Stresten Başarıya: Kritik dönemler için yem stratejileri

Bu makalede, hayvan besleme alanındaki deneyimlerime dayanarak genç hayvanlarda kritik dönemlerin neden önemli olduğunu açıklıyorum. Ayrıca, bu zorlu dönemlerde genç hayvanların büyümesini, bağışıklığını ve dayanıklılığını desteklemek için pratik yem stratejileri paylaşıyorum.

Marisabel Caballero
Monogastrik Kategori Müdürü
Hamlet Protein

Çiftlik hayvanlarıyla çalışan herkes, hayvanların yaşam döngüsünde bazı dönemlerin diğerlerine kıyasla daha kritik olduğunu bilir. Civciv büyütme, sütten kesme ve erken gebelik, doğum ve yumurtlamanın başlangıcı gibi geçiş dönemleri, hayvancılıktaki kritik dönemlerin evrensel örnekleri arasında yer alır. Mevsimsel zorluklar, hastalık salgınları ve yönetim uygulamaları gibi lokasyona veya işletmeye özgü zorluklar da özel dikkat gerektirir. Deneyimlerime göre bu kritik dönemler; biyogüvenlik, sağlık, yönetim ve besleme dâhil olmak üzere birden fazla açıdan ele alınmalıdır.

KRİTİK DÖNEMİ TANIMLAYAN NEDİR?
Kritik dönem, biyolojik, çevresel ve yönetimsel faktörlerin bir araya gelerek performansı, sağlığı ve kârlılığı etkilediği zaman dilimi olarak tanımlanır.

Kritik dönemleri tanımlayan özellikler, yüksek fizyolojik gereksinimler, ani geçişler ve sınırlı adaptasyon kapasitesidir. Kritik dönemler yalnızca yaşa bağlı değildir; biyoloji ile yönetim arasındaki etkileşim tarafından da şekillenir. Fizyolojinin hızla değiştiği ve başa çıkma kapasitesinin düşük olduğu durumlarda, sağlık, besleme ve yönetim müdahaleleri uzun vadeli verimlilik açısından hayati önem taşır. Bu dönemler şunları içerir:
• Erken büyüme dönemleri
• Geçiş evreleri
• Üreme dönemleri
• Stres olayları

Bu dönemlerde yem, yalnızca enerji ve protein kaynağı olmamalıdır; aynı zamanda bağışıklığı, bağırsak sağlığını ve genel direnci destekleyen temel vitaminler, mineraller ve fonksiyonel katkı maddelerini de sağlamalıdır.

Bu makalede, yem formülasyonu ve hayvan besleme alanında çalıştığım yıllara dayanan deneyimlerimi paylaşıyorum. Amacım, çiftliklerin hem kritik dönemleri önceden öngörmesine hem de performans ve dayanıklılığı artırmalarına yardımcı olacak pratik stratejiler sunmaktır. Bu fikirler, farklı çözümlerin her gün test edildiği ve geliştirildiği çiftliklerdeki ve yem fabrikalarındaki yıllara dayanan gözlemlerden ortaya çıkmıştır.

KRİTİK DÖNEMLER İÇİN TEMEL YEM FORMÜLASYONU PRENSİPLERİ
Yem formülasyonu, temel besin gereksinimlerini karşılamanın ötesine geçer; özellikle hayvanların en hassas dönemlerinde stratejik destek sağlamayı amaçlar. Bu yaklaşım, kısa ve uzun vadede büyüme hızlarını, üreme performansını ve genel sağlığı etkileyebilir. Bu dönemlerin doğru anlaşılması ve yemlerin buna göre uyarlanması, verimlilik ve kârlılık açısından fark yaratır.

Fotoğraf: MilousSK | ShutterStock

Kritik dönemlere yönelik yem formülasyonu, aşağıdaki ilkeleri göz önünde tutarak bilim ve pratik deneyim arasında bir denge kurmayı gerektirir:

Besin yoğunluğunu ayarlamak: Kritik dönemlerde hayvanlar genellikle besin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar yem tüketemezler. Yüksek kaliteli ve kolay sindirilebilir protein, temiz enerji yoğunluğu yüksek bileşenler ve doğru dengede temel amino asitler, az miktarda yem alımını telafi etmek için çok önemlidir.

Sindirilebilirliği artırmak: Genç ve stres altındaki hayvanların sindirim sistemleri olgunlaşmamış veya zayıflamış olabilir. Rasyondaki bileşenler yüksek oranda sindirilebilir olmalı ve diğerlerinin yanı sıra fitaz ve ksilanaz gibi enzimler de içermelidir.

Bağırsak sağlığını desteklemek: Bağırsaklar, özellikle erken yaşam dönemlerinde ve stres durumlarında daha hassastır. Yüksek ve hızlı sindirilebilir protein kaynakları kullanılarak bağırsak sağlığı desteklenmeli ve antinutrisyonel faktörler en aza indirilmelidir. Besin kullanılabilirliğini artırmak için yem enzimleri ile birlikte probiyotikler, prebiyotikler ve organik asitler gibi fonksiyonel katkı maddeleri kullanılmalıdır.

