Geçtiğimiz aylarda devreye aldığımız yeni fabrika yatırımımızı, kapsamlı fizibilite çalışmaları sonucu hayata geçirdik. Fabrikamızın temellerini attığımız Polatlı OSB’nin stratejik konumu, lojistik süreçleri verimli bir şekilde yönetmemizi sağlayacak. Bu sayede Türkiye geneline ve Orta Asya ile Kafkasya’daki komşu pazarlara hızlı ve sürdürülebilir erişim sağlayabileceğiz. Hâlihazırda inşaat aşamasında olan tesis, Trouw Nutrition’ın bölgesel büyüme hedeflerinde kritik bir rol oynayacak ve Türkiye’yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü olarak konumlandıracak.

Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü
Dünyanın hayvan besleme alanındaki lider uzmanlarından Trouw Nutrition, Türkiye’deki uzun vadeli büyüme vizyonunu yeni bir üretim tesisi yatırımıyla ileri bir aşamaya taşıdı. Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi’nde yükselen bu stratejik yatırım, yalnızca Trouw Nutrition Türkiye’nin mevcut üretim kapasitesini iki katına çıkarmakla kalmayacak; aynı zamanda sektörde sürdürülebilir, dijital ve yüksek verimli üretimin yeni standartlarını da belirleyecek.
2027 yılının ilk yarısında faaliyete geçmesi planlanan tesisin ‘sıfır emisyon’ ve ‘sıfır atık’ hedefleri doğrultusunda tasarlandığını vurgulayan Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, yeni tesiste fosil enerji kaynaklarının tamamen devre dışı bırakılacağını ve üretimin tam otomasyonlu sistemlerle gerçekleştirileceğini belirtiyor. Polatlı’daki bu yatırım, Trouw Nutrition’ın Türkiye’ye duyduğu güvenin ve ülkeyi bölgesel bir üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırma stratejisinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Firmanın Türkiye’deki faaliyetleriyle ve yeni fabrika yatırımıyla ilgili detayları, Ülke Müdürü Altıntaş’a sorduk.
Gonca Hanım öncelikle Trouw Nutrition’un Türkiye’deki faaliyetlerini ve hayvan besleme sektörüne sunduğu inovatif ürün ve hizmetleri anlatır mısınız?
100 yılı aşkın deneyimiyle Nutreco, hayvan besleme konusunda global bir lider olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Müşterilerinin sağlıklı çiftlik hayvanları yetiştirmelerine yardımcı olmak için kendisini inovasyona adayan Trouw Nutrition olarak biz de Nutreco çatısı altında yer alıyoruz. Bu noktada Trouw Nutrition Türkiye olarak, global şirketin köklü tecrübesini yerel pazarın dinamiklerine hâkim olma yetisiyle birleştiriyor, ‘Çiftlikten sofraya’ bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz ürünlerle ülkemizde her yıl artan bir ivmeyle faaliyetlerimize devam ediyoruz.
Ankara’da bulunan genel merkezimiz, Konya’daki üretim tesisimiz, İzmir’deki Lojistik Merkezimiz ve ülke genelindeki 200’e yakın bayimiz ile Türk hayvancılık sektörünün en güçlü oyuncuları arasında bulunuyoruz. Bu kapsamda ruminant, balık ve kanatlı kategorisinde vitamin ve mineral premiksleri ile toksin bağlayıcılar gibi özel ürünler üretiyor; Selko markamız çatısı altında özel yem katkı ürün grubu ve buzağı mamalarının global üreticisi olarak da tedarikini sağlıyoruz. Nutreco gibi benzersiz bir konuma ve ağa sahip bir şirketin parçası olmak, sektörümüzde güçlü ortaklıklar kurmamıza vesile oluyor. Biz de kendimizi sürdürülebilirliğe ve inovasyona adıyor, sektörün çözüm ortağı olma hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz. Geniş ürün ve hizmet portföyümüz ile yem, çiftlik ve sağlıkta sürekli artan uzmanlığımız; markamızı, müşterilerimizin ihtiyacına özel çözümlerin oluşturulması konusunda sınırsız olanaklar sağlayan tek durak noktası haline getiriyor. Kaliteli ürün gruplarımızın yanı sıra çözüm odaklı hizmet ve servislerimizle de ülkemizin sürdürülebilir besin zinciri kalitesine katkı sağlıyoruz.

