Fermente yağ asit tuzu karışımları ile içme suyunu desteklemek

Hayvanlar, ortalama olarak yemden iki kat daha fazla su tüketirler, bu da temiz içme suyunun çiftlik hayvanlarının yüksek refahı ve verimliliği için ne kadar gerekli olduğunu gösterir. Mevcut içme suyu sistemleri verimli ve sürekli dozlama sağlayabilirler; böylece fermantasyon yoluyla elde edilen yağ asit tuzları gibi suda çözünür katkı maddelerinin kullanılmış olmasıyla, sürünüze veya hayvan gruplarınıza hassas beslenme desteği sağlamak daha kolay hale gelir.

Jeroen van Dorp
İş Geliştime Müdürü
ChainCraft

Günümüzde çoğu çiftçi, hayvanlarının bağırsak sağlığını desteklemek için yeme veya içme suyuna az miktarda organik asit eklemenin ne kadar değerli olduğunun farkında. Bilim adamları, bu katkı maddelerinin koruyuculuğunu, bağırsak sağlığı ve antimikrobiyal faydalarını kapsamlı bir şekilde analiz ettiler. Beslenme uzmanları da tüm bu işlevsellikleri teşvik etmeye ve böylece farklı asitlerin ve uygulama biçimlerinin karmaşık görünümünü basitleştirmek için bu etkileri genelleştirmeye istekli görünüyorlar.

Bu sadeleştirme, etki tarzlarını tam olarak anlamaya yardımcı olsa da, maalesef aynı zamanda her bir asidin benzersiz değerinin yanı sıra çeşitli asitleri birleştirirken gözlemlenen sinerjilerin de gözden kaçmasına neden oluyor. Bu nedenle, istenen refah ve üretkenlik etkilerini en üst düzeye çıkarmak için bir asit veya tuz harmanı kullanmanın değeri burada ön plana çıkıyor. Bu nedenle bu makalede, tamamen farklı katma değeri olan iki benzersiz yağ asidi vurgulanacak: Kaproik (C6) ve Bütirik (C4). Daha sonra da hayvanların içme suyunu, bu yağ asitlerinin her ikisini de yüksek konsantrasyonda ve sodyum tuzu formunda içeren bir karışımla desteklemenin faydalarını göstereceğiz. Son olarak da, bu yağ asit tuzlarından oluşan karışımı tedarik etmek için yeni bir yöntemi paylaşacağız ve bu da mevcut standartlara göre önemli bir sürdürülebilirlik faydası sağlayacak.

PATOJENLERLE MÜCADELE VE BAĞIRSAK SAĞLIĞINI DESTEKLEME İÇİN KAPROİK (C6) VE BÜTİRİK (C4)
Tarımda kaproik asit (C6) kullanımı, geleneksel yüksek fiyatlandırma ve sınırlı bulunabilirlik (hurma çekirdeği ve hindistancevizi yağında sadece % 0,3) nedeniyle nispeten nadirdir. Bununla birlikte, kaproik asit mükemmel bir antimikrobiyal etkin maddedir ve ayrıca çeşitli çiftlik hayvanlarının bağırsak sağlığını destekleyebilir. Kaproik asitin Salmonellae, E. coli ve çeşitli diğer patojenlere, özellikle gram negatif bakterilere karşı olağanüstü etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bu molekül için antimikrobiyal etkiler benzersizdir. {ChainCraft; Hismiogullari, 2008; Van Immerseel, 2004}.

Ek olarak, orta zincirli yağ asitlerinin (C6-C12), viral zarfın sızmasına veya tamamen parçalanmasına neden olarak antiviral maddeler olarak da etkili olduğu kanıtlanmıştır. {Dee, 2020; Cochrane, 2016}.

Kaproik’in aksine, Bütirik asit (C4) hayvancılıkta en yaygın kullanılan ve en iyi bilinen katkı maddelerinden biridir. Bütirik asit, bağırsak yolunu kaplayan enterositler için ana enerji kaynağıdır ve sıkı bağlantı oluşumuna, villus/kript oranının iyileşmesine ve anti-enflamatuar etkilere neden olur. Butirik asit, yıllardır çok sayıda çiftlikte verimliliği artırmıştır. {Bedford, 2018}.

KARIŞIMLAR KULLANARAK BİREYSEL ASİTLERİN ETKİLERİNİN BİRLEŞTİRİLMESİ VE SİNERJİ EKLENMESİ
Artık bu iki yağ asit tuzunun, çiftlik hayvanlarında bağırsak sağlığını ve antimikrobiyal savunmayı artırma açısından tek başına sahip oldukları güçleri netleştiğine göre, bunların neden birleştirilmesi gerektiği de açık bir şekilde görülmüş oluyor. Bu asitlerin bir karışımını kullanmak hem bağırsak sağlığını hem de antimikrobiyal desteği artıracaktır.