Yem tüketimini teşvik etmek: Sütten kesim sonrası veya yumurtlama başlangıcı gibi iştahın düşük olduğu dönemlerde, lezzetlilik büyük önem taşır. Bu nedenle, lezzetli bileşenler ve doğru yem formu, kritik dönemler için yapılan formülasyonlarda mutlaka değerlendirilmelidir.

KANATLILARDA CİVCİV BÜYÜTME KRİTİK BİR DÖNEMDİR
Neden kritiktir? Yumurtadan yeni çıkmış civcivlerin, özellikle gastrointestinal sistem olmak üzere, organ gelişimi için yüksek besin gereksinimleri vardır. Gastrointestinal sistem; boyut, yapı, bağışıklık yanıtı ve mikrobiyal popülasyon açısından gelişim sürecindedir. Ayrıca, yumurta sarısı bazlı beslenmeden yem bazlı beslenmeye geçiş yaşanmakta, bağışıklık gelişmekte ve termoregülasyon henüz mevcut değildir.

KANATLILAR İÇİN FORMÜLASYON STRATEJİLERİ
Erken büyümeyi desteklemek: Yüksek kaliteli protein kaynaklarının kullanımı, hızlı emilebilir peptitler ve amino asitler sağlayarak düşük sindirim kapasitesini telafi eder ve arka bağırsakta serbest protein oluşumunu önler (çünkü bu, potansiyel patojenlerin büyümesini destekleyebilir). Böylece, bu kritik dönemin yüksek besinsel gereksinimlerini karşılar.

Erken protein beslemesi, gelecekteki büyümenin temelini oluşturan kas lifi sayısını ve organ gelişimini etkiler ve genç hayvanlarda bağışıklık sisteminin gelişimini destekler. Örneğin, başlangıç döneminde broylerlere %5 oranında verilen enzimle işlenmiş soya küspesi (ESBM), besleme aşamasından sonra ve üretim döngünün sonunda, yüksek ve düşük performanslı sürülerde (Şekil 1) sadece SBM ile beslenenlere kıyasla daha iyi performans göstermiştir.

Şekil 1. Standart başlangıç rasyonuna %5 enzimatik işlem görmüş soya küspesi (ESBM) ilavesinin, tamamı soya küspesi (SBM) içeren standart rasyona göre broyler performansında oluşturduğu yüzdelik fark. Her iki grup için de yetiştirme ve bitirme rasyonları aynıdır. Başlangıç aşaması 0 ila 14 gün arasındadır. Veriler 2018 ila 2024 yıllarına aittir.

Bağışıklığı desteklemek: Besleme hem doğuştan gelen hem de kazanılmış bağışıklığın desteklenmesinde merkezi bir rol oynar. Proteinler, bağışıklık yanıtlarında görev alan antikorlar, bağışıklık hücreleri ve enzimler için yapı taşları sağlar. Lizin, metiyonin, treonin ve arginin gibi amino asitler; müsin üretimi, antikor sentezi ve genel bağışıklık yeteneklerini destekledikleri için özellikle önemlidir.

Deneyimlerime göre, yüksek kaliteli ve sindirilebilir protein kaynaklarının, hassas gereksinimleri karşılamak için kristal amino asitlerle desteklenmesi, bağışıklık fonksiyonunun gelişimi için temel öneme sahiptir. Buna ek olarak A, E, D ve B kompleks vitaminleri ile Cu, Zn ve Se gibi minerallerin biyoyararlanımı yüksek formlarda rasyona dâhil edilmesi, emilim ve bağışıklık etkinliği açısından önemlidir.

Bağırsak sağlığını desteklemek: Mentorlarımdan biri, bağırsak sağlığını doğru beslemeden daha iyi destekleyen hiçbir şey olmadığını söyler; ancak beslemenin hiçbir zaman tamamen kusursuz olmadığını da ekler. Ham maddelerdeki değişkenlik, antinutrisyonel faktörlerin baskısı, kontaminantlar, vb. ile çevresel ve yönetimsel stresler birleştiğinde, bağırsak sağlığı dengesizlikleri için mükemmel bir fırtına oluşur. Bu noktada, yem katkı maddelerinin kullanımı, bu sorunların önlenmesine kesinlikle önemli oranda katkı sağlar. Genç hayvanlarda favorilerimden biri, besin ve tutunma alanları için patojenlerle rekabet eden, yararlı bakteriler sağlayarak sağlığı, besin kullanımını, bağışıklık ve direnci iyileştiren probiyotiklerin kullanılmasıdır.

Eksojen enzimlerin kullanımı, sindirilebilirliği artırır, antinutrisyonel faktörlerin etkisini azaltır ve ayrıca bağırsak sağlığını destekler. Buğday, çavdar ve arpa gibi tahıllarda bol miktarda bulunan arabinoksilanları ve nişasta dışı polisakkaritleri (NSP’ler) parçalayan ksilanazları dikkate almak önemlidir. NSP’ler, sindirim sisteminin viskozitesini artırarak besin emilimini bozar ve bağırsaklarda patojenik bakteri üremesini teşvik eder.

