Küresel Yem Katkı Maddeleri Pazarı ve Trendler

Küresel yem katkı maddeleri pazarı, her geçen gün büyüyen bir pazar olarak dikkat çekmektedir. Endüstriyle ilgili bazı raporlar, pazarın 2020-2027 yılları arasında yüzde 6,1 büyüme göstereceğini ve 2027 yılında 56,22 milyar dolar değere ulaşacağını öngörüyor. Genel olarak yemden yararlanmayı artırmak, elde edilen hayvansal ürünlerin miktar ve kalitesini iyileştirmek, maliyetini düşürmek, hayvanların sağlıklarını korumak amacıyla kullanılan yem katkı maddeleri pazarında trendler ise hayvan ve insan sağlığı, refahı ve çevre faktörleri etrafında şekillenmektedir. Özellikle hayvansal üretimde doğala dönüş eğilimi ve sağlıklı beslenmeye yöneliş, yem katkı maddeleri konusunda tartışmalara yol açmaktadır. Buna paralel olarak -örneğin yoğun antibiyotik kullanımı sonucu ortaya çıkan sorunlar nedeniyle- alternatif yem katkıları da ön plana çıkmaktadır.

Derya Yıldız
Yem katkı maddeleri, Avrupa Komisyonu tarafından yem kalitesini ve hayvansal kaynaklı gıdaların (et, süt, yumurta, balık gibi) kalitesini iyileştirmek veya hayvanların performansını ve sağlığını iyileştirmek (örneğin yem malzemelerinin sindirilebilirliğini artırmak) gibi amaçlarla hayvan beslenmesinde kullanılan ürünler olarak tanımlanmaktadır. Yem malzemeleri ve premiksler bu grupta yer almamaktadır.

Yem katkı maddelerinin hayvan beslenmesinde kullanımında en önemli nokta doğru katkının, doğru zamanda ve doğru miktarlarda kullanılması ve yasal prosedürlere uyulmasıdır. Yem maddeleri ve premiksler dışında, hayvan yemlerine doğru miktarlarda ve doğru amaçlarla eklenen yem katkıları hayvan yetiştiricilerine pek çok avantaj sağlamaktadır. Bu avantajlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir;
– Yemin veya hayvansal ürünlerin kalitesini artırır,
– Hayvansal üretimi ve hayvanların refah düzeyini yükseltir,
– Sindirimi ve sindirim sistemi mikroflorasını iyileştirir,
– Yemde besin maddeleri miktarını arttırır,
– Besin maddelerinin ve yemin korunmasına katkıda bulunur,
– Hayvansal üretimin çevreye zararını azaltır.

YEM KATKILARINDA SINIFLANDIRMA VE MEVZUAT
Teknolojik katkılar, duyusal katkılar, besinsel katkılar, zooteknik katkılar, koksidiyostatlar ve histomonostatlar olarak sınıflandırılan yem katkı maddelerinin kullanımı belirli yasal mevzuatlara ve onaylara tabidir. Bu yasal mevzuat ve onaylar ülkeden ülkeye değişmektir ancak her hâlükârda sadece kullanım için yetkilendirilmiş katkılar piyasaya arz edilebilirler ve sadece yetki belgesinde belirtilen amaç için kullanılabilirler. Örneğin; Avrupa Birliği’nde satışa sunulan bütün yem katkı maddeleri Reg (EC) No 1831/2003 nolu yönetmeliğe göre onaylanmak zorundadır. Bu yasanın amacı AB’de kullanımı onaylanan bütün yem katkı maddelerinin yalnızca asıl hedef olan hayvanların değil, aynı zamanda bu işlerle uğraşanların ve sonuç olarak da söz konusu hayvansal ürünleri tüketen insanların güvenliğini sağlamaktır. Bugün dünyanın birçok ülkesinde yem katkıları için oluşturulan yasal mevzuatlarda Avrupa Birliği yönetmeliği esas alınır. AB Yönetmeliği katkı maddelerini şu şekilde sınıflandırmaktadır:

BAZI ÖNEMLİ YEM KATKISI ÜRETİCİLERİ
– Addcon Group (Almanya)
– Adisseo (Fransa)
– Archer Daniels Midland Company (ABD)
– Ajinomoto Co. (Japonya)
– Aliphos Belgium SA (Belçika)
– Alltech (ABD)
– BASF (Almanya)
– Bentoli (ABD)
– Biomin (Avusturya)
– Biotech JSC (Vietnam)
– Cargill (ABD)
– Centafarm SRL (İtalya)
– Chr. Hansen (Danimarka)
– Danisco Animal Nutrition (ABD)
– DuPont (ABD)
– Evonik Industries AG (Almanya)
– Global Nutrition International (Fransa)
– InVivo NSA (Fransa)
– Kemin Industries Inc. (ABD)
– Koninklijke DSM NV (Hollanda)
– Novozymes (Danimarka)
– Novus International, Inc. (ABD)
– NUQO Feed Additives (Fransa)
– Nutreco (Hollanda)
– Palital Feed Additives B.V (Hollanda)
– Phibro Animal Health Corporation (ABD)
– Solvay (Belçika)
– TEGASA (İspanya)

A. Teknolojik Katkılar
Teknolojik katkılar, yemlerin bozulmadan uzun süre saklanabilmelerini sağlayan maddelerdir. Yem üretimi esnasında yemin fiziksel yapısını iyileştirmek veya stabilize etmek için kullanılırlar. Genellikle hayvansal üretim üzerinde doğrudan biyolojik bir etkiye sahip değillerdir. Teknolojik katkılar AB Yönetmeliği’nde şu şekilde sıralanmaktadır:
– Koruyucular: Mikroorganizmaların ya da metabolitlerinin sebep olduğu bozulmaya karşı yemi koruyan maddeler ya da mikroorganizmalar,
– Antioksidanlar: Oksidasyonun neden olduğu bozulmaya karşı yem maddelerini ve yemleri koruyarak bunların raf ömrünü uzatan maddeler,
– Emülgatörler: Yemlerin içeriğinde bulunan iki ya da daha fazla birbirine karışmayan fazdan homojen bir karışım oluşturan ya da bu homojen karışımı muhafaza eden maddeler,
– Stabilizatörler: Yem maddelerinin fiziko-kimyasal durumunun muhafaza edilmesini sağlayan maddeler,
– Kıvam artırıcılar: Yem maddelerinin viskozitesini artıran maddeler,
– Jelleştirici ajanlar: Jel oluşumu aracılığıyla yemlere kıvam veren maddeler,
– Bağlayıcılar: Yem maddesi partiküllerinin bağlanma eğilimini artıran maddeler,
– Radyonükleit kontaminasyonunun kontrolü için kullanılan maddeler: Radyonükleitlerin emilimini baskılayan ya da atılımlarını artıran maddeler,
– Topaklaşmayı önleyici maddeler: Yem maddesi partiküllerinin birbirine bağlanma eğilimini azaltan maddeler,
– Asitlik düzenleyiciler: Yem maddelerinin pH değerini düzenleyen maddeler,
– Silaj katkı maddeleri: Silaj oluşumunu iyileştirmek amacıyla yeme katılmak için hazırlanan enzim ve mikroorganizmaları da kapsayan maddeler,
– Denatüran maddeler: İşlenmiş yem maddelerinin üretiminde kullanıldıklarında belirli gıda veya yem maddelerinin kaynağının belirlenmesini sağlayan maddeler,
– Yemin mikotoksin bulaşıklığını azaltan maddeler: Mikotoksinlerin emilimini baskılayan ya da azaltan, atılımını artıran ya da etki şeklini değiştiren maddeler.

B. Duyusal Katkılar
Duyusal yem katkıları, hayvanlardan elde edilen gıdanın görsel özelliklerini iyileştiren/değiştiren katkıları tanımlamaktadır. Söz konusu katkıların gıdanın ürün stabilitesini veya organoleptik ve besinsel özelliklerini olumsuz etkilememesi gerekir. Duyusal katkılar şunlardır:
– Renklendiriciler:
a) Yem maddelerine renk veren ya da rengi düzenleyen maddeler,
b) Hayvanların beslenmesinde kullanıldığında, hayvansal gıdalara renk veren maddeler,
c) Süs balıkları ve kuşlarının renklerini olumlu yönde etkileyen maddeler,
– Aromatik maddeler: Yem maddelerine katıldığında yemin kokusunu ve lezzetini artıran maddeler.

