Premiksten bağırsağa, minerallerle etkileşimler maliyetli olabilir!

Piyasalara bağlı olarak, sektör, vitamin premiksini mineral premiksinden ayrı olarak kullanırken, diğer tüm mikro bileşenleri birlikte karıştırabilir. Premiks sanatı, tüm bu bileşenlerin homojen bir şekilde karıştırılması ve etkileşimlerin sınırlandırılması, ham maddelerin dikkatlice seçilmesinden oluşur. Bileşenler arasındaki etkileşim bu adımda başlar, premiks yeme girdiğinde ve yem yutulduktan sonra sindirim sisteminin proksimal kısmında, bu bileşenlerin sindirimini ve metabolizmasını etkileyerek devam edebilir.

David Mathé
Satış Direktörü
Animine
Jennifer Maurin
Pazarlama Direktörü
Animine

Katkı maddeleri arasında meydana gelen etkileşimleri değerlendirmeye başlamak ve iz element seçiminizi gözden geçirmek için neden bir sonraki vitamin ve bileşen maliyetleri krizini bekliyorsunuz? Premiksten sindirim sistemine kadar, hassas ve pahalı bileşenler sistematik olarak temas halindedir. Yakın bir bileşen daha az kararlı veya çok reaktif olduğundan, değerinin veya besleyici profilinin etkilenmesi kabul edilemez. Bu, çoğu zaman birlikte verilen vitaminler ve mineraller için çok doğrudur, ancak bununla kalmaz! Uygun olmayan bir mikro mineral seçiminden etkilenebilecek farklı katkı maddelerini ve niçin etkilendiklerini gözden geçirelim.

ETKİLEŞİMLER PREMİKSTEN BAŞLAR
Sektörümüzde vitaminleri, mineralleri ve diğer küçük bileşenleri tam yeme dahil etmeden önce premiks olarak karıştırmak yaygın bir uygulamadır. Yem katkı maddelerinden oluşan bir premiksi kullanmanın avantajları çoktur:
• Bir premiks, bir ton yem başına yaklaşık 1 gram nihai oranda dahil edilecek olan 30’a kadar bileşen içerebilir. Bu nedenle premiks, dozajların doğruluğu için kilit öneme sahiptir.
• Bazı bileşenlerin çok küçük miktarları içermesi nedeniyle, bazı bölgesel yem fabrikaları, premiks gerektiren az miktarda katkı maddesine ihtiyaç duyabilir.

Piyasalara bağlı olarak, sektör, vitamin premiksini mineral premiksinden ayrı olarak kullanırken, diğer tüm mikro bileşenleri birlikte karıştırabilir. Premiks sanatı, tüm bu bileşenlerin homojen bir şekilde karıştırılması ve etkileşimlerin sınırlandırılması, ham maddelerin dikkatlice seçilmesinden oluşur. Bileşenler arasındaki etkileşim bu adımda başlar, premiks yeme girdiğinde ve yem yutulduktan sonra sindirim sisteminin proksimal kısmında, bu bileşenlerin sindirimini ve metabolizmasını etkileyerek devam edebilir.

YAĞDA ÇÖZÜNEN VİTAMİNLER RADARDA İLK SIRADA
Vitaminler, premikste yer alan en hassas bileşenler arasındadır ve genellikle pahalıdırlar.

Vitaminin premiksteki oksidasyona duyarlılığı değişkendir. Hem yağda hem de suda çözünen vitaminler arasında, yağda çözünen vitaminler (esas olarak A ve E) sektör için en hassas olanlardır. Bu vitaminler yağ dokularında çözünebilir ve yağ globülleri tarafından emilebilir. Bu yeni bileşik epitel bariyerinden emilecek ve daha sonra konakçı vücuda dağıtılacaktır. Ek olarak, vitaminler çok güçlü fiyat dalgalanmalarından etkilenir. A vitamini, bu örneği açıklamak için çok iyi bir örnektir. Fiyatı 2018’de 400 € / kg’dan fazla iken, birkaç ay önce 30 € / kg’nın altındaydı ve bugün 75 € / kg civarındadır (Kasım 2021).

MİNERALLER OKSİDASYON KATALİZÖRLERİDİR
Ön karıştırma (premiks) işlemi, depolama veya taşıma ile indüklenen birkaç kimyasal değişiklik, bileşenlerin bozulmasına neden olabilir. Tabii ki oksijen, UV veya değişken sıcaklıkların varlığı mekanizmaları hızlandırır ama en önemlisi minerallerin varlığının önemli bir zorluk teşkil ettiği gerçeğidir. Aslında, higroskopikliklerinden dolayı, bazı mineral formları, premikste oksitleyici/indirgeyici faktörler olarak işlev görecek iyonları zaten serbest bırakacaktır. Bu nedenle minerallerin oksidasyon basamakları için katalizör olduğu bilinmektedir.

