Fitojenikler: Sürdürülebilir bir geleceğe yol açmak

“Sağlıklı hayvanlar, sağlıklı insanların temelidir. Ve sağlıklı insanlar da, sadece tanık olduğumuz gibi bir pandemi sırasında veya sonrasında kısa bir süre için değil, istikrarlı ve üretken bir toplumun temelidir. Sonuçta, gıda zincirinin ilk halkası olan hayvan yemi, hayvan refahını ve dolayısıyla hayvan sağlığını iyileştirmeye yönelik tedbirler için doğru başlangıç noktasıdır. Tarım ve gıda endüstrisindeki şirketler, sürdürülebilirlik stratejilerine hayvan refahını giderek daha fazla şekilde dahil ediyorlar.”

Anne Möddel
Kıdemli Teknik Satış Müdürü
Dr. Eckel Animal Nutrition, Almanya

Sürdürülebilirlik denilince akla ilk gelen şey nedir? Kaynağında verimli iş? Çevre dostu üretim? Hayvan refahı? Uzun vadeli ekonomik büyüme? Sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda herkesin kendi bakış açısı ve gündemi olsa da, en önemli ve küresel olarak uygulanabilir sürdürülebilirlik hedefleri, birkaç yıl önce Birleşmiş Milletler ve FAO tarafından formüle edilen ve üye devletler tarafından kabul edilen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde (SKH’ler) yer alıyor. 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinden (SKH) üçü, özellikle sektörümüzle ilgili: Hedef 2: “Sıfır Açlık”, Hedef 3: “Sağlık ve Refah” ve Hedef 12: “Sorumlu Tüketim ve Üretim”. Hepimiz Hedef 2: Sıfır Açlık hedefine katılıyoruz. Yem üretiminde her gün bunun için çalışıyoruz. 3. ve 12. hedefler hepimiz için çok iddialı ve tüm dikkatimizi gerektiriyor.

Güvenli yem, sürdürülebilir üretim ve sağlıklı gıdaya sağladıkları katkıyla yem katkı maddeleri, bu hedeflere ulaşma stratejisinin önemli bir parçasıdır. Burada, yem ve gıdanın gelecekteki kârlı ve sürdürülebilir üretiminde kilit rol oynayan özellikle güçlü müttefiklerimiz var: fitojenikler. Onların yardımıyla şirketleri gelecekteki krizlere karşı korumayı ve uzun vadede başarılı olmayı elde edeceğiz. Ve oraya ulaşmanın yolu, sürdürülebilirlik ve hayvan refahından geçiyor.

SIFIR AÇLIK, İYİ SAĞLIK VE REFAH
Hayvansal proteine olan küresel talep, artan dünya nüfusuna karşılık gelen bir artış içinde. Açlık ve yetersiz beslenmeye karşı ortak mücadelemizde, yüksek kaliteli hayvansal protein üretimi hayati önem taşıyor. Kaliteye ek olarak, her şeyden önce mevcut kaynakları mümkün olan en iyi şekilde kullanmak ve onlardan faydalanmak söz konusu.

Sürdürülebilirliği sağlamak istiyorsak, gıda üretiminin temellerinden başlamalıyız; yani yemle. Doğru yem katkı maddelerinin büyük rol oynadığı yer burasıdır. Yem katkıları, hayvanın büyümesini artırarak performansı yükseltirler ve sonuç olarak açlıkla mücadele etmek için daha fazla protein üretirler. Sağlığı doğal bir şekilde destekleyerek gıda güvenliği ve emniyeti üzerinde olumlu bir etki yaratabiliriz.

Sağlıklı hayvanlar, sağlıklı insanların temelidir. Ve sağlıklı insanlar da, sadece tanık olduğumuz gibi bir pandemi sırasında veya kısa bir süre sonra değil, istikrarlı ve üretken bir toplumun temelidir. Sonuç olarak, hayvan refahı sorunu yem üreticileri için de giderek daha önemli hale geliyor. Sonuçta, gıda zincirinin ilk halkası olan hayvan yemi, hayvan refahını ve dolayısıyla hayvan sağlığını iyileştirmeye yönelik tedbirler için doğru başlangıç noktasıdır. Tarım ve gıda endüstrisindeki şirketler, sürdürülebilirlik stratejilerine hayvan refahını giderek daha fazla şekilde dahil ediyorlar.