C. Besinsel Katkılar
Besinsel katkılar, yemin besin değerini ve buna bağlı olarak hayvanın performansını arttıran takviyeler olarak değerlendirilebilir. Besin niteliğindeki yem katkı maddeleri şunlardan oluşmaktadır:
– Vitaminler, pro-vitaminler ve kimyasal özellikleri tanımlanmış benzer etkiyi gösteren maddeler,
– İz element bileşikleri,
– Amino asitler, bunların tuzları ve analogları,
– Üre ve türevleri.

D. Zooteknik Katkılar
Zooteknik katkılar ise hayvanların sağlık veya çevre açısından performansını olumlu yönde etkileyen katkı maddelerini ifade etmektedir. Bu grupta genel olarak antibiyotiklerin yerine kullanılan doğal büyümeyi artırıcı yem katkı maddeleri ile hayvanın fizyolojik fonksiyonlarını, performansını ve refahını iyileştirici katkılar yer almaktadır. Bunları da şu şekilde sıralayabiliriz:
– Sindirim artırıcılar: Hayvan beslenmesinde kullanıldığında hedef yem maddelerine etki ederek yemin sindirimini artıran maddeler,
– Bağırsak flora düzenleyicileri: Hayvan beslenmesinde kullanıldığında bağırsak florası üzerinde olumlu etkisi olan mikroorganizmalar veya kimyasal özellikleri tanımlanmış diğer maddeler,
– Çevreyi olumlu etkileyen yem katkı maddeleri,
– Diğer zooteknik katkı maddeleri.

E. Koksidiyostatlar ve Histomonostatlar
Protozoaları (bakteri/mikro-organizmalar) öldürmek ya da çoğalmalarını önlemek amacıyla kullanılan maddeleri ifade eder. Genellikle kanatlı kümes hayvanlarının bağırsaklarına yerleşen Eimeria türü protozoaların neden olduğu koksidiyozdan (kanlı ishal) hayvanları korumak amacıyla kullanılırlar. Bu kategorideki katkılar, 2009 yılında Avrupa Birliği tarafından yasaklandı ve yerini probiyotik alternatifleri aldı. Ancak hala bazı ülkelerde kullanımı devam etmektedir.

Kanatlı eti, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek talep, düşük üretim maliyeti ve düşük ürün fiyatları nedeniyle genel et üretiminin büyümesi için birincil itici güç olarak değerlendiriliyor. Ayrıca gıdadaki besinlerin, özellikle proteinin, genel fiziksel ve zihinsel büyüme ve gelişme üzerindeki rolü ve dinamikleri hakkında artan farkındalık nedeniyle, et, yumurta veya süt formundaki hayvan kaynaklı proteinlere yönelik artan bir eğilim görülüyor. Bu durum, besin kalitesini arttırdığı için yemdeki yem katkı maddelerinin kullanımını teşvik ediyor.

KULLANIMI SINIRLANDIRILAN VEYA YASAKLANAN BAZI KATKILAR
Bir katkı maddesinin hayvan yemlerinde kullanılabilmesi için belirli koşullara uygunluğu bilimsel verilerle kanıtlanmış ve konuyla ilgili resmi kurumlar tarafından onaylanmış olması gerekir. Basit düzeyde bu uygunluk koşulları şu şekilde sıralanabilir:
1. İnsan ve hayvan sağlığı açısından tam güvenli olmalı, toksin ve kanser yapıcı etkisi olmamalı,
2. Hayvansal ürünlerin bileşimini ve teknolojik özelliklerini olumsuz etkilememeli,
3. Yemdeki ve bu yemi tüketen hayvanlardan elde edilen ürünlerdeki miktarları analitik olarak tespit edilebilmeli,
4. Performansı etkin ve ekonomik olarak artırmalı,
5. Çevre açısından güvenli olmalı, biyolojik olarak yıkılabilmeli ve çevreyi kirletmemeli,
6. Etkinliği ve stabilitesi belirlenmiş olmalı,
7. Diğer katkı maddeleriyle çapraz rezistansa yol açmamalı,
8. Ekipmanları aşındırmamalı ve korozyona sebep olmamalı,
9. Kolay elde edilebilir olmalı.