Premiks bileşenlerinin oksidasyon işlemi genellikle üç ana adımı takip eder:
1. Başlangıçtaki serbest radikal oluşumundan meydana gelen başlatma adımı (zayıf bağların bölünmesiyle)
2. Yayılma aşaması: Üretilen serbest radikaller, kararlı bileşiklerle reaksiyona girecek (oksijen içeren fonksiyonel gruplarına sabitlenerek) ve aynı zamanda reaktif olan yeni serbest radikaller üretecektir (zincir reaksiyonu). Bu yeni serbest radikaller daha fazla serbest radikal üretmeye devam ededer.
3. Sonlandırma adımı: Serbest radikaller, düşük molekül ağırlıklı ve oksitlenmiş ürünlerin kötü kokusundan (acılaşma) sorumlu çok uçucu bileşikler olan aldehitler veya ketonlar oluşturmak üzere birleşebilir.

İz minerallerin farklı redoks potansiyelleri (elektron edinme veya kaybetme yeteneği) vardır ve reaktivitelerine göre sıralanabilirler. İki değerli bakır (sülfatlar veya bazı şelatlardan oluşur), reaksiyona en duyarlı olan güçlü bir oksitleyici faktördür.

STABİL HASSAS MİNERAL KULLANIMI
Vitaminlerin bozulmasının yine de gerçekleşeceği yaygın olarak kabul edilmektedir (A Vitamini için ortalama 6 ay sonra yaklaşık %30 kayıp). Bununla birlikte, kayıpların kinetiğini yavaşlatmak mümkündür. A vitamini, stabilitesi iyi çalışılmış ve yeniden üretilebilir olduğu için, bu fenomeni incelemek için iyi bir belirteç olarak bilinir.

SAFE Fransa’da (Scientific Animal Food Engineering) yapılan bir test, tam yemde %0,5’lik bir katılım için formüle edilmiş, standart domuz yavruları premiksindeki A vitamini bozulmasını incelemiştir. Test, sülfat kaynakları (Cu ve Zn) ile hassas mineraller (CoRouge®, Cu ve Hizox®, Zn) arasındaki farkı karşılaştırmıştır.

Ortalama 4 ila 6 aylık premiks raf ömrü göz önüne alındığında, çalışma, hassas minerallerin A vitamini bozulma hızını azalttığını ortaya koymuştur. Peki bu nasıl mümkün olabilir?

Mineral doğasının önemi: Test edilmiş hassas mineraller, yani Hizox® ve CoRouge®, kimyasal doğası gereği daha az reaktiftir ve bu nedenle vitaminler gibi premiks bileşikleriyle daha az etkileşime girerler. Hızlı çözünen mikromineral bileşikler (sülfatlar, aynı zamanda şelatların çoğu) vitaminlerle daha hızlı etkileşime girme eğilimindedir.

Mineral konsantrasyonunun ve galeniğin önemi: Mineral konsantrasyonunun kendisi ve partikül büyüklüğü özellikleri de etkileşim riskinden sorumludur. Gerçekten de yüksek konsantrasyonlu bir iz element kaynağı, premikse daha az ürün koymayı ve böylece vitaminlerle temas olasılığını azaltmayı gerektirir.

DAHA SONRA BAĞIRSAKTA: PİGMENTLERİN ETKİNLİĞİNİ GÜVENCE ALTINA ALIN
Karotenoidlerin (esas olarak zeaksantin, kantaksantin dahil olmak üzere ksantofil) kullanımı, özellikle kümes hayvanları sektöründe karkas ve yumurta sarısı renklendirmede kullanımı nedeniyle iyi bilinmektedir ve her iki renk kriteri de gıda kalitesi için tüketici tercihi olarak kabul edilmektedir. Pigmentlerin kullanımı ve etkinliği, yutulan yeterli miktar, emilimi ve uygun vitamin temini ile koşullandırılır; bu nedenle bu pigmentler konakçı tarafından vücutta bir kez vitaminlerin öncüsü olarak kullanılmaz.

Birincisi, karotenoidler nem, sıcaklık, asitlik-alkalinite, oksitleyici ve indirgeyici maddelerden (iz mineraller gibi) etkilenebilen kırılgan bileşiklerdir. İzomerizasyona ve oksidasyona oldukça eğilimlidirler. Bu bozulmalar doğrudan premiksin üretimi, işlenmesi ve depolanması sırasında meydana gelir. Ancak yutulduğunda dahi, bu bileşikler hala hassastır.

Dr. T. Bohn (Lüksemburg Sağlık Enstitüsü), yakın tarihli Animin e-akademisi sırasında (Kasım 2021) şunları açıklamıştır: “Sindirim süreci sırasında karotenoidler, uygun şekilde emilmeleri ve biyoerişilebilirliklerini karakterize etmeleri için bir miselizasyon adımı gerektirir. Bu adım çoğu zaman emilim ve dolayısıyla biyoyararlanım için bir darboğaz oluşturur.”

