Endotoksinler, vücuda girdikten sonra enflamasyona neden olur ve hayati metabolik fonksiyonları bozar. Yumurtacı tavuklarda bu durum, besin emilimini ve kalsiyum kullanımını olumsuz etkileyebilir ve sistemik strese yol açabilir. Yumurta kabuğunun zayıflaması, yumurtaların küçülmesi ve ölüm oranının artması, bunun gözle görülür sonuçları yer alır. Endotoksinler gözle görülemediği için yetiştiriciler yalnızca sonuçları fark eder. Civcivlerin yaşama olasılığının azalması ve kârlılığın düşmesi gibi…

Teknik Satış Müdürü
Dr. Eckel Animal Nutrition

Başkan Yardımcısı
Dr. Eckel Animal Nutrition
Kanatlı yetiştiriciliğinde başarı yalnızca üretilen yumurta sayısıyla değil, aynı zamanda yumurtaların kalitesi, kuluçkalık özelliği ve yumurtalayan tavukların refahıyla ölçülür. Damızlık işletmelerinde bu durum çok daha büyük önem taşır. Her bir yumurta değerlidir; çünkü her yumurta sürünün genetik potansiyelini taşır ve bir sonraki nesil için yapılan bir yatırımı temsil eder. Dolayısıyla herhangi bir kayıp hem mevcut sonuçları hem de gelecekteki performansı etkiler.
Buna rağmen, birçok çiftlikte, çatlak kabuklar, küçük yumurtalar, beklenmedik ölümler gibi sorunlar sessizce gelişir ve gerçek nedeni gizli kalır. Çoğu zaman performansı ve kârlılığı sessizce aşındıran, yeterince önemsenmeyen bir tehdit devrededir: Endotoksinler.
BAĞIRSAĞIN İÇİNDE: GÖZLE GÖRÜLEMEYEN TEHLİKE
Endotoksinler, E. coli gibi gram-negatif bakterilerin hücre duvarının parçalarıdır. Bağırsaklarda doğal olarak mevcutturlar, ancak hayvanlar sıcaklık, yem değişikliği, enfeksiyon veya antibiyotik tedavisi gibi stres faktörlerine maruz kaldıktan sonra seviyeleri keskin bir şekilde artış gösterebilir. Endotoksinler, yüksek konsantrasyonlarda zayıflamış bağırsak bariyerini geçerek kan dolaşımına karışabilir.
Kan dolaşımına karıştıktan sonra enflamasyonu tetikler ve hayati metabolik fonksiyonları bozar. Yumurtacı tavuklarda bu durum, besin maddelerinin emilimini ve kalsiyum kullanımını olumsuz etkileyebilir ve sistemik strese neden olabilir. Bunun gözle görülen etkileri arasında daha zayıf yumurta kabukları, daha küçük yumurtalar ve daha yüksek ölüm oranları yer alır. Endotoksinler görünmez olduklarından yetiştiriciler yalnızca sonuçları görür: daha düşük civciv canlılığı ve azalan karlılık.
Endotoksin stresi, birkaç hasta kuştan çok daha fazlası anlamına gelir. Kuluçka çıkış oranlarını düşürür, genetik sürekliliği bozar ve önlenebilir kayıplara yol açar. Her çatlak veya küçük yumurta, üretkenlik açısından bir kayıptır.
Etkisi, sadece kuşlarla sınırlı kalmaz, zayıf hayvanların bakımı için daha fazla zaman harcamak zorunda kalan çiftlik çalışanlarına da yansır. Yem israfı, veteriner tedavisi ve ek iş gücü nedeniyle maliyetler artar. Kâr marjlarının zaten düşük olduğu bir üretim sisteminde, bu tür önlenebilir kayıplar ciddi bir sorun oluşturur.
ENDOTOKSİN STRESİNE HOLİSTİK ÇÖZÜM
Endotoksinleri etkili bir şekilde yönetmek için tek bir yem katkı maddesi yeterli değildir; holistik bir yaklaşım gereklidir. Anta®Catch, hayvanların bu gizli düşmanlara karşı kendilerini savunmalarına yardımcı olmak amacıyla özel olarak geliştirilmiştir.
Standart bağlayıcılardan veya genel toksin yönetimi ürünlerinden farklı olarak Anta®Catch, birden fazla mekanizma üzerinden etki gösterir. Aktif yüzeyleri sindirim sistemindeki endotoksin yükünü azaltır, prebiyotik bileşenleri bağırsak bariyerini güçlendirir ve fitojenik kompleksi karaciğer fonksiyonlarını destekleyerek enflamasyonu azaltır. Bu üçlü koruma mekanizması, damızlık tavukların stresli çiftlik koşullarında bile yumurta kalitesini ve sağlığını korumasına yardımcı olur.
Tayvan’da, 4.000’den fazla broyler damızlık tavuğun yer aldığı ticari bir saha denemesinde Anta®Catch, gerçek üretim koşulları altında test edilmiştir. Denemeye, her ikisi de ardışık kapalı-açık tasarımına sahip iki kümes dâhil edilmiştir.
Kontrol döneminde (kümes 1: 32–39. haftalar; kümes 2: 34–42. haftalar) tavuklara standart bir rasyon verilmiştir. Bunu izleyen uygulama döneminde ise (kümes 1: 39–45. haftalar; kümes 2: 42–47. haftalar) aynı rasyona ton başına 1 kg Anta®Catch ilave edilmiştir. Çevresel ve yönetimsel faktörler ise karşılaştırılabilir seviyede tutulmuştur.
Elde edilen sonuçlar oldukça çarpıcıdır (Şekil 1). Ölüm oranlarında %37’ye varan düşüş gözlenmiş, küçük yumurta oranı ise dramatik şekilde azalmıştır (kümes 1’de %81, kümes 2’de %57 oranında). Yumurta kabuk kalitesi belirgin şekilde iyileşmiştir: Yumuşak kabuklu yumurta oranı %23 ve %34 azalırken, kırık yumurta oranı %11’e varan oranlarda düşmüştür (Şekil 2).


