Yumurtacı tavuklarda şelatlı iz mineral kullanmanız için 5 önemli gerekçe

Modern yumurta üretiminin odak noktası, hayvan performansının maksimize edilmesi ve yüksek kalitede yumurta üretiminin sağlanmasıdır. Ancak, artan yüksek performans talebi, yumurta üreticilerini kabuk kalitesi ve kemik stabilitesi bakımından ciddi sıkıntılara sokmaktadır.

Dr. Susanne Rothstein
Ar-Ge Uygulama Müdürü
Biochem

Sarah Gravemeyer
Ar-Ge Uygulama Müdürü
Biochem

Kabuk kalitesi, ekonomi bakımından yumurta sektörü için kilit bir faktördür. Toplam yumurta üretiminin yaklaşık %6-8 kadarı düşük kaliteli kabuk yapısından kaynaklı kullanılamaz veya pazarlanamaz durumdadır. Özellikle de kırık veya çatlak yumurtalar bireysel üreticiler için olduğu kadar sektör için de ciddi bir kayıp anlamına gelmektedir. Salmonella spp. gibi patojenik bakterilere karşı koruma sağlayabilmek için yumurta kabuklarının sert ve kırılmaya karşı dirençli olduğundan ve başka kusurlardan ari olduğundan emin olunmalıdır.

Yumurtacı tavuğun yaşı ilerledikçe yumurta boyutu büyür ve sağlamlığı azalır. Osteoporozun başlıca sonuçlarından biri olan düşük kemik kalitesi, yüksek verimli tavukların diğer önemli sorunlarından biridir. Mineralize yapılı kemiklerin azalması kırılganlığın artmasına ve çatlaklara karşı yatkınlığa sebep olur. Yumurtacı tavuklarda bu etkiler yumurtlama döneminin son fazında daha da önemli hale gelir.

İZ MİNERALLER YUMURTACI TAVUKLAR İÇİN NEDEN BU KADAR ÖNEMLİDİR?
Kalsiyum (Ca) ve fosfor (P) gibi makro minerallerin ve D3 vitaminin yumurtacı tavuklarda kabuk ve kemik kalitesi bakımından önemi bilinmektedir. Ancak çinko (Zn), mangan (Mn) ve bakır (Cu) gibi iz minerallerin de kabuk oluşumu ve sağlıklı kemikler üzerindeki etkileri sebebiyle önemli olduğu kanıtlanmıştır. Mineralizasyon süreci için gereken enzimlerin oluşumundaki rolleri sayesinde bu etkiye sahiptirler.

Çinko, mangan ve bakır eksikliğinin yumurta kabuk oluşumu üzerindeki etkileri birçok araştırmacı tarafından gündeme getirilmiştir. Çinko eksikliği yumurta veriminin ve kabuk kalitesinin düşmesine sebep olur; çünkü çinkonun, kabuk oluşumunda çok önemli olan karbonik anhidraz enziminde kofaktör rolü vardır. Mangan eksikliği olan tavukların, organik matriksteki bir değişiklik sebebiyle daha ince kabuklu yumurtalar ürettikleri tespit edilmiştir. Bakır ise; kolajen ve elastinin çapraz bağlanmalarını kolaylaştıran enzim sisteminin bir kofaktörüdür. Dolayısıyla eksikliği yumurta kabuk yapısında deformasyonlara sebep olmaktadır. Çinko ve mangan iskelet sistemi için ayrıca çok önemlidir. İz mineral eksikliği, kolajen liflerinin gelişimini ve stabilitesini negatif etkiler ve bu da kemik mineralizayonu için gözenekli ve zayıf bir temel oluşturur. Sonuç olarak; yumurtacı tavuk yemlerinde iz mineral varlığına özel bir önem verilmelidir.

DOĞRU İZ MİNERAL KAYNAĞINI SEÇMEK ÇOK ÖNEMLİDİR
İz mineraller inorganik ve organik formda bulunabilir. İnorganik iz minerallere örnek olarak sülfat ve oksitler verilebilir. Organik kaynaklar ise şelatlı iz mineraller gibi organik bağlı iz minerallerdir. İnorganik kaynaklara kıyasla çok daha fazla avantaj sundukları için hayvan beslenmesinde şelatlı iz mineral kullanımı yoğun bir şekilde önerilmektedir.

Şekil 1: Kanatlılarda (broiler) Glisin şelatı (GlyTrace) sülfata kıyasla daha yüksek görünür toplam kanal sindirilebilirliği (% ATTD) göstermiştir (P<0.05) (Freie Üniversitesi, Berlin, 2018).

ŞELATLI İZ MİNERAL KULLANIMI İÇİN 5 ÖNEMLİ GEREKÇE
1. Yüksek biyoyararlanım
Birçok araştırma, çinko (Zn), mangan (Mn) ve bakırın (Cu) şelatlı formlarının, inorganik formlarına kıyasla daha yüksek biyoyararlanıma sahip olduğunu göstermiştir. Bu sayede, iz minerale bağlı vücut fonksiyonları daha fazla desteklenir; daha düşük katım oranı ve dolayısıyla düşük metal atılımı sağlanır. Şelatların yüksek biyoyararlanımı, farklı bir absorbsiyon mekanizması ve besinsel antagonizmden daha iyi korunmasıyla ilgilidir.