Gıdalarda yapılan araştırmalar, makro ve mikro divalent minerallerin, karotenoidlerin biyoerişilebilirliğini çeşitli şekillerde etkilediğini göstermiştir. Mekanistik anlayışlar hala araştırılmaktadır, ancak iki değerli minerallerin ana etkisi, zeta potansiyellerini değiştirerek misel formlarının destabilizasyonu üzerinde görünmektedir.

Bu nedenle, hayvan diyetleri için mineralleri seçerken birkaç husus dikkate alınmalıdır: iki değerli formlardan kaçının (mümkün olduğunda) veya ideal iyon salma kinetiğine sahip kaynakları seçin.

FİTAZ ETKİNLİĞİNİ KORUYUN
Fitaz bağımsız olarak (toz veya sıvı olarak) kullanılabilir veya bir premikse dahil edilebilir. Fitik asit negatif yüklü molekül olduğu için pozitif yüklü katyonları çeker. Metaller fitik aside sabitlendiğinde, bu komplekste potansiyel olarak “sekestre” hale gelirler ve artık konakçı emilimi için uygun değildirler.

Günümüzde katyonların fitat ile afinitesi (özellikle bakır ve çinko arasında) hakkında net bir fikir birliği yoksa da premiks veya yemde kullanılan önemli miktar nedeniyle çinkonun önemli bir sorun olduğu açıktır.

Fitaz aktivitesinin korunması, fitazın ilk fitik aside ve katyonik metaller ona bağlanmadan önce ulaşması gereken bir yarış haline gelir. Eşsiz yavaş çözünme kinetiğine sahip özel çinko kaynağı, fitazın düzgün bir şekilde hareket etmesini sağlayarak üstünlüğünü zaten kanıtlamıştır. INRAe Fransa’da yürütülen ve PSA 2020’de sunulan bir çalışmada, besin seviyelerinde (40 ppm toplam çinko) kullanılan güçlendirilmiş çinko kaynağı HiZox®, fitaz takviyesi varlığında (750 FTU/kg) referans sülfatlara kıyasla plazmada daha yüksek çinko elde etmiştir. Çalışma, Zn2+ katyonlarının sindirim sisteminde doğru zamanda biyolojik olarak erişilebilir hale geldiğini ve fitata bağlı kalmadığını, piliçler için önemli ölçüde daha fazla mevcut olduğunu göstermiştir (Ross 308).

ETKİLEŞİM ORANI NASIL AZALTILIR?
Uygun bir iz element beslenmesi ve hayvansal mineral durumu elde etmek kolay bir iş değildir. Premiks üretiminden bağırsak taşıyıcısına kadar katkı maddeleri arasında oluşabilecek tüm etkileşimler düşünüldüğünde, doğru mineral seçimi çok önemlidir. Katyonların, belirli sayıda reaksiyonun katalizörleri olduğu bilinmektedir ve ayrıca diğer asil bileşenlerin biyoerişilebilirliğini sınırlayabilirler. Monovalent form (CoRouge®) veya benzersiz çözünme kinetiği (HiZox® ve ManGrin®) altında hassas minerallerin seçilmesi, istenmeyen etkileşimlerin en aza indirilmesini ve pigmentler veya fitaz gibi katkı maddelerinin etkinliğinin güvence altına alınmasını sağlamaktadır.

Animine Hakkında
Animine, hayvan beslenmesi için katma değerli hassas mikro mineral kaynaklarının, Fransa merkezli bağımsız bir tedarikçisidir. Fami-QS ve ISO 14001 sertifikasıyla tüm kıtalarda hizmet vermektedir. Şirket, kamu ve özel kuruluşlarla iddialı iş birliği projeleri aracılığıyla Ar-Ge’ye büyük kaynaklar yatırmaktadır.
Animine’nin ürün portföyü, yem sektöründeki diğer ürünlerden farklı olarak bir dizi özel ürüne sahiptir.
Hepsi aynı özellikleri paylaşıyor:
• En yüksek mineral konsantrasyonları (%75)
• Yüksek akışkanlık ve tozsuz ürünlerle mükemmel teknolojik özellikler
• Hayvanlar, çalışanlar, tüketiciler ve çevre için yüksek düzeyde güvenlik
• Yemde ve sindirim sisteminin üst kısmında etkileşimleri önleyen yüksek stabilite
• Hayvan gereksinimlerini karşılamak için yüksek biyoyararlanım
• Büyüyen ve üreyen hayvanların performansına özel etkiler
• Tüm ürün yelpazesi, bütün hayvan türlerinde kullanım için mevcuttur.