Bu basit toplam etkilere ek olarak, bu yağ asitlerinin patojenlerle ‘işbirliği içinde’ mücadele ettiği görülmektedir. Bu sinerjinin, daha uzun yağ asitlerinin (ör. Kaproik) bakteri hücre duvarlarına zarar vermesinden ve ardından daha kısa yağ asitlerinin (ör. Bütirik) iç hücreye nüfuz edip bozmasından kaynaklandığı düşünülmektedir {Peh, 2020; Kim, 2013}.

SODYUM TUZLARI TAMPONLAMA, İŞLEME KOLAYLIĞI VE YÜKSEK SU ÇÖZÜNÜRLÜĞÜ SAĞLAR
Yağ asitleri hayvanların diyetine çeşitli formlarda (asit formu, yağ kaplı form, gliserit formu ve tuz formu) ve iki ana yoldan (yem veya içme suyu) dahil edilebilir. Sodyum tuzlarının kullanılması, asitlerin tamponlanmasını ve böylece hayvanların bağırsak yoluna ulaşmadan önce ayrışmamasını sağlar. Ayrıca, tuz formları daha az aşındırıcıdır, daha az kokuya sahiptir ve daha kolay kullanım sağlar. Ayrıca bu asitlerin sodyum tuzlarının suda çözünürlüğü çok yüksektir. Bu, sodyum tuzunu içme suyu uygulamaları için çekici bir seçenek haline getirir.

YAĞ ASİTLERİN SODYUM TUZ KARIŞIMINA EKLENMESİ İLE GÖRÜLEN VERİMLİLİK İYİLEŞMESİ
Kaproik asit ve Bütirik asidin sodyum tuzlarından oluşan bir karışım, monogastriklerin sağlık ve verimlilik iyileştirmesi için test edilmiştir. Schothorst Yem Araştırmasında yapılan testler, bu karışımı genç piliçlerin diyetine eklemenin değerini kanıtlamıştır. Hayvanlar optimal koşullarda tutulmuş ve zorlanmamış olsa da, Kaproik ve Bütirik sodyum tuzları karışımı, kontrol yemine kıyasla yine de % 3,7’lik ek vücut ağırlığı artışı (BWG) ve % 2,4’lük bir yem dönüşüm oranı (FCR) iyileşmesi sağlamıştır. Bkz. Grafik 1.

İLERİ DÖNÜŞÜM: GIDA KALINTILARININ FERMANTASYONUYLA ÜRETİLEN YAĞ ASİT TUZ KARIŞIMLARI
Kaproik ve Bütirik asitlerinin bu tam sodyum tuzu karışımı, bitki bazlı gıda artıklarının fermantasyonu ile geliştirilmiştir. Yan ürünlerin yeniden kullanılmasına yönelik bu yönteme, aksi takdirde daha düşük veya hatta negatif bir değerde atılacak olan bu yanal kolları kullanarak değerli bileşenler oluşturduğu için ileri dönüşüm adı verilir. Gıda artıklarını geri dönüştürmek için etkili ve doğal bir yöntem fermantasyondur. Yiyeceklerin fermantasyonu uzun zamandır var ve son birkaç yıldır popülaritesinde bir artış görülüyor. Tüketiciler arasında popülerliğin son zamanlarda artması, sürdürülebilir imajdan (fermantasyon, ürünün korunmasını sağlar) ve ilişkili sağlık etkilerinden (fermente gıdalar bağırsak mikrobiyomunu, besin bulunabilirliğini ve bağışıklık sistemini destekler) kaynaklanıyor. {BBC Good Food}. Yağ asit tuzu karışımları üretmek amacıyla gıda kalıntılarının fermantasyonu işleminin hayvancılık için de benzer faydaları var: öncelikle sürdürülebilir bir çözüm ve çiftlik hayvanlarının sağlığını destekleyecektir.

ChainCraft tarafından gıda kalıntılarını kullanarak Kaproik ve Bütirik sodyum tuzlarından bir karışım elde etmek için geliştirilen tescilli işlem, doğal (GDO’suz) fermantasyon sürecine dayanıyor. Bu benzersiz yöntemle, yüksek bir konsantrasyonda bu yararlı yağ asit sodyum tuzları elde ediliyor: Kaproat (% 60) ve Bütirat (% 25). Karışımın kalan %15’i, C2-C8 aralığında düz zincirli, doymuş yağ asit tuzlarından oluşuyor ve böylece ilave antimikrobiyal mukavemete katkıda bulunuyor.