Türkiye’nin hayvan besleme sektöründeki potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz? Trouw Nutrition Türkiye olarak bu sektördeki yeriniz ve rolünüz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Türkiye, tarım ve hayvancılık sektöründe önemli bir yere sahip ve bu sektörlerin başarısı büyük ölçüde yem sanayisine bağlı. Karma yem ve yem katkı pazarı, Türkiye’nin tarımsal ekonomisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Yem katkı ve yem sanayi, hayvancılığın verimliliğini artırmak ve hayvan sağlığını korumak amacıyla sürekli gelişen bir sektör. Bu kapsamda pazarın geleceği, bir dizi faktöre bağlı olarak olumlu bir büyüme eğilimi gösteriyor. Bu faktörler arasında teknolojik gelişmeler, artan hayvancılık yatırımları ve ihracat potansiyeli bulunuyor. Ayrıca ileri üretim teknikleri ve yem formülasyonlarındaki gelişmeler, yem sanayisinin verimliliğini artırmaya devam edecektir. Özellikle dijitalleşme ve otomasyon, yem üretim süreçlerini optimize edecek ve maliyetleri düşürecektir. Sürdürülebilirlik ve çevresel yaklaşımlar ise sektörde uzun vadeli başarının anahtarları olacaktır.
Bu noktada, Trouw Nutrition Türkiye olarak sektörün büyüme dinamiklerini yalnızca takip eden değil aynı zamanda şekillendiren bir konumda olduğumuzu söyleyebiliriz. Bilim temelli çözümler, ileri üretim teknolojileri ve hayvan sağlığı odaklı ürün portföyümüzle hem verimlilik hem de sürdürülebilirlik açısından sektöre değer katıyoruz. Hayvan refahı, performans optimizasyonu, çevresel etkilerin azaltılması ve yem güvenliği gibi alanlarda sunduğumuz inovatif yaklaşımlar sayesinde yalnızca mevcut ihtiyaçlara yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda sektörün gelecekteki standartlarını da belirleyen bir rol üstleniyoruz. Trouw Nutrition’ın küresel Ar-Ge gücünü yerel bilgi birikimiyle birleştirerek Türkiye pazarında sürdürülebilir büyüme, akıllı yemleme çözümleri ve dijital izleme sistemleri gibi yenilikçi uygulamaları daha yaygın hale getirmeyi hedefliyoruz.

Türkiye’de önemli yatırımlara imza atıyorsunuz. 2024 yılında Konya’daki yeni fabrikanıza geçtiniz ve yakın zamanda da üretim kapasitenizi arttırmaya yönelik olarak Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni fabrikanızın inşasına başladınız. Bize hem Konya’daki yeni fabrikanızdan hem de Ankara’da başlayan yeni fabrika projenizden biraz bahseder misiniz?
Zonguldak Çaycuma’da yer alan fabrikamızı kapatıp, üretim tesisimizi Konya’ya taşıma kararı almamızdaki en önemli sebep, ülkemizde yaşanan depremler oldu. Herkesi derinden etkileyen depremler sonrası fabrikamızda birtakım güvenlik testleri yaptırdık ve iş güvenliğini riske atmamak adına ivedilikle buradaki fabrikamızı kapatma kararı aldık. Çünkü bizim önceliğimiz insan… Trouw Nutrition olarak insana verdiğimiz değer nedeniyle hiçbir çalışanımızın güvenliğini riske atamazdık. Bu süreçte, müşterilerimize sürdürülebilir bir şekilde hizmet verebilmek adına farklı lokasyonlarda kendi ham maddelerimiz ve üretim ekibimizle üretime devam ettik. Fizibilite çalışmalarımız sonucunda ise kısa bir süre içerisinde Konya’daki fabrikaya geçiş yaptık.
Diğer yandan geçtiğimiz aylarda devreye aldığımız yeni fabrika yatırımımızı, kapsamlı fizibilite çalışmaları sonucu hayata geçirdik. Fabrikamızın temellerini attığımız Polatlı OSB’nin stratejik konumu, lojistik süreçleri verimli bir şekilde yönetmemizi sağlayacak. Bu sayede Türkiye geneline ve Orta Asya ile Kafkasya’daki komşu pazarlara hızlı ve sürdürülebilir erişim sağlayabileceğiz. Hâlihazırda inşaat aşamasında olan tesis, Trouw Nutrition’ın bölgesel büyüme hedeflerinde kritik bir rol oynayacak ve Türkiye’yi yeni ihracat pazarlarına açılan stratejik bir köprü olarak konumlandıracak.
Bu yatırım, Trouw Nutrition Türkiye açısından nasıl bir dönüm noktası oluşturuyor?
