Mikotoksinlerin gizemini çözmek

Küresel olarak mikotoksinler, yem tedarik zincirinde her zaman var olan bir tehdittir ve yalnızca hayvan sağlığı için değil, aynı zamanda insan sağlığı için de risk teşkil ederler. Özellikle de aşırı hava koşulları ve depolama şartlarıyla ilgili zorluklar nedeniyle yüksek mikotoksin seviyelerinin hayvan yemine ve ardından gıda tedarikine girebileceği anlamına geldiği Afrika ve Asya gibi bölgelerde… Görünmez doğaları nedeniyle yem bileşenlerindeki veya bitmiş yemdeki mikotoksin kontaminasyonunu belirlemenin tek doğru yöntemi, bir mikotoksin testi yapmaktır; yani bu veriler güvenli hayvan yemleri üretmek için çok önemlidir.

Martin Minchin
Küresel Pazarlama Müdürü
Alltech® Mikotoksin Yönetimi

Tarımın dijitalleştirilmesi, sektörün hayvan refahı, gıda güvenliği ve çevresel sürdürülebilirliği çevreleyen bazı acil zorlukların üstesinden gelebileceği kilit yollardan biri olarak giderek daha fazla dikkat çekiyor. Çoğu endüstride olduğu gibi, veri toplama da nadiren sorun teşkil eder. Aksine sorun, bu verilerin yorumlanması ve ortaya çıkan yeni teknolojilerin zenginliğinin gerçek değerini yakalamada genellikle sınırlayıcı faktörler olan eyleme geçirilebilir içgörülere dönüştürülmesidir.

Küresel olarak mikotoksinler, yem tedarik zincirinde her zaman var olan bir tehdittir ve yalnızca hayvan sağlığı için değil, aynı zamanda insan sağlığı için de risk teşkil ederler. Özellikle de aşırı hava koşulları ve depolama şartlarıyla ilgili zorluklar nedeniyle yüksek mikotoksin seviyelerinin hayvan yemine ve ardından gıda tedarikine girebileceği anlamına geldiği Afrika ve Asya gibi bölgelerde… Sadece 2018 yılında, ABD’de tahmini 63,5 milyon metrik ton tahılın mikotoksinlerle kontamine olması, akabinde hayvan yemi endüstrisinde zincirleme ekonomik etkilere yol açtı. Bu, mikotoksinle mücadelenin önemini vurgulamak adına iyi bir örnektir. Görünmez doğaları nedeniyle yem bileşenlerindeki veya bitmiş yemdeki mikotoksin kontaminasyonunu belirlemenin tek doğru yöntemi, bir mikotoksin testi yapmaktır; yani bu veriler güvenli hayvan yemleri üretmek için çok önemlidir. Mikotoksin varlığını belirlemeye yönelik analitik teknolojiler, gelişmeye devam ediyor ve mikotoksin tehdidine ilişkin daha fazla içgörü sağlıyor. Yaygın olarak kullanılan analitik yaklaşımlar arasında kromatografi, immünodeteksiyon veya ardışık (tandem) kütle spektrometrisi ile birleştirilmiş sıvı kromatografi yer alır. Her yıl yem tedarik zincirinin farklı noktalarından çok sayıda mikotoksin testi verisi toplanır.

Alltech 37+® ham maddelerde veya bitmiş yemlerde 54 adede kadar mikotoksin tespit edebilir.

GÖRÜNMEZ TEHDİTLERİ ORTAYA ÇIKARMA
Alltech Mikotoksin Yönetim Programının ana hedeflerinden biri, mikotoksinleri daha görünür kılmak ve mikotoksin kontrolü söz konusu olduğunda etkili kararlar almaları için paydaşlara yem tedarik zinciri boyunca mümkün olan en iyi bilgiyi sağlamaktır. Test, bunun çok önemli bir bileşenidir. Alltech 37+® mikotoksin analiz laboratuvarları ile Alltech RAPIREAD® saha test kitleri arasında, yıllık yaklaşık 30.000 mikotoksin testi gerçekleştirilecek ve bu testler, dünya genelinde yemlerdeki mikotoksin varlığının kapsamını ortaya çıkarmaya yardımcı olacaktır.

Ancak yem üreticileri ve hayvan yetiştiricileri, mikotoksin kontrolüne ilişkin karar verirken bu zengin veriyi nasıl kullanıyor? Alltech ® Mikotoksin Yönetim Portalı, ilk lansmanından bu yana hem laboratuvar hem de saha testlerinden elde edilen verileri kullanarak, kullanıcılara mikotoksin test sonuçlarını görüntüleyebilecekleri ve yönetebilecekleri, kullanımı kolay bir çevrimiçi araç sağlamıştır. Bu verileri aktif olarak yönetmenin ve kullanmanın, eyleme geçirilebilir en uygun içgörüleri oluşturmanın önemini kabul eden Alltech® Mikotoksin Yönetim ekibi, yakın zamanda portalın güncellenmiş bir sürümünü kullanıma sundu. Bu son güncellemelerle, kullanıcılar artık, mikotoksin test verilerinin anlaşılması kolay bir biçimde görselleştirilmesine özel bir vurgu yaparak, bir dizi yenilikçi özelliğe erişebiliyor. Kullanıcılar, mikotoksin test verilerine günün her saati güvenli erişime sahip olacak, küresel mikotoksin kontaminasyon eğilimlerini görebilecek, farklı türlere yönelik riskleri değerlendirebilecek ve farklı içerik maddeleri ve zaman dilimlerinde mikotoksin desenlerini karşılaştırabilecek. Mikotoksin riskini bilmek önemli bir adımdır; ancak Alltech aynı zamanda bu riskin bir hayvancılık işletmesinin işi için fiziksel ve finansal performans açısından ne anlama geldiğini ölçme ihtiyacına da güçlü bir şekilde inanmaktadır. Riske Eşdeğer Miktar (REQ) ve Alltech PROTECT™ gibi araçları kullanarak risk değerlendirmesi yapılması, ekiplerimizin mikotoksinlerin hayvanlar üzerindeki potansiyel etkisini ve bu zorlukları başarıyla azaltmak için gerekli adımları gerçekten anlamaları için üreticilerle birlikte çalışmasına imkan tanıyor.