Gerek insan ve hayvan sağlığı ve refahıyla ilgili gerekse çevresel etkilerle ilgili artan bilinç ve toplumsal hassasiyet, hayvan yemlerinde kullanılan katkıların zaman içinde yeniden değerlendirilmesine neden olmuştur. Bu değerlendirmeler sonucunda, bilimdeki ilerlemelerin de katkısıyla, geçmişte yaygın olarak kullanılan pek çok katkı maddesinin, yukarıda sözünü ettiğimiz uygunluk koşullarını karşılamadığı tespit edilmiş ve bu katkıların kullanımı sınırlandırılmış veya tamamen kullanımdan kaldırılmıştır. Antibiyotik büyüme destekleyicileri, formaldehitler, etoskuin gibi katkılar bunlardan bazılarıdır:

Antibiyotik: Aşırı antibiyotik kullanımının hem hayvanların hem de insanların sağlığını riske atan antibiyotiğe dirençli bakterilerin gelişimini hızlandırdığı, günümüz dünyasının en kabul gören gerçeği. Söz konusu kullanımların yarattığı antimikrobiyal dirençle (AMR) mücadele için birçok ülkede antibiyotik büyüme destekleyicilerinin (AGP) kullanımı yasaklanmış veya kısıtlamıştır.

Formaldehit: Formaldehit uzun yıllar hayvan yemlerinde mikrobiyal kontaminasyonun tedavisi için yaygın olarak kullanıldı. Ancak AB Yönetmeliği uyarınca 2018’de yetkilendirmesi ve kullanımı reddedildi.

Etoksikuin: Etoksikuin, dünyada uzun yıllardır antioksidan olarak kullanılan bir diğer yem katkı maddesidir ancak günümüzde AB Yönetmeliğinde kullanımı durdurulan katkı maddeleri arasındadır.

Cassia sakızı: Cassia sakızı hayvan yemlerinde jelleştirici madde olarak yıllardır piyasada bulunmaktadır. 2019 yılında yapılan risk değerlendirmesi, yarı saflaştırılmış yem sınıfı cassia sakızında potansiyel olarak kanserojen olabilecek bir safsızlık (p-fenetidin) tanımladı. Saflaştırılmış cassia sakızı, bu safsızlığın çok düşük seviyeleriyle gıdada kullanıldığından, 16 Aralık 2020’ye kadar piyasadan aşamalı olarak kaldırılan yarı saflaştırılımış yem sınıfının geri çekilmesiyle, artık korunan 2019/1947 sayılı AB Yönetmeliği’nde hayvan yemlerinde kullanım için saflaştırılmış cassia sakızı olarak yerini alıyor.
YEM KATKILARI PAZARININ DEĞERİ, BÜYÜME BEKLENTİLERİ VE TRENDLER
Allied Market Research tarafından yayınlanan Hayvan Yemi Katkı Maddeleri Pazarı raporuna göre; küresel hayvan yemi katkı maddeleri pazarı 2017 yılında 19.642 milyon dolar olarak değerindeydi. Pazarın, 2018’den 2025’e kadar %6’lık bir yıllık bileşik büyüme oranı kaydederek 2025 yılına kadar 31.387 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

MarketsandMarkets tarafından daha yakın bir tarihte (Mayıs 2021) yayınlanan Yem Katkı Maddeleri Pazarı raporu da benzer veriler paylaşıyor. MarketsandMarkets raporunda, küresel yem katkı maddeleri pazarının 2021’de 38,1 milyar ABD Doları değerinde olacağı ve 2026 yılına kadar 49,6 milyar ABD Dolarına ulaşacağı ve değer açısından %5,5’lik bir yıllık bileşik büyüme kaydedeceği tahmin ediliyor.

Rapora göre; hayvansal ürünlerin tüketimindeki artış, yem üretimindeki büyüme, salgın hastalıklar nedeniyle et ürünlerinin standardizasyonu ve et kalitesini iyileştirmeye yönelik yenilikçi hayvancılık uygulamalarının hayata geçirilmesi, yem katkı maddeleri kullanımının artmasına neden oluyor. Asya Pasifik bölgesi, büyük bir hayvancılık popülasyonunun varlığı ve büyüme hızı nedeniyle gelecekte de küresel yem katkı maddeleri pazarına hakim olacak. Ayrıca bölge, özellikle Hindistan ve Japonya gibi ülkelerde yem fabrikası sayısında ve yem üretiminde artışa tanık oldu.

COVID-19’UN YEM KATKI MADDELERİ PİYASASINA ETKİSİ
MarketsandMarkets raporuna göre; COVID-19 salgını ciddi tıbbi, sosyal ve ekonomik zorluklar getirdi. Tıp camiasının başarılı teşhis ve tıbbi tedavi geliştirmeye odaklandığı yerlerde, yem endüstrisi de bağışıklık desteği sağlayarak hastalıklarla mücadele etmek için yem katkı maddeleri kullanarak hayvanlar için sağlıklı ürünler üretmeye odaklandı.

