Nem optimizasyonu: Yem kalitesi ve yem fabrikası verimliliği nasıl korunur

Bu makalede, yem fabrikası verimliliğini sürdürülebilir şekilde artırmak için doğru proses yardımcısı seçiminin nasıl önemli olduğunu ele alıyoruz. Peletleme işleminden önce püre yeme ön şartlandırma işlemi yapılırken nem yönetimine odaklanılması, yem üreticilerinin hem ekonomik hem de kalite açısından fayda elde etmelerini sağlar. Optimum nem seviyeleri, yem kalitesini korur ve yem fabrikası verimliliğini destekler. SURF•ACE’nin yüzey aktif madde ve koruyucu bileşenleri, nem emilimini ve tutulmasını optimize eder.

Sabria Regragui Mazili
EW Nutrition

İklimle ilgili zorluklar, ham madde kalitesindeki değişkenlik ve teknik kısıtlamalar göz önüne alındığında, yem üreticilerinin karma yemdeki su içeriğini optimize etmesi zor olabilir. Yemde bulunan çok fazla miktardaki nem, yüksek sıcaklıklarla birlikte küf oluşumunu destekleyebilir. Küfler, enerjiyi ve besin maddelerini tüketir, yemi tatsız hale getirerek bozar. Daha da kötüsü, bazı küfler toksin salarak hayvanların sağlığına ve performansına zarar verir. Öte yandan, yemde bulunan çok az miktardaki nem, pelet dayanıklılığı üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Bu durum ince tanelerin seviyesini arttırır, proses kaybını ve enerji tüketimini arttırırken pres verimini düşürür (Moritz ve diğerleri, 2002).

Bu makalede, yem fabrikası verimliliğini sürdürülebilir şekilde artırmak için doğru proses yardımcısı seçiminin nasıl önemli olduğunu ele alıyoruz. Peletleme işleminden önce püre yeme ön şartlandırma işlemi yapılırken nem yönetimine odaklanılması, yem üreticilerinin hem ekonomik hem de kalite açısından fayda elde etmelerini sağlar.

NEM YÖNETİMİ NEDEN HEM YÜZEY AKTİF MADDELER HEM DE ORGANİK ASİTLER GEREKTİRİR
Nem yönetimi, belirli göstergelerin izlenmesiyle başlar. Nem içeriği, bir maddenin içerdiği toplam su miktarını ölçer ve genellikle toplam ağırlığın yüzdesi olarak ifade edilir. Yem üreticileri, kaliteyi, verimi ve kârlılığı optimize etmek için tüm proses aşamalarında ham maddelerin, püre yemlerin ve peletlerin nem içeriğini izler.

Bununla birlikte, küf oluşumunu önlemek için kritik gösterge su aktivitesidir (aw). Basitçe söylemek gerekirse; bakteri, maya ve küf gibi mikroorganizmalar genellikle belirli bir su aktivitesi seviyesinin altında büyümeyeceklerdir ve su aktivitesi ne kadar yüksek olursa mikrobiyal büyüme şansı o kadar yüksek olacaktır (Roos, 2003). Su aktivitesi teknik olarak, bir maddedeki suyun kısmi buhar basıncının, aynı sıcaklık ve basınç koşulları altında saf suyun kısmi buhar basıncına oranı olarak tanımlanır. Bu ifadeyle anlatılmak istenen, su moleküllerinin ne kadarının yemdeki kimyasal gruplara zincirlenmediği ve dolayısıyla mikrobiyal büyümeyi desteklemek için uygun olduğudur. Bu durum, gıda ve yemlerin güvenliğini ve kalitesini etkileyecektir.

Aşağıdaki tablo, yemi kirleten yem mantarların büyümeye ve dünya çapında hayvansal üretime ciddi şekilde zarar veren mikotoksinleri üretmeye başladığı su aktivitesi seviyelerini listelemektedir.