BEKLENEN SONUÇLAR
Besin kullanılabilirliğinin, protein sindiriminin, bağışıklık ve bağırsak sağlığının iyileştirilmesi; daha düşük girdilerle daha iyi büyüme performansı sağlar. Bu durum yalnızca canlı ağırlık artışını değil, yem dönüşüm oranını da iyileştirir. Kritik dönemlere yönelik formülasyon uygulamaları, farklı üretim sistemlerinde performansı ve kârlılığı artırmaktadır.

GENÇ HAYVANLARDA STRES YÖNETİMİ İÇİN YEM FORMÜLASYONU
Erken yaşam dönemlerinde hayvanlar; aşılama, nakliye veya hastalık salgınları gibi yönetimsel uygulamalar nedeniyle strese maruz kalabilir. Performans düşüşü gözlemlendiğinde, sahada kapsamlı bir inceleme yapılması esastır. Bu süreçte, hızlı sindirilebilir proteinler, antioksidanlar veya fonksiyonel katkı maddeleri ile yemlerin takviye edilmesi, fizyolojik stresi azaltmaya yardımcı olabilir.

İyi bir yem formülasyonunun stresi tamamen ortadan kaldıramayacağını biliyoruz; ancak genç hayvanların stresle daha iyi başa çıkmasını, daha hızlı toparlanmasını ve performanslarını korumasını sağlayabilir. Besleme, kritik dönemlerde stresi yönetmek için en pratik ve etkili stratejilerden biri olmaya devam etmektedir.

EK FORMÜLASYON STRATEJİLERİ
Yukarıda bahsedilen stratejilere ek olarak, zorlukların arttığı dönemleri yönetmek için aşağıdaki yaklaşımların da dikkate alınması gerektiğine inanıyorum:

Önleme tedaviden iyidir: Stres olaylarını önceden öngörüp beslemeyi buna göre uyarlayarak, büyüme performansındaki düşüşler önlenebilir, bağışıklık fonksiyonu desteklenebilir ve mortalite ile morbidite oranları azaltılabilir. Stratejik besleme, yalnızca ani stresle başa çıkmayı değil, uzun vadeli dayanıklılığı, büyümeyi ve üretkenliği de artırır.

Yapı taşlarını sağlamak: Hızlı emilen yüksek protein ve kilit amino asitler, büyümeyi ve bağışıklığı destekler. Sindirilebilirliği artırmak ve bağırsak stresini azaltmak için enzimle işlenmiş soya küspesi veya hidrolize hayvansal proteinler gibi fonksiyonel proteinlerin kullanımı önemlidir. Buna ek olarak, biyoyararlanımı yüksek mineraller ve fonksiyonel vitamin takviyesi bağışıklık yanıtını destekler.

Yem katkı maddeleri eklemek: Yem katkı maddeleri, genç hayvanların stresle başa çıkmasına, bağırsak sağlığını korumasına ve daha hızlı toparlanmasına yardımcı olan, değerli araçlardır. Stresin türüne ve üretim sistemine göre seçilen katkı maddesi kombinasyonlarını kullanmak, en iyi sonuçları verecektir.

SON SÖZ
Doğru yem formülasyonu, kritik dönemlerde besin maddesi sunumunu hayvanın gerçek ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirerek stres kaynaklı zorlukların azaltılmasına yardımcı olur. Fizyolojik kısıtlamaları ve stresi formülasyon aşamasında öngördüğümüzde, yem; performansı ve ekonomik getiriyi koruyan güçlü bir önleyici yönetim aracına dönüşür.

Çiftliğinize özgü kritik dönemleri belirleyip bu ihtiyaçlara uygun stratejiler geliştirdiğinizde, yaşam döngüsü boyunca üretkenliği, kârlılığı, hayvan sağlığını ve refahını artırabilirsiniz. Bu konudaki tartışmaları sürdürmek, değişiklikleri uygulamak, stratejileri test etmek ve her kritik dönem için en uygun formülasyonları bulmak büyük önem taşımaktadır.

Marisabel Caballero Hakkında
Hayvansal üretim alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Marisabel Caballero, broyler damızlık yönetimi, monogastrik besleme ve yem katkı maddelerinin stratejik kullanımı konularında uzmanlaşmıştır. Tarım alanındaki akademik geçmişi ile hayvan refahı, üretim ve işletme konularındaki lisansüstü çalışmaları; monogastrik türlerde verimliliği ve sağlığı artırma konusundaki kararlılığını güçlendirmektedir. Kanıta dayalı bir yaklaşımı benimseyen Caballero, kritik üretim aşamalarında bağırsak sağlığını ve verimliliğini iyileştirmek için Hamlet Protein’in soya bazlı özel proteinlerini kullanmaktadır.