COVID-19 pandemisi nedeniyle 2020 yılında yem katkı maddeleri pazarının, çeşitli ülkelerdeki karantinalar, uluslararası sınırların kapanması ve tedarik zincirinde engellere yol açan sınır ötesi geçişlerdeki gecikme nedeniyle bir gerileme yaşadığı gözlemlendi. Sosyal mesafe ve bölgesel yönetimlerin aldığı diğer önlemler, küçük alanlarda birlikte çalışabilecek insan sayısını sınırlandırıyor. Bu nedenle, 2020’de yem katkı maddeleri pazarının büyümesinde yaşanan gerileme, esas olarak COVID-19 pandemisinin büyük etkisinden kaynaklandı.

Hükümetlerin kısıtlama önlemlerini yavaş yavaş gevşeteceği muhtemel olduğundan, yem katkı maddeleri pazarının 2026’ya kadar hafif bir büyümeye tanık olacağı düşünülüyor.

PAZAR DİNAMİKLERİ
Dinamikler: Hayvancılık temelli ürünlerin talep ve tüketiminde artış
Süt ve süt ürünleri, et ve yumurta gibi hayvansal ürünlere yönelik talep ve tüketimin artmasının, çiftlik hayvanlarının büyümesi ve gelişmesi için yem katkı maddelerinin kullanımını yönlendirmesi bekleniyor. Kanatlı eti, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek talep, düşük üretim maliyeti ve düşük ürün fiyatları nedeniyle genel et üretiminin büyümesi için birincil itici güç olarak değerlendiriliyor. Ayrıca gıdadaki besinlerin, özellikle proteinin, genel fiziksel ve zihinsel büyüme ve gelişme üzerindeki rolü ve dinamikleri hakkında artan farkındalık nedeniyle, et, yumurta veya süt formundaki hayvan kaynaklı proteinlere yönelik artan bir eğilim görülüyor. Bu durum, besin kalitesini arttırdığı için yemdeki yem katkı maddelerinin kullanımını teşvik ediyor.

Kısıtlamalar: Farklı ülkelerdeki antibiyotik yasağı
Ham madde fiyatlarındaki artış, dünya çapındaki yem üreticilerinin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri. Yem asitleri, antioksidanlar ve vitaminler; tohumlar, ağaç kabukları ve bitki yaprakları gibi doğal kaynaklardan elde ediliyor. Bu kaynaklardan özütlemenin maliyetlerinde yaşanan artış, atık biyomateryaller ve atık su arıtımı için yapılan katı yasal düzenlemelerle birleştiğinde, yem katkı maddeleri pazarının büyümesini kısıtlıyor. Yemin erişilebilir olması, endüstri için kritik bir konu haline geldi. Artan küresel nüfus ve buna bağlı olarak gıda talebindeki artışla birlikte endüstri, mısır, buğday ve arpa gibi ham yem tedarikinde ciddi bir baskıyla karşı karşıya.

Fırsatlar: Doğal büyüme destekleyicilerine geçiş
Antimikrobiyal bileşikler, büyümeyi teşvik etmek ve hastalıkları kontrol etmek için kanatlı diyetlerine yaygın olarak dahil edilir. Avrupa Birliği, çapraz direnç, gıda güvenliği ve halk sağlığına yönelik riskler nedeniyle yem sınıfı antibiyotik büyüme destekleyicilerini yasakladı. Bu nedenle, yem üreticileri modern bilimin yardımıyla antibiyotiklerin yanı sıra yeni doğal yem katkı maddeleri biçimlerini benimsiyorlar. Bu yeni nesil büyüme arttırıcılar, uygun bitki karışımları veya bitki özleri gibi bitkisel katkı maddeleri içeriyor. Yem katkı maddeleri olarak kullanılan otlar ve bitki özleri; alkaloidler, acı maddeler, flavonoidler, glikozitler, müsilaj, saponinler ve tanenler gibi farklı biyoaktif bileşenleri içeriyor. Bu nedenle, şifalı otlardan ve bitki özlerinden beklenen çeşitli etkiler var. Örneğin bu maddeler iştah ve bağırsak mikroflorası üzerinde hareket ederler. Böylece endojen enzim aktivitesini ve bağışıklık sistemini artırmak için pankreas salgılarını uyarırlar. Birçok bitki ürünü ve bileşenleri, geniş antimikrobiyal aktiviteye ve antioksidan ve yatıştırıcı özelliklere sahiptir.