Sindirilebilirliğin ölçülmesi, biyoyararlanımın değerlendirilmesinde etkisi kanıtlanmış bir parametredir. Görünür sindirilebilirlik ve Zn, Mn ve Cu tutulumu üzerine yapılan çalışmalar ile şelatlı iz minerallerden sülfat gibi inorganik formlara kıyasla daha fazla absorbsiyon sağlandığı gösterilmiştir (Şekil 1).

Şekil 2: İz mineral kaynaklarının (sülfat vs. GlyTrace glisin şelatı) besi periyodu sonunda broilerlerin tibia kemiğindeki metallerin nispi konsantresi üzerindeki etkisi (Vislykh, 2010).

2. Kemik mineralizasyonunda iyileşme
Bu çalışmada, sülfat formlara kıyasla şelatlı iz mineral formların kemik dokusunda daha fazla biriktiği ortaya çıkmıştır (Şekil 2). Özellikle tibia kemiğinde yüksek oranda bulunan kalsiyum (Ca) ve güçlü tibia kemiği ile daha iyi çinko (Zn) yararlanımı sağlanmıştır. Ayrıca, yapılan başka çalışmalarda yumurtacı tavuklarda iz minerallerden yüksek oranda biyoyararlanım sağlandığı takdirde yumurtlama periyodu bitiminde tibia kırılma gücünde iyileşme olduğu saptanmıştır.

3. Yumurta kabuğunda kırılmaya karşı direncin ve kabuk kalınlığının artması
Birçok çalışma, çinko (Zn), mangan (Mn) ve bakırın (Cu) inorganik formlarının kısmen veya tamamen şelatlı iz mineraller ile ikame edildiğinde yumurta kabuk kırılma gücünün ve kalınlığının özellikle de yumurtlama periyodunun son fazında iyileştiğini ortaya koymuştur.

Şekil 3: Yumurtacı tavukların yemine katılan glisin şelatların (GlyTrace), yalnızca inorganik iz mineral destekli olan bir önceki yumurtlama periyoduna kıyasla, yumurtlama periyodu sonundaki kırık ve çatlak yumurta oranına etkisi (Biochem, 2019).

Yumurtacı tavuklarla yakın zamanda yapılan bir çalışma kapsamında hayvanların ticari yemlerine glisine bağlı çinko (Zn), mangan (Mn) ve bakır (Cu) kombinasyonu (GlyTrace) eklenmiştir. Çalışma periyodu boyunca kırık ve çatlak yumurta sayısında görülen azalmaya bağlı olarak yumurta kabuk kalitesinde iyileşme gözlemlenmiştir (Şekil 3). Ayrıca, gözlem neticesinde güçlü kabuk yapısına bağlı olarak yumurtaların daha parlak göründükleri tespit edilmiştir.

4. Mortalite oranında azalma ve uzun ömürlülük
Aynı çalışmada glisin şelatıyla desteklenen tavukların, yüksek yumurtlama fazı (>%90) sırasında daha düşük mortalite oranıyla (%3.1’e karşı %2.8) daha iyi bir performans sergiledikleri görülmüştür. Bu iyi performans sonuçları sayesinde şelatla beslenen tavuklar kümeste normalden sekiz hafta daha fazla kalarak yumurta verimine devam etmişlerdir (standart = 75 hafta).

5. Ekonomik kazanımlar
Söz konusu çalışmada glisin şelat (GlyTrace) desteği, yumurta kabuğu kalitesinde gözle görülür bir iyileşme sağlamasının yanı sıra tavukların daha uzun ömürlü olmalarını sağlamıştır. Bu da ekonomik anlamda çok ciddi bir kazanım yaratmıştır.

Özetle söylemek gerekirse, iz mineral desteği fizyolojik açıdan olduğu kadar yumurtacı tavukların üretim performans parametreleri açısından da gereklidir. Özellikle şelatlar gibi organik bağlı iz mineral kullanımı, iskelet gelişimi ve yumurta kabuk kalitesi bakımından bilhassa artan performans beklentilerinin olduğu kritik dönemlerde çok faydalıdır.

Dr. Susanne Rothstein Hakkında
Dr. Susanne Rothstein, Bonn Üniversitesi’nde hayvan besleme odaklı tarım bilimi çalışmalarının ardından, Göttingen Üniversitesi’nde besi domuzu ve etlik piliç beslenmesinde alternatif protein kaynağı olarak böcekler konulu doktora tezini başarıyla tamamladı. Rothstein, 2019’dan beri Biochem’de tüm hayvan türleri için organik olarak bağlı iz mineraller alanında Ar-Ge Uygulama Müdürü olarak çalışmaktadır.

Sarah Gravemeyer Hakkında
Sarah Gravemeyer, Kuzey Almanya’da bir tarım çiftliğinde büyüdü. Yerel bir yem fabrikasında ticari çıraklık yaptıktan sonra, Göttingen Üniversitesi’nde hayvan beslenmesine odaklanarak tarım bilimleri okudu. Yüksek lisans derecesini aldığından beri Biochem’de tüm hayvan türleri için organik olarak bağlı iz mineraller alanında Ar-Ge Uygulama Müdürü olarak çalışmaktadır.