YEMİ SAF SUYLA ŞARTLANDIRABİLİR MİYİZ?
Öğütme ve karıştırma sırasında meydana gelen yoğun sürtünme ısı ortaya çıkarır ve bununla birlikte püre yemdeki nem buharlaşarak kaybolur. Nem, üretim verimini ve yem kalitesini sağlamak için kritik öneme sahiptir ve bu yüzden sisteme geri eklenmelidir. Nem seviyeleri çok düşükse, peletleme işlemi, nihai kalite açısından etkisiz olacaktır. Ayrıca daha yüksek enerji tüketimi nedeniyle üretim maliyeti de artacaktır. Ancak, sadece su eklemek de işe yaramaz: Saf su, yeme kolayca bağlanmaz; yem yüzeyinin etkin bir şekilde “üstüne oturur”, yemin su aktivitesini arttırır ve böylece mikrobiyal büyüme için mükemmel bir alt katman (substrat) haline gelir. Ayrıca, yem soğutulduğunda saf su büyük ölçüde tekrar buharlaşır ve bu da bitmiş yemde ağırlık kayıplarına neden olabilir.

YÜZEY AKTİF MADDELER
Bu nedenlerle şartlandırma aşamasında, hidratlama çözeltisine yüzey aktif maddelerin eklenmesi kritik öneme sahiptir. Yüzey aktif maddeler, suyun davranış şeklini değiştirir: suyun yüzey gerilimini azaltarak yem partiküllerinin suyu emmesini ve yemin her tarafına eşit olarak dağılmasını sağlar. Geliştirilmiş nem tutma miktarı, şunları sağlayabilir:
• Şartlandırma sırasında nişasta jelatinleşmesini kolaylaştırabilir (peletin daha dayanıklı ve yemin daha sindirilebilir olması önemlidir),
• Soğutma aşamasında yem büzülmesini minimuma indirebilir,
• Sürtünmeyi ve dolayısıyla pelet kalıbı için gereken enerjiyi azaltabilir (öğütme verimliliğini artırır) ve
• Su aktivitesini azaltarak mikrobiyal büyümeyi engelleyebilir.

ORGANİK ASİTLER
Yüzey aktif maddeler, küf kontrolüne katkıda bulunurken, yem üreticileri de organik asitlerin yardımına ihtiyaç duyar. Buradaki hedef, yemdeki nem içeriğini optimize etmek ve üretim hatları boyunca küf (yeniden) kontaminasyon tehlikelerini önlemektir.

En etkili olan propiyonik asidin nasıl çalıştığını ele alalım: Propiyonik asit ayrışmamış haldeyken, tüm hidrojen iyonlarını moleküle bağlamış durumdadır. Bir kalıp hücresine girdiğinde ise propiyonik asit ayrışır, yani hidrojen iyonları molekülden ayrılır. Bunlar, küf hücresindeki hücre içi pH’ı düşürürler ve küfün metabolik geçişlerini engelleyerek hücre ölümüne yol açarlar (Smith ve diğerleri, 1983).

Soya fasulyesi küspesi, mısır, buğday, arpa ve kabuğu alınmış yulaf gibi yaygın yem bileşenleri genellikle birkaç ay boyunca depolanır. Değişken ve muhtemelen zorlu sıcaklık, oksijen ve nem koşulları göz önüne alındığında, su aktivitesi seviyeleri kolayca yükselebilir (Mannaa ve Kim, 2017) – böylece hedeflenen organik asidin uzun süreli mantar önleyici aktivitesi daha da önemli hale gelir.