Zorluklar: Yem ve hayvancılık üretim zincirinin sürdürülebilirliği
Küresel yem endüstrisi, tüm büyük çiftlik hayvanları ve çiftlik balığı türleri için yem dönüşüm oranlarını iyileştirerek yem verimliliğini artırmaya odaklanıyor. Yem ve hayvancılık endüstrileri, tüm zinciri kapsayan, yaşam döngüsü analizine dayalı, uyumlu bir çevresel ayak izi metodolojisi geliştirerek sürdürülebilirliği sağlayabilirler. Ortak metriklerin geliştirilmesi, daha geniş bir kaynak verimliliği göstergeleri yelpazesinin hesaplanmasına da yardımcı olabilir. Yem bileşenlerinin verimli kullanımı, kaynak verimli yem üretimi yoluyla hayvancılığın çevresel etkilerinin azaltılmasını destekleyebilir. Diğer işleme endüstrilerinden yan ürünlerin kullanılması da, arazide yetişen ürünler üzerindeki baskıyı azaltabilir.

Katkı türleri bazında koruyucular
Yem koruyucularının 2021-2026 tahmin dönemi boyunca yem katkı maddeleri pazarındaki en yüksek yıllık bileşik büyüme oranını sergilemesi bekleniyor. Yem üreticisinin yemin raf ömrünü uzatmaya odaklanması nedeniyle, yem koruyucularına olan talep arttı. Son 60 yılda, hayvancılıkta önemli diyet değişiklikleri meydana geldi ve bu da küf önleyiciler ve topaklanma önleyici maddeler gibi yem koruyucularına olan ihtiyacın ve kullanımın artmasına neden oldu.

Hayvancılık bazında kanatlılar
Hayvan türleri bazında kümes hayvanı segmentinin, 2021-2026 tahmin döneminde pazardaki en büyük ve en hızlı büyüyen segment olması bekleniyor. Tüketicilerin hayvan sağlığına yönelik artan hassasiyeti ve belirli bir yumurta sarısı ve et rengine yönelik tercihi, kanatlı yem katkı maddelerine olan talebin artmasına neden oluyor.

Formuna göre kuru segment
Yem katkı maddeleri pazarı, katkının formuna göre kuru ve sıvı olarak bölümlere ayrılıyor. Kuru form, yemle karıştırılması, depolanması ve işlenmesi daha kolay olduğu için yem üreticileri ve yetiştiriciler arasında daha yüksek bir talebe sahiptir. Bunun pelet ve püre formlarında bulunması, tüketicilerin karıştırma teknikleri açısından seçeneklere sahip olmalarını sağlıyor ve bu segmentin büyümesini destekliyor.

Kaynağa göre sentetik katkılar
Kaynağa göre, sentetik segmentin 2021-2026 tahmin dönemi boyunca en hızlı şekilde büyümesi bekleniyor. Ham maddelerin daha kolay bulunabilmesi ve daha düşük üretim maliyetleri, sentetik yem katkı maddelerine olan talebi yönlendiren başlıca faktörler. Doğal segmentten daha güçlü pazar penetrasyonunun, sentetik yem katkı maddeleri için de daha yüksek bir büyüme oranı sağlayacağı düşünülüyor.

Kaynaklar:
1. European Commission, Animal Feed – Feed Additives, https://ec.europa.eu/food/food/animal-feed/feed-additives_en
2. Food Standards Agency, Business guidance, Animal feed additives, https://www.food.gov.uk/business-guidance/animal-feed-additives
3. Oregon State University, A guide to the principles of animal nutrition, XIX. Feed Additives, https://open.oregonstate.education/animalnutrition/chapter/chapter-19/
4. Regulation (EC) No 1831/2003 of The European Parliament and of The Council, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/HTML/?uri=CELEX:32003R1831&from=EN
5. Allied Market Research, Global Animal Feed Additives Market Opportunities and Forecasts, January 2019, https://www.alliedmarketresearch.com/animal-feed-additives-market
6. MarketsandMarkets Research, Feed Additives Market, May 2021, https://www.marketsandmarkets.com/Market-Reports/feed-additives-market-870.html