sürü verimliliğini olumsuz etkileyerek çiftlik işletmeleri için ciddi finansal ve ekonomik aksamalara yol açabilir. Bu nedenle, etkili biyogüvenlik planları, et ve süt hayvancılığı işletmelerimizi ve tarım-gıda sektörünü hastalık risklerinden korumada sahip olduğumuz en verimli araçtır. SIĞIR SÜRÜLERİ ÜZERİNDE HASTALIKLARIN ETKİSİ Son yıllarda Avrupa genelinde et ve süt sığırları arasında hastalık salgınlarının yeniden arttığına tanık olduk. Bu hastalıklar, ancak uygun biyogüvenlik önlemleri uygulandığında kontrol altında tutulabilir. Şap hastalığı (FMD) ve Lumpy Skin hastalığı (Sığırların Nodüler Ekzantemisi - LSD), hastalıkların sürülerimiz üzerinde ne denli yıkıcı etkiler yaratabileceğine dair yalnızca iki örnektir. Bir zamanlar geçmişte kaldığı düşünülen şap hastalığı (FMD), 2025 yılının başlarında Avrupa’da yeniden ortaya çıkmış ve salgınlar görülmüştür. Bu ET VE SÜT ÇIFTLIKLERINDE BIYOGÜVENLIĞIN ÖNEMI Kayla Taitz Avrupa Pazarlama Koordinatörü Alltech
RkJQdWJsaXNoZXIy MTUxNjkxNQ==