SORUMLU TÜKETİM VE ÜRETİM
Doğru yem katkı maddeleri, hayvanı enfeksiyonla daha iyi başa çıkmaya hazırlar. Bu, çiftçinin ilaç kullanımını özellikle antibiyotik kullanımını azaltmasını sağlar, kontrol edilemeyen mikrobiyal direnç oluşumunu önlemeye yardımcı olur ve hem insan hem de hayvan refahını ve sağlığını destekler. Fitojenik katkı maddeleri, hayvan beslenmesinde gizli şampiyonlardır. Hayvanın bağışıklık sistemini uyararak onu hastalıklara ve dış çevresel faktörlere karşı daha dirençli hale getirirken, ahır hijyenini ve iklimini de etkiler.

Tüm bu noktalar doğrudan ekonomik faydalarla bağlantılıdır. İyileştirilmiş hayvan refahı, hayvancılık verimliliğini artırır, böylece kaynaklardan tasarruf sağlar, marjları ve kârları artırır ve yeni pazarların geliştirilmesini ve yeni müşterilere erişim sağlar.

İKLİM EYLEMLERİ
Gelecekte, giderek daha fazla insanı daha az kaynakla (örneğin su veya tarım arazisi) beslemek zorunda kalacağız. Bu nedenle, kaynakların ve ham maddelerin etkin bir şekilde kullanılması, emisyonların azaltılması, yem ve gıda kayıplarının önlenmesi ve aynı zamanda ekolojik ayak izimizin azaltılması için üretimde daha fazla verimliliğe ihtiyacımız var. Üretim yöntemlerinde yapılacak basit bir değişiklik, büyük bir kaynak tasarrufu sağlar.

Bu, özellikle kritik hava durumlarında önemli bir konudur. Nemin büyük ölçüde dalgalandığı ve sıcaklıkların 30°C’nin üzerinde olduğu zamanlarda, bunun performans ve verimlilik üzerinde belirleyici bir etkisi vardır. Deneyler, fitojenik katkı maddelerinin burada belirleyici bir avantaj sunduğunu göstermektedir.
Örneğin, Dr. Eckel’in fitojenik yem katkı maddesi Anta®Phyt, yem dönüşümünü %4’e kadar azalttı ve vücut ağırlığını artırdı (Şekil 1). Aynı zamanda, altlığın nemini %16 oranında azalttı; bu, daha iyi bağırsak sağlığının açık bir göstergesidir.

Şekil 1: Bir fitojenik yem katkı maddesinin tavuklarda performansa etkisi

Fitojenik yem katkı maddelerinden yararlanarak Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini doğrudan etkileyebiliriz. Hayvan ve insan sağlığını ve refahını destekleyerek daha verimli ve doğal olarak daha fazla gıda üretiyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE BAŞARI: HADİ KAZANALIM
Sürdürülebilirliği sağlamak istiyorsak, gıda üretiminin temellerinden başlamalıyız; yani yemle. Doğru yem katkı maddelerinin büyük rol oynadığı yer burasıdır. Yem katkıları, hayvanın büyümesini artırarak performansı yükseltirler ve sonuç olarak açlıkla mücadele etmek için daha fazla protein üretirler. Sağlığı doğal bir şekilde destekleyerek gıda güvenliği ve emniyeti üzerinde olumlu bir etki yaratabiliriz. Ve verimliliği artırarak ekolojik ayak izimizi azaltabiliriz.

Böyle yaparak toplumlarımızın, uluslarımızın ve endüstrilerimizin sağlığını ve istikrarını sağlamada hayati bir rol oynuyoruz. Her zaman yeni zorluklar ve yeni krizler olacaktır. Yapabileceğimiz ve yapmamız gereken en iyi şey, insanları ve işletmeleri krizlerin etkilerine karşı güçlendirmektir. Tarım, dünyamızın geleceğini güvence altına alacak kilit sektördür. Değer zincirindeki tüm aktörler, kendi yetenekleri dahilinde, hayvan refahının iyileştirilmesinde ve sürdürülebilirlik için çaba gösterilmesinde rol oynayabilir. O halde hadi hemen şimdi işe koyulalım. Çünkü sürdürülebilirlik ve hayvan refahı herkes için karşılığını veriyor. Ve her şey beslemeyle başlar.

Anne Möddel Hakkında
Anne Möddel, Dr. Eckel Animal Nutrition GmbH & Co. KG, Almanya Teknik Satış Müdürüdür. Bonn Üniversitesi’nde ziraat mühendisi olarak eğitimini ve tarım bilimleri alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra, Dr. Eckel’de Teknik Satış Ekibine katılmadan önce uluslararası bir yem üreticisinde domuz yetiştiriciliği uzmanı olarak çalıştı.