SURF•ACE: FABRİKA PERFORMANSINI VE PELET KALİTESİNİ ARTIRIN
Organik asitlerin ve yüzey aktif maddelerin sinerjik bir karışımı, soğutma sırasında sonraki nem kaybını veya küf oluşumunu riske atmadan nem ekleme hedefine ulaşılmasına yardımcı olur. Bu, yem kalitesini sağlama ve üretim verimliliğini artırma hedefine en iyi şekilde ulaşmak için özenle formüle edilmiş SURF•ACETM yem fabrikası proses yardımcısının arkasındaki çalışma prensibidir. Bu hedefe ulaşmak, yem kaynaklarının optimum şekilde kullanılması ve enerji gereksinimlerinin azalması anlamına gelir – her ikisi de yem endüstrisinin çevresel “ayak izini” destekler.

GELİŞTİRİLMİŞ PRES VERİMİ
Artan yağ seviyelerine sahip diyetlere SURF•ACE eklemenin etkisi, aynı elektrik tüketimi koşulları altında, saatte 5 ila 20 ton arasında değişen üretim kapasitelerine sahip 40’tan fazla yem fabrikasında değerlendirilmiştir. SURF•ACE suya eklenir ve bu hidratlama solüsyonu püre yemi yağlar ve asıl peletleme işleminden önce kalıplardaki sürtünmeyi azaltmayı başarır. Sonuçlar, şartlandırma aşaması sırasında SURF•ACE ilavesinin, ne kadar ön şartlandırma solüsyonu uygulandığına ve diyetteki yağ düzeyine bağlı olarak, saf su şartlandırmasına kıyasla basıncı (t/h) %9 ile 23 arasında arttırdığını göstermektedir:

Bu senaryoda yağın rolü nedir? Diyet yağı, yem ile pelet kalıbı arasında bir yağlayıcı görevi görerek kalıp içindeki basıncı azaltır. Karıştırıcıya dahil edilen yağ yüzdesi ne kadar yüksek olursa, püreyi işlemek için gereken enerji o kadar düşük olur (Pope, Brake, ve Fahrenholz, 2018). SURF•ACE’de bulunan yüzey aktif maddelerin emülsifiye edici etkisi vardır; suyun yemin yağ elementine bağlanmasına yardımcı olurlar. Su ve yağın emülsiyonu, yağ gibi “davranır”, presin yağlanmasını iyileştirir ve aynı elektrik tüketimi ile daha yüksek verim sağlar.

SURF•ACE eklenmesi pres verimini artırır *Yüksek yağlı diyetlere büyük miktarlarda hidratasyon solüsyonu dahil etmek, yemin dayanıklılık değerlerini olumsuz etkileyebilir.

DAHA YÜKSEK PELET KALİTESİ
SURF•ACE ilavesi, yüksek yağlı diyetlerde yaygın bir sorun olan pelet dayanıklılığını olumsuz yönde etkilemez (Moritz ve diğerleri, 2003). Aksine, daha fazla kristal nişasta jelatinleştiği için pelet dayanıklılığını arttırır. Bu, Holmen pelet dayanıklılık testi için iyileştirilmiş sonuçlar anlamına gelir: Peletlerin, örneğin torbalama ve nakliye sırasında ve besleme hatlarında önemli ölçüde pnömatik işleme dayanması gerekir. Holmen pelet test cihazı (pelet dayanıklılığını değerlendirmek için endüstri standardı), bu işlemeyi simüle eder ve pelet dayanıklılık indeksi (PDI) olarak ifade edilen “ince madde üretim” yüzdesini hesaplar. SURF•ACE, altı farklı kanatlı karma yem türünde pelet kalitesini ve dolayısıyla PDI’yi iyileştirir. Daha az ince tane, yem üreticileri için daha az yeniden işleme ve hayvanlar için daha yüksek lezzet anlamına gelir.