Yetiştiriciler için bu veriler doğrudan daha iyi sonuçlar anlamına gelmektedir: Daha az ikinci kalite yumurta, daha az elleçleme kaybı ve kuluçkaya uygun daha fazla yumurta. Daha az zayıf hayvan ve yumurta boyutundaki daha düşük varyasyon sayesinde, sürü performansı genel olarak daha stabil ve verimli hâle gelmiştir.

GİZLİ KAYIPLARIN BAŞARINIZI ÇALMASINA İZİN VERMEYİN
Giderek rekabetçi hale gelen bir pazarda, gizli kayıplar kabul edilebilir değildir. Her bir kuş ve her bir gram yem bir yatırımdır ve endotoksinler bu yatırımı sessizce baltalamaktadır.
Endotoksinler, kırılgan kabuklara, küçük yumurtalara ve artan ölüm oranlarına yol açar. Bunun sonucu olarak daha az civciv elde edilir ve yetiştiriciler üzerindeki baskı artar. Saha deneyimleri, etkili endotoksin kontrolünün somut fark yarattığını göstermektedir: Sürüler daha sağlıklı, yönetimi daha kolay ve stres koşullarına karşı daha dayanıklı hâle gelir.
Holistik üçlü etki mekanizmasıyla Anta®Catch, endotoksinlerin neden olduğu hasarı azaltır ve gözle görülür sonuçlar sunar: Daha canlı yumurtalar, daha sağlıklı damızlıklar ve daha güçlü bir sürü. Her yumurtanın gerçekten büyük önem taşıdığı damızlık işletmelerinde, Anta®Catch, güvenilirlik, gönül rahatlığı ve sürdürülebilir başarıya giden bir yol sunar.
Muhammad Umar Hakkında
Veteriner hekimlik lisansına ve süt bilimi alanında yüksek lisans derecesine sahip olan Muhammad Umar, hayvan besleme alanında uzun yıllara dayanan bir deneyimi bünyesinde barındırıyor. Uzmanlık alanları arasında ruminant beslemesi ve performans ile sürdürülebilirliği artırmaya yönelik fitojenik yem katkı maddelerinin kullanımı yer almaktadır.
Dr. Eckel’de Teknik Satış Müdürü olarak görev yapan Muhammad Umar, şirket müşterilerini ihtiyaçlarına en uygun fitojenik çözümlerle desteklemeye odaklanmaktadır.Bernhard Eckel Hakkında
Hayvan besleme alanında doktora derecesine sahip bir ziraat mühendisi olan Dr. Bernhard Eckel, sektörü en temelinden itibaren tanımaktadır. Antje Eckel ile birlikte Dr. Eckel’i kurmuş ve şirketin ilk çalışanı olmuştur. Başkan Yardımcısı ve Teknik Direktör (CTO) olarak; teknik satış, ürün geliştirme ve hayvan refahından sorumludur ve bu yönüyle şirketin başarısında kilit bir rol üstlenmektedir.