Türkiye’nin dinamik nüfusunu, stratejik konumunu ve hayvancılıktaki güçlü potansiyelini küresel ölçekte önemli avantaj olarak görüyoruz. Diğer yandan tesisimizdeki tüm üretim süreçleri tam otomasyonla yönetilecek. Böylece ürün homojenliğini üst seviyeye çıkaracağız. Bu yatırım, Trouw Nutrition’ın Türkiye’ye duyduğu güvenin açık bir göstergesi.

Üretim kapasitenizi iki katına çıkartacak olmanız, Türkiye pazarına ve Orta Asya–Kafkasya bölgesine sunacağınız hizmet ve ürünlere nasıl yansıyacak?
Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yalnızca kapasitemizi iki katına çıkarmakla kalmayacak aynı zamanda dijital çözümler, yapay zekâ destekli sistemler ve ileri otomasyon teknolojileriyle Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetimizi güçlendirecek. Tesisimiz, 400 kWp’lik güneş enerjisi santrali, ısı geri kazanım sistemleri ve yüksek verimli HVAC altyapısıyla kendi enerjisini üretecek. Böylece doğalgaz ve dizel gibi fosil yakıtların kullanımını ortadan kaldırarak sıfır toz ve sıfır karbon emisyon hedeflerine katkıda bulunacak.
Endüstri 4.0 düzeyindeki otomasyon altyapısı, yapay zekâ destekli sistemler ve MES gibi teknolojiler üretim süreçlerinizde nasıl bir dönüşüm sağlayacak?
Yeni fabrikamız, Endüstri 4.0 düzeyinde tasarlanmış tam otomatik üretim hatlarıyla donatılacak. Sensörler ve akıllı kontrol üniteleri aracılığıyla ham madde akışından paketlemeye kadar tüm süreçleri veri odaklı karar mekanizmalarıyla yöneteceğiz. Fabrikamızdaki MES (Manufacturing Execution System) sistemi, üretim verilerini bulut tabanlı bir ağ üzerinden entegre biçimde izleyerek gerçek zamanlı olarak optimize edecek. Bu sayede formülasyon, stok yönetimi, kalite kontrol ve verimlilik analizleri tek bir platformda yürütülecek; üretimin her adımı ölçülebilir, izlenebilir ve raporlanabilir hale gelecek. Trouw Nutrition olarak Polatlı’daki yeni tesisimizle, hayvancılık sektöründe kalite ve sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlayacağız.
Her bölgenin, ülkenin kendine özgü sorunları ve öncelikleri bulunuyor. Türkiye hayvancılık ve hayvan besleme sektörünün kendine özgü sorunları ve öncelikleri sizce neler? Trouw Nutrition bu sorunların çözümü noktasında sektöre nasıl destek veriyor ve verecek?
Türkiye hayvancılık ve hayvan besleme sektörüne baktığımızda, yapısal ve dönemsel dinamiklerin bir arada şekillendirdiği bir tablo görüyoruz. Üretim maliyetlerinin dalgalanması, kaliteli yem ham maddesine erişimde yaşanan zorluklar, iklim kriziyle birlikte artan verim kayıpları, hayvan sağlığının sürdürülebilir şekilde korunması ve kayıtlı üretimin teşvik edilmesi, bugün sektörün temel öncelikleri arasında yer alıyor. Trouw Nutrition olarak biz, bu çok katmanlı sorunlara bütüncül bir besleme ve çiftlik yönetim modeliyle katkı sunuyoruz. Bilim temelli çözümler, veriye dayalı sistemlerimiz ve sürdürülebilir üretimi destekleyen formülasyonlarımız ile sektörde uzun vadeli verimlilik sağlamayı hedefliyoruz. Ar-Ge gücümüz, global bilgi birikimimiz ve Türkiye’ye özel saha deneyimimizle; hayvan sağlığı, büyüme performansı, yem dönüşüm oranı ve ekonomik sürdürülebilirlik alanlarında çiftçimize ve üreticimize ölçülebilir katma değer sunuyoruz.
Önümüzdeki dönemde de temel amacımız, Türkiye’nin bölgesel gerçeklerine uygun spesifik çözümler üretmek, yerli üreticinin rekabet gücünü artırmak ve hayvancılık ekosisteminin daha dayanıklı, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamak olacak. Bu doğrultuda hem teknolojiyi hem bilimi üreticinin hizmetine sunmaya ve değer zincirinin tüm halkalarında gelişimi desteklemeye devam edeceğiz.