SURF•ACE ilavesi pelet dayanıklılığını artırır

KARMA YEM ÜRETİMİNDE BİR SONRAKİ SEVİYE
Karma yemde optimum nem seviyelerine ulaşmak, teknik kısıtlamaları, ham madde değişkenliğini, mikrobiyal zorlukları ve rekabetçi yem pazarlarının fiyat baskılarını içeren karmaşık bir dengeleme eylemidir. Yem fabrikaları genellikle belirli bir konfor bölgesi, üretim sorunlarını en aza indirdikleri bir verim ve kalite seviyesi içinde çalışır. Çift yüzey aktif madde ve koruyucu etkileri sayesinde SURF•ACE yem fabrikası proses yardımcısı, konfor alanını iki boyutta genişletir: Ekonomik açıdan bakıldığında, geliştirilmiş yağlama, fabrikalara performans seviyelerini, ekipmanlarının potansiyel kapasitesine daha yakın hale getirme veya daha düşük elektrik kullanımında aynı sonuçları elde etme seçeneği sunar. Yem kalitesi açısından ise etkili küf önleme ve iyileştirilmiş pelet kalitesi, daha güvenli, daha lezzetli yem sağlar – ve buradan, hepimiz için güvenli, besleyici bir gıda için tam döngüye ulaşırız.

Referanslar
• Magan, Naresh, David Aldred, and Vicente Sanchis. “The Role of Spoilage Fungi in Seed Deterioration.” Essay. In Fungal Biotechnology in Agricultural, Food, and Environmental Applications, edited by Dilip K. Arora, 311–23. New York: Marcel Dekker, 2004.
• Mannaa, Mohamed, and Ki Deok Kim. “Influence of Temperature and Water Activity on Deleterious Fungi and Mycotoxin Production during Grain Storage.” Mycobiology 45, no. 4 (2017): 240–54. https://doi.org/10.5941/myco.2017.45.4.240.
• Moritz, J. S., K. J. Wilson, K. R. Cramer, R. S. Beyer, L. J. McKinney, W. B. Cavalcanti, and X. Mo. “Effect of Formulation Density, Moisture, and Surfactant on Feed Manufacturing, Pellet Quality, and Broiler Performance.” Journal of Applied Poultry Research 11, no. 2 (2002): 155–63. https://doi.org/10.1093/japr/11.2.155.
• Moritz, J. S., K. R. Cramer, K. J. Wilson, and R. S. Beyer. “Feed Manufacture and Feeding of Rations with Graded Levels of Added Moisture Formulated to Different Energy Densities.” Journal of Applied Poultry Research 12, no. 3 (October 1, 2003): 371–81. https://doi.org/10.1093/japr/12.3.371.
• Pope, J. T., J. Brake, and A. C. Fahrenholz. “Post-Pellet Liquid Application Fat Disproportionately Coats Fines and Affects Mixed-Sex Broiler Live Performance from 16 to 42 d of Age.” Journal of Applied Poultry Research 27, no. 1 (March 1, 2018): 124–31. https://doi.org/10.3382/japr/pfx054.
• Roos, Y. H. “WATER ACTIVITY | Effect on Food Stability.” Essay. In Encyclopedia of Food Sciences and Nutrition Second Edition, edited by Luiz Trugo and Paul M. Finglas, 6094–6101. Cambridge, MA: Academic Press, 2003.
• Smith, Philip A., Talmadge S. Nelson, Linda K. Kirby, Zelpha B. Johnson, and Joseph N. Beasley. “Influence of Temperature, Moisture, and Propionic Acid on Mold Growth and Toxin Production on Corn.” Poultry Science 62, no. 3 (1983): 419–23. https://doi.org/10.3382/ps.0620419.

Sabria Regragui Mazili Hakkında
Sosyal bilimler alanında eğitim alan Sabria Regragui Mazili, 2019 yılında EW Nutrition’a katılmadan önce Berlin, Brüksel ve Londra’da iletişim danışmanı olarak çalıştı. Bir bilim editörü olarak, hayvan sağlığından sürdürülebilirliğe kadar çeşitli konuları takip etti. Sabria, teknik uzmanlarla işbirliği yapma ve karmaşık sorunları herkes için anlaşılır hale getirme konusunda tutkulu bir isim.