Alltech’in kuzeydoğu ABD’deki temsilcisi olan John Winchell, son birkaç yıldır mahsul kalitesini çevreleyen nüansları ve mikotoksin riskini kontrol etmenin en etkili yöntemlerini daha iyi anlamak için genellikle “mikotoksin merkezi” olarak adlandırılan bu bölgedeki çiftliklerde, mikotoksin test verilerini aktif olarak analiz etmektedir.

John, yem bileşenlerini mikotoksinler açısından test etmenin yanı sıra, yem kalitesini ve akabinde hayvan verimliliğini etkileyebilecek faktörlerin daha iyi bir genel resmini oluşturmak için hava durumu modellerini, mahsul hastalık durumunu ve hasat tarihlerini de inceliyor.

John, “Yeni portal ve diğer analitik araçlar gibi teknolojilerin hem müşterilerime hem de bana getirebilecekleri konusunda gerçekten heyecanlıyım” diyor ve devam ediyor: “Mikotoksinler üzerinde çalışmak büyüleyicidir ve bunun gibi araçlar, devam eden zorluklarla etkili bir şekilde mücadele etmek için ne yapmamız gerektiğine dair anlayışımızı geliştirmemize yalnızca yardımcı olabilir.”

GELECEKTEKİ MİKOTOKSİN ZORLUKLARINA HAZIRLANMAK
Değişen bir iklim ve daha aşırı hava koşulları, daha rejeneratif toprak işleme uygulamalarına geçiş ve sürdürülebilirliği artırmak adına tasarlanan yeni tarım politikası çerçeveleri, önümüzdeki yıllarda mikotoksin kontaminasyon profillerini etkileyecek faktörlerden sadece birkaçı. Yakın zamanda başlatılan Avrupa Yeşil Anlaşması, hayvan yemlerinde mikotoksinlerin varlığı söz konusu olduğunda istenmeyen sonuçlara yol açabilecek politika çerçevelerinden biridir. Avrupa Birliği genelinde pestisit kullanımını azaltma ve daha çevre dostu toprak işleme uygulamalarını teşvik etme hırsı, küf ve mikotoksin riskini azaltmak için tahıl ve yem üreticilerinin güvenebileceği yönetim araçlarının sayısını gerçekten azaltabilecek faktörlerden sadece birkaçıdır.

Bu değişen tarımsal ortamda, mikotoksinlerin yem ve gıda arzı üzerindeki olumsuz etkisini sınırlamak için yem tedarik zincirinde her zamankinden daha fazla doğru verilere ihtiyaç duyulacaktır.

Veri yönetimi yeteneklerindeki gelişmelerden yararlanıldığında, en iyi sonuçların, hasat sonrası mikotoksin testinden mahsul depolamaya ve gerektiğinde yem katkı teknolojilerinin kullanımına kadar tarımsal uygulamalar, hava durumu ve mahsul durumu gibi hasat öncesi bilgileri içeren entegre bir yönetim yaklaşımından gelmesi muhtemeldir. Bu tür yöntemler, kaçınılmaz olarak, tarım sektörü içindeki ve dışındaki kuruluşlar arasında yenilikçi işbirliklerini gerektirecektir. Bu tür bir ortak düşünce, endüstrinin yem tedarik zincirindeki israfı en aza indirmek, hayvanlara optimum verimlilik için en kaliteli yemleri sağlamak ve son tüketiciye sürdürülebilir ve güvenli gıda sunmak için elinden gelen her şeyi yapmasını sağlamak adına gerçek bir fırsat sunuyor.

Martin Minchin Hakkında
2010 yılında tarım ve arazi yönetimi alanında lisans derecesi ile mezun olan Martin Minchin, Norveç merkezli yem ve mahsul bakımı uzmanı Kverneland Group’a katıldı. Lisansüstü çalışmaları arasında University of Wales Trinity Saint David’den MBA derecesi ve UCD Michael Smurfit Business School’dan gıda işletme stratejisi alanında yüksek lisans derecesi bulunmaktadır. 2017 yılında yüksek lisansını tamamlayan Martin, Alltech’e katıldı ve şimdi Mikotoksin Yönetim Programı için pazarlama müdürü rolünü üstleniyor.