Metro Türkiye’den “Yediği Önünde, Yemediği Yarında” balık projesi

Metro Türkiye, sürdürülebilir balıkçılığı desteklemek amacıyla Hatko Su Ürünleri ve Skretting’in katkılarıyla “Yediği Önünde, Yemediği Yarında” projesini Muğla’nın Bodrum ilçesinde hayata geçirdi.

Metro Türkiye’den “Yediği Önünde, Yemediği Yarında” balık projesiTürkiye’de kendi markası altında kültür balıklarına raflarında yer veren ‘ilk’ ve ‘tek’ marka olan Metro Türkiye, bu yıl itibarıyla sürdürülebilir balıkçılığı destekleme amacıyla ‘Yediği Önünde, Yemediği Yarında’ projesini hayata geçirdi. Metro Türkiye’nin öncülüğünde balık yemi tedarikçilerinden Skretting firması ve balık üreticisi Hatko Su Ürünleri ile iş birliği içerisinde gerçekleştiren proje, Muğla’nın Bodrum ilçesinde başlatıldı.

Projesi kapsamında, Türkiye’de endüstriyel boyutta ilk kez levrek ve çipuranın yetiştiriciliğinde alg yağı içeren yem kullanılacak. Bu yem, balıkta omega 3 yağ asitlerinin değerlerinin artmasını sağlıyor. Bu yem sayesinde 150 ton üretim hedeflenen projede, 180 ton deniz balığı da kurtarılmış olacak. Bu, 30 bin kişinin yıllık balık ihtiyacının karşılanması anlamına geliyor. Proje kapsamında yetiştirilen ilk levrek ve çipuralar ise 13-16 ay sonra sofralara gelecek.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIĞININ GELİŞİMİNE DESTEK
Metro Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Sinem Türüng
, konuyla ilgili açıklamasında şunları dile getirdi: “Dünyadaki deniz stoklarının yüzde 85’i ya tamamen kullanılmakta ya da aşırı avlanmaktadır. Şu anda 7,5 milyar insandan oluşan global bir toplum olarak sayımızın 2050 yılına doğru 9,5 milyara ulaşması bekleniyor. Sonuç olarak, mevcut global gıda üretim kapasitesinin bu yüzyılın ortalarına doğru neredeyse iki katına çıkması gerektiği öngörüsü, uzun vadeli gıda ve besin güvenliği konusunu bugün karşı karşıya olduğumuz en acil zorluklardan biri haline getiriyor. Balıklar da insan sağlığına olan faydaları ile sofralarımızın vazgeçilmez ürünleri arasında yer alıyor. Özellikle kendi markalı ürünlerimiz için en iyi kalitede, izlenebilir ürünler için uzun yıllardır çalışan bir marka olarak bu konudaki tecrübe ve bilgi birikimimizi bu projemizde de uyguluyoruz. Yediği Önünde, Yemediği Yarında projemizin ülkemizde sürdürülebilir balıkçılığının gelişimine destek olacak, böylelikle sofralara daha fazla balığın sağlıklı yöntemlerle ulaşmasını sağlayacak ve ekonomiye katkıda bulunacak önemli bir proje olacağına inanıyoruz. Hem tüketicilerin hem de sektörümüz ve ülkemiz için sürdürülebilir balıkçıkta örnek teşkil edecek bu projemizi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz.”

TÜRKİYE’Yİ VE SEKTÖRÜ DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAK
Hatko Grup Genel Müdürü Baran Ergüven
de sürdürülebilirliğin her alanda önem kazandığı bugünlerde sağlıklı ve kaliteli su ürünlerinin üretim süreçleri sırasında da çevreye ve doğal kaynaklara olan etkilerini en az düzeyde tutmanın büyük önem taşıdığını belirtti. Ergüven, “Biz de bu yönde ortaya koyduğumuz misyonumuz doğrultusunda, eğitimli ve tecrübeli ekibimiz ile uluslararası kabul görmüş en güncel kalite, çevre ve sosyal sorumluluk standartlarına uygun olarak, sağlıklı ve kaliteli levrek ve çipura üretimi yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Metro Türkiye’nin öncülüğünde Skretting firması ile birlikte gerçekleştirdikleri ve yıllardan beri izledikleri misyon ile örtüşen bu proje kapsamında, balıkçılığın sürdürülebilirliği alanında yaptıkları çalışmaların Türkiye’yi ve sektörü daha da ileriye taşıyacağına inandıklarını belirten Ergüven, bu iş birliğinin bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını aktardı.

KÜRESEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÜZERİNDE GERÇEK BİR ETKİ YARATMAK
Skretting Genel Müdürü Ziya Özaydın
da proje hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: “Metro Türkiye’nin bizleri bir araya getirdiği bu projesi Türkiye’de balık üretimi değer zincirinde çok paydaşlı bir hareket. Projenin tüm tarafları sağlıklı deniz ürünleri tedarikini güvence altına almaya yardımcı oluyor ve su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik sürdürülebilirlik hedeflerinin gerçekleşmesi için birbirlerini destekliyor. Bunu başarmak için ‘Yediği Önünde, Yemediği Yarında’ projemizde kullandığımız alg yağı gibi endüstri büyüdükçe kullanılabilirliği artacak olan inovatif kaynaklara da yönlenmemiz gerekiyor. Alternatif ham maddeler bulmak ve ölçeklendirmek inovasyon gerektirir ve bunu ancak değer zinciri boyunca yakın iş birliği ve stratejik ortaklıklar yoluyla sürdürebiliriz. Skretting’de yeni içeriklerin uygulanmasındaki en büyük sınırlamanın ölçek olduğunu gördük. Bu proje, gerekli kaynakları harekete geçirmek için oyunun kurallarını değiştiren bir diyaloğa izin veriyor ve projeye neden dahil olduğumuzu vurguluyor. Paydaşlarımız Metro Türkiye ve Hatko ile birlikte küresel sürdürülebilirlik üzerinde gerçek bir etki yaratabileceğimize inancımız tam.”