Bu yağ asit tuzları karışımı suda %55 doygunluğa kadar çözünüyor ve -15 ° ila + 40 ° Celsius arasında değişen sıcaklıklarda stabil ve sıvı kalıyor. 1.120 g/L yoğunlukta suda %50 çözelti olarak sunuluyor.

YÜKSELTİLMİŞ GIDA KALINTILARINDAN TEDARİK EDİLEN KATKI MADDELERİNİN KULLANILMASININ EKONOMİK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK FAYDALARI
Kaproik asit, bulunabilirlik ve fiyat seviyelerindeki dalgalanmadan dolayı geleneksel olarak satın alması zor olan bir madde. Bu sürdürülemez arz, bu asit için tek endüstriyel kaynağın, her ikisi de bu yağ asidinin yalnızca % 0,3’ünü içeren hurma çekirdeği veya hindistancevizi yağı olmasından kaynaklanıyor. ChainCraft geri dönüşüm süreci yüksek düzeyde Kaproat (% 60) sağladığından, bu benzersiz yağ asit tuzu artık etkili bir şekilde ve önemli ölçüde daha düşük maliyetle ve sınırsız kullanılabilirlikle elde edilebiliyor.

Bütirik asit katkı maddeleri geleneksel olarak petrol yağından elde ediliyor ve aynı zamanda, Teksas’daki hava olaylarının ve COVID salgını ile Süveyş Kanalıyla ilgili lojistik sorunların bu yağ asidinin mevcut fiyat seviyeleri üzerindeki etkisinin gösterdiği üzere, fiyat ve bulunabilirlikte önemli oynaklıklar yaşanıyor. Fiyatlandırma ve bulunabilirlikteki bu aşırı oynaklığın yanı sıra, ne petrol ne hurma çekirdeği ne de hindistancevizi yağı, yağlı asit üretimi için sürdürülebilir bir ham madde. Petrol yağından türetilen bu yağ asitleri, petrol üretimi ve daha sonra yağ asitlerine dönüştürülmesi için yüksek enerji tüketimi ve karbon emisyonları gerektiriyor. Hurma çekirdeğinden veya hindistancevizi yağından türetilen yağ asitleri, üretim için yüksek karbon emisyonları gerektiriyor ve bunların kullanımı, değerli yağmur ormanlarının yok olması anlamına geliyor.

ChainCraft’ın gıda artıklarının fermantasyon yöntemiyle geri dönüşümü ile ürettiği Kaproik ve Bütirik sodyum tuzları harmanı %70 daha düşük karbon ayak izine sahip ve bu mevcut işlemlere göre üretim için enerji kullanımını %50 oranında azaltıyor. Dahası bu ürün, atıkların depolanması ve yakılmasının çevreye verdiği ciddi yüklerini azaltmaya yardımcı oluyor ve tamamen döngüsel bir tarım vizyonunu destekliyor.

ChainCraft geri dönüşüm süreci, Hollanda’daki Wageningen Üniversitesi’nde geliştirilen tescilli bir fermantasyon teknolojisine dayanıyor.

SONUÇ
İçme suyuna yağ asit tuzları eklemek, çiftlik hayvanlarının refahını ve üretkenliğini artırmak için çekici bir seçenek. Tuzlar suda oldukça çözünürdürler ve özenle tasarlanmış karışımlar kullanılarak hem bağırsak sağlığı hem de antimikrobiyal destek tek bir adımda sağlanabilir. ChainCraft’ın gıda kalıntılarının geri dönüştürülmesine yönelik tescilli fermantasyon işleminin, monogastriklerin üretkenliğini artırmada yetkin bir Kaproik ve Bütirik sodyum tuzları karışımı sağladığı kanıtlanmıştır. Bu yağ asit tuzu karışımını uygulayarak içme suyu sisteminizde yenilik yapmak, yalnızca sürünüze veya sürünüzün sağlığına ve çiftlik ekonomisine büyük faydalar sağlamakla kalmaz, aynı zamanda dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye yardımcı olur.

Jeroen van Dorp hakkında
Jeroen van Dorp, ChainCraft’ta İş Geliştirme Müdürü’dür ve tarım, gıda ile malzeme alanındaki çeşitli uygulamalarda yeni, sürdürülebilir yağ asidi bazlı ürünlerin kullanımını genişletmektedir. Organik Kimya dalında yüksek lisans derecesine sahiptir ve ana odak alanı biyo-bazlı kimyasallar, özellikle fermantasyondan türetilmiş organik asitlerdir. Jeroen, bu tutkuyu mesai saatleri dışında da geliştiriyor, çünkü kendisi hevesli bir mikro bira üreticisi ve aynı zamanda diğer ev fermantasyon türlerinden hoşlanıyor.